4-büyücü değil ecelin

1274 Words
*** Sözde şifacı olan adamın kollarında Kiera kendini karanlığa teslim ettiğinde, sapkın adamın amacına ulaşması için hiçbir engel kalmamıştı. Bu adam şifacı falan değildi. Gerçek şifacı ile birkaç ay önce yolculukta denk gelmiş; adam susuz kaldığı için şifacı ona çadırında yer vermişti. Zavallı adamın sonu da bu sahtekârın elinden olmuştu. Hipokrat yemini falan yoktu. Yaşlı şifacı, kendisinden yaşça genç olan bu adama ilim öğreteceğini düşünüyordu. Şifacıya yardım etmek maksadıyla yanında durduğu süre boyunca, gelen hastaların hiç itiraz etmeden şifacıyı dinledikleri ve her dediğini yaptıklarını gördükçe zihnindeki kötülük açığa çıktı. Öyle ki sorgusuz sırtını açan, özellikle kadın hastaların tenleri, sapkın zihniyetinin daha fazla öne çıkmasına sebep olmuştu. Bazı hastaların göğüs açıklığı ile bu düşünce iyiden iyiye harlanmıştı. Artık şifa için gelen kadınları daha detaylı inceler olmuştu. En sevdiği, yirmili yaşlarındaki genç kızlardı. Onların hastalığı göğüs kafesinde olsun diye heyecanla beklerdi. Şifacı; öksüren veya zor nefes alan hastanın ilk sırtını, sonra göğsünü elindeki ilkel aletlerle dinler, sorunu çözmeye çalışırdı. Bu süreçte sapık adam, ağzının suyu aka aka hastayı süzerdi. Zaman içerisinde otların ne işe yaradığını öğrenmiş; özellikle diş çekiminde veya dikilecek yara olduğu zaman hastayı bayıltacak, saatlerce uyutacak ilaçları bile ezberlemişti. Artık önündeki tek engel yaşlı şifacıydı. Bir gece boğazını sıkıp sarp kayalıklardan cansız bedenini yuvarladı, sonra da yerine geçti. Valerion’a geldiğinde umutları tükenmiş, istediği gibi bir kız yanına gelmeyince gitmeyi düşler olmuştu; ta ki Kiera karşısına dikilene kadar. Kızıl ışık saçan saçları ve diri vücudu anında planlarını devreye sokmuştu. Karışımı eline verip yolladıktan sonra hiçbir hasta kabul etmemiş, zihninde en son Kiera'nın görüntüsünün kalmasını istemişti. Gece yarısına kadar o genç ve diri vücudu düşlemiş; bakire olma ihtimali ile keyiflenip ara ara erkekliğini sıvazlamış, daha fazla sertleşmesini sağlamıştı. Gece yarısı, Kiera gelmeden hemen önce yanına alacağı önemli eşyaları kaldırdı. Bu gece bu kızı becerip şafak sökmeden kasabadan uzaklaşmalıydı. Kiera geldiğinde ilacın etkisiyle bayılması uzun sürmemiş, şimdi de onun kollarında cansızca yatıyordu. Kızı yatağa yatırmadan önce üzerindeki kıyafeti çıkarttı. Diri memelerinin el değmemiş olduğu belliydi, öyleyse kız bakireydi. Bu bilgi ile daha fazla keyiflenip kızı yatağa yatırdı. Bacaklarını ayırıp küçük kadınlığına baktığında tam saldırıya geçecekti ki arkasından gelen sesle öylece kaldı. Gelen Zuko’dan başkası değildi. Adamı kolundan yakaladığı gibi sürükleyerek dışarıya çıktı. Göğsündeki ateş harlanmış, gözleri de dahil olmak üzere her yerinden adeta ateş saçıyordu. Adamı tutan eli alev aldı; adam yanan kolunun sızısıyla bağırırken Zuko'nun bırakmaya hiç niyeti yoktu. “Bırak! Sen de kimsin? Benim gibi bir şifacıya nasıl böyle davranırsın? Ahhhğğğ!” Zuko adamı yere fırlattığında bütün bedeni neredeyse bir alev topuna dönmüş gibiydi. Parmak uçlarından alevler çıkıyordu. Yerde yatan adama biraz daha yaklaştı. Az önce adamın tuttuğu kolu yanmış, derisinden kan sızıyordu. “Kıza ne yaptın?” diye adeta kükredi Zuko. İçeriden Zukharan çıkmak için fırsat bekliyordu. İlk önce Kiera'ya ne olduğunu öğrenmeliydiler, yoksa Zukharan çıkar çıkmaz adamı yakıp kül edecekti. “Bir şey yapmadım. Tanrı aşkına, sen nesin?” “Kıza ne yaptın dedim!” “Bi-bir şey yapmadım, sadece derin bir uy-uykuda. Şimdi bırak beni, büyücü!” diye korkuyla açıklama yapıp kendini kurtarmaya çalıştı ama nafileydi. Büyücü dediği kişi, ejderhanın ta kendisiydi. Zukharan, Kiera'nın iyi olduğunu öğrenir öğrenmez ateşine daha fazla engel olmadı ve dönüşüm geçirmeye başladı. Yerde yatan adamın, üzerinde oluşan bu devasa yaratıkla birlikte gözleri yerinden çıkarcasına açıldı. Karşısında kocaman bir gövde ve devasa kanatlar oluştu. Az önce onunla konuşan genç erkeğin yüzü ejderha yüzüne dönüşürken, “Büyücü değil, ecelin,” dediğini duydu. Zukharan’ın göğsünde yükselen ateş 🔥 boğazına doğru tırmandı; öfkeyle açılan ağzından alev olup adamın üzerine doğru süzüldü. Adamın acı dolu çığlığı anında kesilirken havaya yayılan sadece kül kokusu oldu. Saniyeler içinde bedeni yanmış, kül olmuş, rüzgârla uçup gitmişti. Çıkardığı ateş ile öfkesi biraz olsun dinmiş olan Zukharan, yavaşça insan formuna geri döndü. Bu yaşadığı ilk deneyimdi; heyecanlı olsa da biraz yorgun düşmüş, yerini derin soluklara bırakmıştı. “Çok iyiydik dostum,” diye neşesini saklamadı Zukharan. Uyandığı günden bu yana bunu yapmak istiyordu. Sonunda olmuştu. Zuko, ilk defa ejderha olduğu için gurur duyuyor ve bu adamı yaktığı için asla pişmanlık hissetmiyordu. Adamın son kül tanecikleri de uçup havaya karışırken Zuko'nun adımları çadıra doğru yöneldi. “Dostum hadi, biraz daha hızlı ol.” Zukharan, Kiera'yı tekrar görmenin heyecanındaydı. “Zukraaa!” diye susması için uyarırcasına karşılık verdi. Derin bir nefes aldı. Sanki karşısında bir insan varmış da bu zamana kadar onunla inatlaştığı için mahcup olmuş bir tavırla elini ensesine attı. “Sanırım sana haksızlık ettim.” Zuko'nun sözleriyle Zukharan keyiften zıplamaya başladı. “Hey, sakin ol! Senin orada nasıl bir dünyan var bilmiyorum ama şu an bütün tenimde bir şeyler dolaşıyor gibi.” Hissettikleri tam olarak buydu. Birbirlerini damarlarında dolaşan kanda hissediyorlardı. “Tamam dostum, sakin oluyorum, sakinim. Şimdi çadıra giriyor mu-yuz? Kiera en son…” dedi ve ağzından damlayan lavı yaladı. Kiera'yı en son çırılçıplak yatakta görmüştü; o an sinirliydi ama şu an siniri geçmiş, aklını tamamen arsız duygular sarmıştı. Zukharan'ın bu düşünceleri Zuko’yu kızdırdı. İçinde istediği düşünceler ruh ikizi tarafından dile getirilip zihninde canlanınca zor duruma giriyordu. Öyle ki pantolonunun içinde onu zorlayan erkekliği can acıtacak boyuta erişebiliyordu. “Zukraaa!” diye tekrar dişlerini sıktı. “Zukra?” İsminin kısa anılması ile Zukharan kısa bir duraksadı. “Zukra iyi. Ya kabul edersin ya da eskisi gibi oluruz. Ve şu düşüncelerine biraz hakim ol!” Zukra bu duruma çok sevindi; bir yıldır Zuko ile anlaşmanın yollarını deniyordu. Zuko’nun gardı sonunda düşmüş ve onu bir bakıma kabullenmişti. Zukharan artık Zukra olmuş, ikisinin arasındaki bağ daha fazla güçlenmişti. Genç ejderhasının sessiz sevinci ile birlikte Zuko, pantolonunun içinde onu zorlayan uzantısını sakinleştirip çadırın içine doğru adım attı. Başını önüne eğmiş, çadıra girmişti ama nasıl yapacaktı? Esas sorun buydu. Kenarda köşede yerde duran örtü dikkatini çekti. Ona doğru yöneldiğinde Zukra daha fazla sessiz kalamadı: “Hadi ama dostum, yapma bunu. Birgün bu olacak. Benim çiftleşmem lazım." “Kes sesini Zukra, zor duruyorum zaten.” Zuko adım atmakta fazlasıyla zorlanıyordu. Genç ejderha sırıtarak devam etti: “Zor durduğunun farkındayım dostum.” Zuko ile zihinleri birdi. Biri dile dökerken diğeri sussada bedeni sevişmek için haykırıyordu. Genç delikanlı kaslarının gerginliği ile örtüyü önüne bir perde misali tuttu ve Kiera'nın üzerine bıraktığında tuttuğu nefesini saldı. Yatağın hemen yanındaki sandalyeye oturdu. Gözlerini Kiera’dan ayırmadan izlemeye devam etti. İlk defa ejderha olduğu için içinden şükranlar sundu. Eğer ejderha olmasaydı Kiera'yı bulması imkânsızdı, kim bilir o adam neler yapacaktı… Bir kez daha onu küle çevirdiği için dudağının kenarı kıvrıldı. Alfa Ateş Krallığı'nda da içi rahatlayan biri vardı: Alfa Kralı Ozai. Sonunda oğlunun inadı biraz olsun kırılmıştı. Zukra açığa çıktığında Ozai'nin ejderi Oz ile arasındaki bağ kuruluyor, onun güçlendiğini hissediyordu. Onun güçlendiğini hissetmesi içini biraz olsun rahatlattı. Oğlu uyanalı bir yıl olmuştu ama bir kez bile ırkını kabullenmemişti. Şimdi ise artık her şeyin değiştiği çok açıktı. Zuko bir gün bu krallığın başına geçecekti. Oğlu şimdiden bu kadar güçlendiyse, ruh eşini bulduğunda yenilmez olacaktı. DAHA ÖNCE İLK ÜÇ BÖLÜMÜ OKUYANLARDA SİSTEM HATA VERMİŞ BİLDİRİM DAHİ GİTMEMİŞ. BU BÖLÜM BİLDİRİMİ YENİ GELMİŞSE İNŞALLAH GELMİŞTİR VE OKUDUYSANIZ İLK ÜÇ BÖLÜMÜ TEKRAR OKUMANIZ TAVSİYE EDİLİR. ANLATIM TARZI YENİLENDİ VE DETAYLAR EKLENDİ. HER ANI GÖZLERİNİZİ KAPATIP HAYAL EDİN İSTİYORUM. KİTABIMI POST BÖLÜMÜNDE YAYINLAYIP DESTEK VERİRSENİZ SEVİNİRİM. FANTASTİK SEVERLER İÇİN ADIMIZI DUYURALIM. YORUMLARDA GİDİŞAT NASIL GİDİYOR MUTLAKA BİLDİRİN (özellikle daha önce fantastik okuyanlar) İLK DEFA FANTASTİK YAZIYORUM HATTA İLK OKUDUĞUM KİTAP DA BU OLACAK DAHA ÖNCE HİÇ OKUMADIM NASIL OLMUŞ KONUSUNDA FİKRİNİZİ BEYAN EDERSENİZ MUTLU OLURUM. KİTABIN SÖZLEŞMESİ YAPILACAK İSİM HALKIM DREAME'YE AİT KİTAP BURADAN FİNALE KADAR GİDECEK SİZDEN TEK İSTEDİĞİM BANA DESTEK OLMANIZ. UĞRAŞ VE ÇABAMIZ BU SEFER DE BOŞA ÇIKMAZ İNŞALLAH DİYELİM.. BÖLÜM STOK YOK MAALESEF ASLINDA BİR ARA YAPTIM AMA ANLATIM TARZI YENİLENİNCE BAŞTAN SIFIRDAN YAZMAYA BAŞLADIM. DİĞER YAZDIKLARIM AZ ÇÖP OLDU AMA İÇİME SİNEN BİR YAZI OLSUN İSTEDİM. SİZDE GÖRÜŞLERİNİZİ SÖYLEYİN. KEYİFLİ OKUMALAR 🥰 HERŞEY TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR İSİMLERİN BİR ÇOĞU UYDURMADIR.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD