Beni o gün kaçırdıklarında karanlık bir depoda uyandım. Saadet denen kadının sevgilisi olduğunu söyleyen bir adam girdi içeriye çıldırmış gibiydi. Gözleri kan çanağına dönmüş her tarafa bağırıyordu. Benimde üstüme yürüdü dediği tek şey beni kullandı benim çocuğum o bırakamaz beni, bunu ona ödeteceğim sana da yazık olacak ama bu yolda bir bedel gerekiyor demişti. Ben ağladıkça daha da sinirleniyordu. Gayri ihtiyari sen kimsin benden ne istiyorsun diye sordum ona sonrasında resmen bir canavara dönüştü. Beni saçımdan tuttuğu gibi sandalyeyle birlikte yere fırlattı. Zaten beni bulduğunuzda ki halimi biliyorsunuz. Bu sadece baslangıçtı. Bana annenin sevgilisiyim ben beni kullandı o kardeşim dediğin çocukta benim çocuğum benden benim veliahtımı kaçırıyor. Bunu ona ödeteceğim demişti. Yemin ederim inanmamıştım. Bunu ona da söyledim inanmıyorum sana yalancısın sen benim annem yapmaz öyle bir şey Arda benim kardeşim demiştim. Ben konuştukça daha da sinirlendi ve gördüğünüz izleri oluşturdu. Bir yandan da getirttiği projeksiyonla o ve annemin gittiği tatil fotoğraflarını ve yakın fotoğraflarını gösterdi. Anlattığına göre yıllardır süren bir ilişkileri varmış. Arda doğduğu zaman Saadet denen kadın işlerin daha fazla büyümemesi adına ilişkilerini bitirmiş ve Ardayı da ondan kaçırmış. Beni kaçırma amacıda intikam alıp Ardayı yanına almakmış .”dedim .Arkama yaslanıp derin bir nefes aldım .Her şeyi halıya bakarak anlatmıştım. Abim ve Babamın yüzüne daha bakmamıştım. O sırada gelen kırılma sesiyle irkildim. Babam duvardaki çerçeveleri yere fırlatmıştı. Demek ki bu kadar dayanabilmisti. Aslında neden bakarsam bakim iyi dayanmıştı bugün. Abim de bunun farkında olmalıydı ki sadece benim yanıma gelmiş ve ayakta duruyordu. Destek vermek istercesine bir eliyle omzumu sıktı. Bu sırada babam çerçevelerden eşyalara geçmişti. Kendini zarar gelmesinden korktuğum için abime dönerek kısık bir sesle “Abi lütfen durdur" dedim. Endişelendiğim şeyi anlayan abim gözlerini yumarak cevap verip babamı sakinleştirmek üzere yanımdan ayrıldı. Babamı kolundan tutarak kulağına benle ilgili olduğunu düşündüğüm bir şeyler fısıldadı. Bunun üzerine bana bakan babam bir hışımla bahçeye çıktı. Abimde peşinden gitti . Harabe olan salonda harabe bir ben olarak yapa yanlız kalmıştım . Onları da anlıyordum. Bunlar çok ağırdı ama dahası da vardı ve ben bugün onları da anlatacaktım . Hiç bir sır kalmaması gerekiyordu. Bahçeden gelen bağırtı sesleriyle cama koştum. Babam bir kaç korumayı pataklıyordu. Abimde kenarda kollarını bağlamış bir şekilde Babamın işinin bitmesini bekliyordu. Yere yığılan altı koruma ardından, Babam sakinleşmiş olmalı ki eve doğru gelmeye başladı. Hızlıca eski yerime geçtim ve gelmelerini beklemeye koyuldum . İçeri giren Babam ve abim de yerlerine oturduğu zaman Babam daha sakin görünüyordu . Bana bakarak “Neden bize anlatmadın. Bunca zamandır neden sakladın . Sana notlar atan o piçin herifle bu adamın ne alakası var?" demişti. Böyle düşünmekte haklıydı. Şimdi geri kalanını anlatmam gerekiyordu. “Aslında anlattım ama size değil Saadet denen kadına anlattım. Beni buldugunuz da ki halimi biliyorsunuz zaten. O sene benim için kayıptı zaten. Tedavi sürecinde hiçbir şekilde sizi karıştırmamamızın sebebi de Saadet denen kadının bunları öğrenmenizi istememesiydi. Çocuktum tek isteğim bunların hiçbirinin gerçek olmamasıydı. O kadında bunu fark etmiş olmalı ki bana sadece duymak istediklerimi verdi. Ona orada yaşananları adamın gösterdiği fotoğrafları ve iddiaları her şeyi anlattım. O ise bana teknolojinin çok geliştiğini o fotoğrafların birer Shop olduğunu, o dönem bir ihale üstünden tehditler aldığınızı beni kaçıran kişilerinde büyük ihtimalle onlardan biri olduğunu, aile içi düzenimizi bozmak adına bu iftiraları attıklarını, eğer size söylersem onu dinlemeden yargilayacağınızı, onu ve Ardayı bir daha göremeyeceğimi, ailemizin dağılacağını, bunu isteyip istemediğimi sordu". Lafım bittiğinde o günleri hatırlamak beni kötü etkilemişti. Dolan gözlerimi havaya kaldırarak bir kez daha o gün anneme inandığım için kendime lanet ettim. “Bana notları atan çocukla bu adamın ilgisi ne olduğunu bilmiyorum ama tek bildiğim benimle ilgili her şeyi bildiğini ve onunda intikam istediği. Ama benim işkence gördüğüm videolara nasıl ulaştı veya nasıl eline geçti bilmiyorum ama benim o depoda gördüğüm sınırlı sayıda kişi vardı. Bir o adam birde üç adet koruma. Oraya giriş çıkışımda bilincim kapalıydı zaten.” dedim. Orta masada bulunan dosyaları elime aldım ve babama uzattım. “Bu dosyaların içinde bana gelen notlar ,flash içinde ise gördüğüm işkence videosu, orada bana gösterilen fotoğraflar bulunuyor. Bunları da notları atan çocuk verdi. Ayrıca annemin de odasında sakladığı sandığın yerine kadar söyledi. İçinde bulduğum bana gösterilen fotoğraflar ile birebir fotoğraflar ve Arda’nın da dna testini görünce her şeyin gerçek olduğunu anladım. Fakat dediğim gibi nasıl bu kadar bilgiye sahip bilmiyorum. Annemle de konuşup gerçekliğini bir kez daha teyit etmek istemiştim. İkı gündür bildiğim bir şey benim için de çok yeni. Hazmettikten sonra size de anlatacaktım. Sormak istediğiniz başka bir şey var mı?” deyip arkama yaslandım.
Beni yormuştu bu kadar şeyi geri hatırlamak üstüne üstlük yıllar sonra bunları ikinci kez dile getirmek ağır gelmişti.
“Yok kızım gerisini biz hallederiz ama bana söz vermeni istiyorum bu işler ile daha fazla haşır neşir olmayacaksın. O kadın ile de biz ilgileneceğiz bir daha karşına dahi çıkamaz meram etme ama Arda onun yeri burası kim ne derse desin o benim oğlum bunu hiçbir gerçek değiştiremez. İzlerine gelince de sana yemin ederim sana bunu yapanların bin mislini yaşamadan ölmesine müsaade etmeyeceğim. İzlerin geçmesi için de en kısa süre de tedavinin başlasın. Şimdi sen anlattın sıra bizde o zaman.” Demişti.
Ağabeyim ile aralarında geçen kısa bir bakışma sonrası babam sözlerine devam etti.
“En başında da dediğim gibi Lina tehlikedesin ve seni koruyabilmemizin tek yolu senin bunu istemen. Dosyayı henüz incelemedim ama anlattığına ve koruma dolu eve bile girebilen birinden bahsediyoruz. Haftalarca peşindeki koruma ordusuna rağmen sana ulaşabilmiş ve en iyi korumaların bile bunu fark etmediği bir adamdan bahsediyoruz. Sen ile ilgili her şeyi biliyor ve seni temin ederim ki bu benim düşmanlarımdan değil çünkü benim hiçbir düşmanım sana yaklaşmayı bırak ismini dahi ağza almaya cesaret edemezler. Bunu yapan kişinin o adamla bir bağlantısı var büyük ihtimalle biz seni koruyacağız sadece bizi dinlemen gerek. Bir süre sıkı yönetime geçmemiz gerekiyor. Hatırlarsın belki sen kaçırıldıktan sonra ki bir yıl gibi.” Demişti. Bu olamazdı yine hayatım ellerimden kayıyordu ve ben bu sefer sadece izleyici olmayacaktım. Hemen lafa karışarak “Ne diyorsun sen baba? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Ben bir daha o yılı yaşamam, yaşamayacağım ha bu evde hapis yaşayıp olmuşum ha biri kaçırmış öldürmüş benim için hiçbir fark yok eve kadar girebilmiş birinden bahsediyoruz. Evde siz varken bile buna cesaret edebilmiş biri bana bir daha görüşeceğiz dedi. Ben güvende olduğumu iddia etmiyorum ama sizin yolunuz ile de güvende olmuyorum bu sefer beni yine bu eve hapsetmenize izin vermeyeceğim. Buna iznim yok reşit olmak üzereyim beni zorla tutamazsınız bunu sizde biliyorsunuz ben istemediğim müddetçe beni koruyamazsınız bunun için benim isteyeceğim bir koruma yolu bulsanız iyi edersiniz fakat bu söz konusu bile değil. Daha fazla konuşmak istemiyorum şimdi izniniz ile odama çıkıp dinleneceğim size de tavsiye ediyorum. İyi akşamlar.” Demiş ve daha fazla konuşmalarına müsaade etmeden yerimden fırlayıp yerdeki cam kırıklarına basmamaya çalışarak odama çıktım.