Aradan geçen birkaç günde artık iyice kendimi toparlamıştım. Annem de sonunda iyileştiğime ikna olmuş olacak ki, tekrar bana ev işi yaptırmayı kendine görev edinmişti. Toz alıp, evleri süpürürken 'acaba iyileşmese miydim?' diye düşünecek kadar yorulmuştum hatta. "Naz, şu çöpü çıkar da gel annem." Sanki beni görebilecekmiş gibi kafamı salladım. Naz bu evde başka ne işe yarardı ki zaten. Üstüme başıma bir çekidüzen verdikten sonra çöp poşetini de yanıma alarak kapıdan çıktım. O anda merdivenlerden aşağı inen kızla yüz yüze gelmem nasıl bir talihsizlikti acaba? "Günaydın Selen," dedim yine de gülümseyerek. O da soğuk bir sesle, "Günaydın," diye karşılık verdi. Bu durumu yadırgamadım. Bana olan öfkesi hâlâ geçmemişti anlaşılan. Onu baştan aşağı süzdüğümde oldukça sportif giyinmiş olduğ

