16. Bölüm

1017 Words

Gideli tam bir hafta oldu. Yedi koca gün… Sanki yedi yıl geçmiş gibi. Geceleri uykum bölünüyor. Uyandığımda ilk iş telefona bakıyorum. Sessiz mi almışım, kaçırdım mı mesajını diye. Ama yok. Ekran bomboş. Gündüzleri… işte orası daha da zor. Kalabalığın içinde tek başımayım gibi hissediyorum. Revire gelip gidenler, Ayşegül’ün bitmeyen esprileri, kantinden gelen çay kokusu… Hiçbiri onu unutturmuyor. Bir yanım sürekli “Acaba şimdi ne yapıyor?” diye soruyor. Sıcakta mı, uykusuz mu, bir şey mi oldu? O gün öğle vaktiydi. Hastaları kontrol ettikten sonra odamda tek başıma oturuyordum. Kalem elimde ama yazı yazmıyorum, çiziyorum saçma sapan şeyler. Tam o sırada telefon titredi. Atlas Demir arıyor. Yemin ederim, elim ayağım buz kesti. Açmak istedim ama parmaklarım dondu. Sonra güç toplayıp açtı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD