Akşam çökmeye başlamış, malikanenin dış cephesindeki ışıklar kar tanelerinin arasından parıldayarak eve ihtişamlı bir masal havası vermişti. Kapının önünde duran siyah araç, motorunun derinden gelen uğultusuyla sessizliği bozarken, birkaç saniye sonra araç ağır bir nefes verir gibi durdu. Kapı açıldı. Ve Demirhan indi. Karşısında duran ev bile, onun yanında bir adım geri çekilmiş gibi görünüyordu. Kar taneleri iri avuç içi genişliğindeki omuzlarına düşüp anında eridi. Sanki ateşle buzun savaşında hep ateş kazanıyordu. Boyu, malikanenin geniş kapısını bile olduğundan daha küçük gösteren o devasa duruşuyla, gücün ete kemiğe bürünmüş hâli gibiydi. Adımları yere her düştüğünde taş zeminin bile titreşecek gibi olduğu hissi veriyordu. Koyu gri ceketinin önü açıktı; altında siyah gömlek göğsü

