6. Bölüm: Sessiz Oda Akşam, dağların arkasına çekilen güneşin ardından konak yeniden taş kesilmişti. Gündüzün gergin kalabalığından eser yoktu; yalnızca duvar diplerinde süzülen gölgeler, yanan kandillerin solgun ışığında kıpırdanıyordu. Elif avludan geçerken, ayak seslerinin yankısı bile fazla gürültülü geliyordu ona. Her adımı, sanki bastığı taşlara geçmişin ağırlığını bırakıyordu. Boran, o uzun karar toplantısından sonra kimseyle konuşmamıştı. Dede’nin sözü sondu; kan dökülmeyecek, Elif kalacaktı. Ama Elif kalırken, Boran’ın gözlerindeki o uzaklık da onunla birlikte kalmıştı. Kapıya vardığında hizmetkâr kadın başını eğdi. “Odalar hazırlandı, hanımım,” dedi çekinerek. “Boran Ağa’nın odası nerede?” “Üst kattadır. Ama…” Kadın bakışlarını kaçırdı. “Ağa, bu gece ayrı kalmak istermiş.”

