Ömer, bir yatağa, bir kıza, bir de bileğini sıkı sıkıya tutan parmaklarına sırasıyla bakıp tereddütle duraksadı. “Bugün olmasa olmuyor mu?” deyip sıkıntıyla iç geçirdi. “Birilerini korkut desen, o kolay da korkusunu geçirmek için ne yapmak lazım bilemedim şimdi…” dedi. “Bence bugün olmasın.” Gülüm, daha da kızarıp bileğini yavaşça bırakınca dudaklarını birbirine bastırıp gülümsemesini gizlemeye çalıştı. Kız geriye çekilirken yatağa uzandı. Hiç umurunda değilmiş gibi ellerini ensesine götürüp gözlerini kapattı. Gülüm, adama sevişelim diye asılmıştı. Adam da onu umursamadan vurup kafayı uyumaya niyetlenmişti. Ona dokunamıyor diye kıvranan adamı bile kendinden soğutmayı başarmış olduğunu düşünmeye başlamıştı. Yüzü düşerken üzgün bir sesle “Cidden uyuyacak mısın?” diye sordu. Ömer, gözleri

