Ilk hafta tıpkı düşündüğüm gibi kolay geçti. Sezer'i görmediğim, onunla konuşamadığım için hastalanıpta yataklara falan düşmedim yani. Hatta tam tersine her gün oturup bol bol ders çalıştım ve test çözdüm. Sonra kızlarla buluşup gezdim. Akşamları romantik kitaplar okuyup, hayal âleminde kendimi kaybettim. Yani ilk hafta Sezer'in yokluğunu hiç hissetmedim! Ikinci hafta ise... resmen bunalıma girdim. Sezer'in benden çok kolay vazgeçtiğini düşünüp ona saymadığım hakaret kalmadı. Telefonumu da bir an olsun yanımdan ayırmadım. Ondan herhangi bir mesaj gelmesini bile dilediğim oldu, ama tabii ki mesaj falan atmadı. Bu durum hem beni üzüp, hem de öfkeden deliye çevirmişti. Nasıl beni aramazdı? Hadi aramayı geçtik diyelim, beni görmek için bile bir çaba harcamaması beni kahrediyordu. Yıllard

