Mazinin yükü

1214 Words

Güneş, Ezdinşêr Konağı’nın pencerelerinden içeri süzülüp yatağın ortasındaki o yastıktan sınırı aydınlatırken, hayatımın en tuhaf sabahına uyandım. Gözlerimi araladığımda, ilk gördüğüm şey tavanın ahşap kirişleri değil, hemen karşımda dirseğinin üzerine yaslanmış, kapkara gözlerini üzerime dikmiş beni izleyen Aram oldu. Kalbim bir anda boğazımda atmaya başladı. Akşamki itirafları, yatağın ortasına dizdiğim o çocuksu sınır ve en önemlisi... Uyurken kendimden geçer gibi fısıldadığım o sözler! Aram’ın dudaklarında, geceki o gizli gülümsemenin daha belirgin, daha muzip bir hali vardı. Bakışları sanki ruhumun en derinindeki o minik itirafı söküp almak ister gibiydi. “Günaydın hanımefendi,” dedi sesi sabahın mahmurluğuyla daha boğuk, daha erkeksi çıkıyordu. “Gün-günaydın,” diye kekeledim, b

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD