Bölüm 7 ''YAŞIYORSAN SES VER''

1079 Words
Benim tamir ettiğim arabayı erkekler parçalarken Lisa ile gözcülük yapıyorduk. Mutant saldırısına karşın çevreyi gözlüyorduk. Caleb'i öptüğüm o kısa anda Sam'in yüzünün hatıralarımdan çıkıp gözlerimde canlanması, ona ve aşkımıza ihanet ettiğim düşüncesi bir türlü zihnimden çıkmıyordu. Caleb de bunu görmüştü. Hafızam yerine geldiğinden beri bunun farkındaydı. Göğsümde bir sancı vardı. Hala daha Sam'i kaybettiğim gerçeğini kabullenememiştim. Nasıl kabullenebilirdim ki? Onun varlığından habersiz altı ay geçirmiştim. Ve altı ay sonra hafızam yerine geldiğinde ise Sam'i, aşık olduğum adamı kaybettiğimi de öğrenmiştim. ''Ne düşünüyorsun öyle?'' Lisa'nın yanıma gelip sorduğu soruyla bakışlarımı ona çevirdim. ''Geçmişi, geleceği, Josephine'i... Birçok şeyi. Aslında ne düşündüğümü ben de bilmiyorum.'' Altı ayın sonunda Caleb dışında birini görmem çenemi gevşetmişti sanki. Lisa dediklerim ile donuklaşarak bakışlarını erkeklerin üzerinde çalıştığı arabaya çevirdi bakışlarını. ''Seni tanımıyorum. Neler yaşadığını bilmiyorum. Sadece Caleb'in seni bir gemi enkazında bulduğunu biliyorum ve sonra da seni eğittiğini. Hafızanı kaybetmişsin ve onun dediğine göre birkaç saat önce tüm anıların geri gelmiş. Kendine bu kadar yüklenme ve düşünmemeye çalış. Geçmiş için elinden gelen bir şey yok çünkü. İnan bana olsaydı sana söylerdim. Sadece kabullen ve yasını tut ama uzun sürmesin. Çünkü gelecek üzerinde hala söz hakkımız var. Geçmiş üzerinde yok. Bu kadar basit.'' Lisa'nın dediklerini dinlerken gözlerini kırpmadan konuşması şu anda aslında ruhen burada olmadığını düşündürdü bana. Büyük ihtimalle bir anıya dalmıştı ya da birini düşünüyordu. Geçmişinden birini. Benim gibi. ''Josephine nasıl biri? Yeni yuvanız nasıl bir yer?'' Onu bu trans halinden çıkarmak için sorduğum sorularla gözlerini kırpıştırıp bana döndü. Bir süre kafasını yana eğip beni inceledi. O sırada ben de onun üzerinde gözlerimi gezdirdim. Benden uzundu, üç ya da beş santim falan. Geniş omuzlu ve kalıplı bir bedeni vardı. Kafasının sağ tarafındaki saçlarını kazıtmıştı. Sarı saçlarının uzun olan kısmı çenesine kadar geliyordu. Yeşil gözleri ve biçimli burnuyla gerçekten güzel bir kızdı. Yaşı Caleb'e denk olabilirdi. Yirmili yaşlarının ortasında gibiydi. ''Süprizi bozmak istemem ama şaşıracağına eminim. Daha önceki yuvalarıma benzemiyor. Sadece şunu bil, orada güvendeyiz. Josephine sayesinde.'' Lisa'nın dediklerinin ardından gözünü kırpıp sırıtmasıyla ben de gülümsedim. Josephine için Caleb'in dedikleri aklımdan çıkmıyordu ama onu tanımadan da yargılamamam gerekiyordu. ''Hazırız hanımlar.'' Caleb'in elini sallayarak bize seslenmesiyle Lisa ile erkeklere doğru döndük. Benim tamir etiğim arabadan geriye iskelet kalmıştı resmen. Önemli görülen tüm parçalar da diğerlerinin kasalı arabasına yüklenmişti. ''Angelina?'' Lisa'nın fısıldamasıyla ona çevirdim bakışlarımı. Gözlerini kısmış erkeklerin arkasında kalan kısma bakıyordu. Ne gördüğünü merak etmekle birlikte bedenimde git gide şiddetini arttıran ürpermeyle ne olduğunu da anlamıştım aslında. Lisa hızla dürbünlü silahını kaldırırken onu takip ederek ben de silahımı kaldırdım. Gördüğüm şeyle silahı Lisa'nın ayaklarının dibine bırakıp koşmaya başladım. Lisa'nın arkamdan erkeklere bir şeyler haykırdığını duyarken erkekler hızla silahlarını çıkarıp savunma pozisyonu aldılar. Dört ayak üzerinde onlara doğru koşan bir mutant vardı. Lisa'nın ve diğerlerinin silahlarından çıkan kurşunlar onu etkilemiyordu. Gözüme çarpan metalle koşuşuma ara verip onu yerden aldım. Arabanın demir parçalarından biriydi. Hançerlerimin işe yaraması bu büyüklükte bir mutantta zordu. En azından biraz zayıf düşene kadar. ''Caleb, destek ver.'' Caleb'e koşmaya tekrar başlarken bağırmamla ateş etmeyi bırakıp bana döndü ve demek istediğini anlayıp hemen diz çöküp ellerini birleştirdi. Caleb'e ulaştığımda Gregory ne yapacağımı anlayarak bağırdı. ''Ateşi kesin!'' Caleb'in ellerine sağ ayağımla basıp ondan güç alarak havaya sıçradım ve mutant ile aramızda olan mesafeyi en aza indirerek havadayken elimdeki demiri fırlattım. Mutantın ulumasıyla birlikte önüne indiğimde yavaşlamak yerine daha da hızlanmasıyla kaşlarımı çattım. Belimdeki hançerlerden bana iki tane kalacak şekilde ona fırlatırken saplarına kadar saplanan hançerler pek de umurunda değilmiş gibiydi. Dişlerimi sıktım ve mutant bana odaklanmışken hızlı düşünerek çiftlik evine doğru koşmaya başladım. Mutantın uluyarak peşimden geldiğini arkama kısa bir anlığına baktığımda görürken daha da hızlandım. Evin kapısına çarparak içeriye girdim ve yere kapaklanmadan dengemi sağlayıp bana en yakın kolana doğru yöneldim. Mutant kapının çerçevesini ve daha büyük bir kısmı yıkarak içeriye girdiğinde bakışlarımı ondan ayırmadım. Bana hırlayıp öne doğru yavaşça bir adım attı. Bu gördüğüm diğer mutantlardan farklıydı. Daha büyüktü –o kanatlı mutant hariç- ve bunun tüm bedeni uzun tüylerle kaplıydı. Yüzü hariç. Yüzü gerilmiş, yamulmuş bir balık suratı gibiydi. Boynu tuhaf bir şekilde kalındı ve başı eğikti. Kalın boynu yüzünden kafasının hareket yönü kısaydı sanırım. ''Angelina!'' Caleb'in adımı haykırması beni gererken mutant da bunu bekliyormuş gibi üstüme atıldı. Son anda mutant ve kolon arasında ezilmekten kurtulurken tüm ev bu saldırıyla sarsıldı. Yerde yuvarlanıp hızla doğruldum ve başka bir kolona doğru koştum. Mutant tekrar saldırırken kolumdan bir parça ya da daha doğrusu kolumu koparmaya çok yaklaşmıştı. Son anda kayarak diğer kolonun önüne geçtim ve hançerlerimi elime aldım. Mutant sersemlemiş gibi sendeledi ve ardından güçlü bir şekilde uludu. Ev de bunu bekliyormuş gibi gıcırdadı ve mutantın arkasında kalan kısım çöktü ama mutantı es geçti. Dişlerimi gıcırdattım. Biraz daha uğraşmam gerekiyordu ya da... Hançerlerimi hızla yerlerine koyup bana doğru yavaşça gelmeye başlayan mutanta sırıttım. O da biliyordu gidecek ya da kaçacak başka yerim olmadığını. Tek bir yer dışında. Tabi o bunun farkında değildi. Hızla mutanta doğru koşup havaya sıçradım ve tavanın sağlam kalmış kısmındaki demirin ucundaki betona tutundum. Gıcırdayan demirin ağırlığımı kaldırması için dua ederken bacaklarımı havaya kaldırdım ve kendimi yukarı çektim. Kendime tutunacak sağlam bir yer ararken gördüğüm kirişe doğru ayaklarımı uzattım. Kirişe bacaklarımı dolayıp ardından karnımdan güç alarak kollarımla da kirişe tutundum. Az önce tutunduğum beton parçasına bakışlarımı çevirdim ve ardından da mutanta baktım. Sırıttım. Bütün bir şekilde dönerek beni bulmaya çalışıyordu. Doğru tahmin etmiştim. Tüm gücümü kullanarak ellerimle kirişe tutundum ve ardından iki ayağımla betona art arda tekmeler indirmeye başladım. Her tekmemle tutunduğum kiriş de inlerken dişlerimi sıktım. Beşinci tekmemle birlikte beton koparken doğruca mutanta ve sırtına saplamış olduğum demire düştü. Demir mutantın alt gövdesinden zemine saplanmış ve mutant da ezilmişti. İki yönlü bir ölüm olmuştu. Derin bir nefes alıp yere indim ve kanayan ellerimi umursamayarak mutantın bedenindeki hançerlerimi çıkarmaya başladım. Kendimle gurur duyarak mutantın bedeni üzerinde bakışlarımı gezdirdim. Mutantın kalın ensesindeki kasları hayatımı kurtarmıştı. Gözüme çarpan işaretle gözlerimi kıstım ve daha yakından incelemeye başladım. Bir çember ve onu bölen bir çizgi şeklinde bir sembol vardı ensesinde. ''Yaşıyorsan ses ver yeni kız! Caleb'i tutamıyoruz!'' Imanuel'in seslenmesiyle sembolden gözlerimi çekip etrafıma bakındım. Caleb hala daha adımı haykırıyordu ve tuhaf homurdanmalar da bu haykırışa eşlik ediyordu. Derin bir nefes çektim ciğerlerime ve son hançerimi de alıp yıkıntıların arasından kendime bir yol aradım. Caleb'e sakin olmasını söylemek için ağzımı açtığımda Lisa'nın sesi beni böldü. ''O iyi merak etmeyin, biraz yardıma ihtiyacı var o kadar.'' Lisa'nın dedikleriyle sesinin geldiği tarafa doğru baktım. Birkaç büyük taş blok ve tahta parçalarının arasından Gregory ile bana bakıyordu. Caleb'in yüzünde sık sık gördüğüm hayran bakışların eşlik ettiği suratında kocaman bir sırıtma vardı Lisa'nın. Gregory ise... Şaşkındı. Bir sürü soru yağmuru beni bekliyordu sanırım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD