Bölüm 5

731 Words
Ağabeyime daha iyi olduğumu ve kızları yanıma çağıracağım ile ilgili bilgilendirici bir mesaj ardından görüntülü konferans araması ile kızları aramıştım. Daha telefon ikinci defa çalmış olmadan gelen görüntülerinden cidden endişeli oldukları belliydi. Telefonu açtıklarından beri saniyeler saniyeleri kovalıyordu Herkes ilk kelimeyi söylemesi için birbirini bekliyordu. Fakat kimse konuşmaya cesaret edemiyordu. Onlar da haklılardı aile dostu idik sonuçta ve böyle bir rezilliğe şahit olmuşlardı. Benim söze girmem gerektiğini düşünüp kısa bir özet açıklama ve son durumların özet konuşmasına geçmeye başlamıştım. “Öncelikle şaşkın olduğunuzun farkındayım ne yazık ki bir kaç saat önce şahit olduğunuz her şey doğru. Bildiğiniz üzere sadece size değil hiç kimseye kaçırıldığımda olan şeylerden bahsetmedim. Fakat artık bazı şeyleri anlatmam gerekiyor ki siz de anlayabilesiniz.” Deyip durmuştum. Dolan gözlerimden yaş akmaması ve kendimi kontrol edebilmek adına kafamı yukarı kaldırıp içimden Allah'a yardımcı olması için yalvarmaya başlamıştım bile. İki elimle yüzümü oyalayıp örgüden çıkan saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım bu sırada Buket söze girdi. “ Lina biz senin ne yaşadığını bilmiyoruz ama ne kadar etkilendiğini biliyoruz kendini zorlama anlatmak zorunda değilsin. Hem şu an ki konuyu böyle konuşmayız. Ayça hazırlan hadi bakalım gidip basalım şu kızı.” Demiş ve tebessüm etmişti. Bana iyi geliyorlardı. Ayça da “Bence de gelip yüz yüze konuşalım kuzum böyle olmaz.” Demiş ve birdenbire armayı kapatmışlardı. Aslında bu bir yandan da iyi olmuştu onlar gelene kadar kafamda anlatacaklarımı toplayabilecektim. Plan kurmaya başlamam gerektiğini biliyordum. Çünkü sosyete camiası sadece benim istediğim kadarını bilmeliydi. Evet arkadaşlarıma yanlış olacaktı ama her zaman benim yanımda olamayacaklarını biliyordum. Yanımda olamayacak hiç kimsenin benim hayatım detaylarına hakim olmasını Lina Nil Tılsım tatbikî kabul edemezdi. 7 BÖLÜM Kızlar odama girdiğinde ayağa kalkıp ikisine de sarıldım. Konuşmalarına müsaade etmeden ellerinden tutup ben konuşmaya başladım. “Merak etmeyin sizi daha fazla bekletmeye niyetim yok. Sadece bir kaç dakika kaldı her şeyi anlatacağım fakat burada değil çalışma odama gidelim orada göstereceğim şeyler de var.” “O zaman ne bekliyoruz salak çabuk gidelim artık anlat çünkü sabrım kalmadı seni darlamak istemiyoruz ama artık sende farkındasın saklamak daha çok zarar getiriyor. Şimdi zaman kazanmaya çalışmayı bırak. Gidelim şu lanet odaya ve anlat artık.” Tabi ki bunları diyen Ayçaydı. Bukete baktığımda ise burada değil gibiydi çok düşünceliydi. Ayça bizi beklemeden kapıda çıktığında Buket hala fark etmemişti. Odadan çıkmak için koluna dokunduğumda irkildi. Şaşırmama rağmen buna zamanımız olmadığından sadece gülümsemekle yetinmiştim. Odadan çıktığımda peşi sıra arkamdan geldiğini hissediyordum. Çalışma odama girdiğimde Buket’e yol verip geçmesini sağladıktan sonra Serap’a seslenip gelmesini söylemiştim. Serap geldiğinde rahatsız edilmek istemediğimi ben izin verene kadar da kata kimsenin alınmamasını söyleyip yeni eklenen korumalardan birini de yanıma göndermesini istemiştim. Kapıyı kapayıp masama oturdum. “Lütfen lafımı bölmeyin. Her şeyi anlatacağım. Olayların en başından başlayacağım. Bunun hakkında hiç konuşmadık biliyorum. Benim isteğim buydu fakat bunu istememin de bir sebebi vardı.” Derin bir nefes alıp o anların dilimden dökülmesine müsaade ettim. “Orada sadece tutulduğumu biliyorsunuz fakat ben orada işkenceye maruz kaldım. Beni kaçıran kişi de annemin sevgilisiymiş.” “Ne diyorsun sen Lina ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Bunca zaman sen bizden bunları mı sakladın? İnanamıyorum sana. Kaç senedir bilmene rağmen nasıl söylemezsin kimseye? Bunun hiç bir mantıklı açıklaması olamaz. Ne yaptın sen?” demişti. “Sandığınız gibi değil. Sakin olur musun Ayça? İzin verirsen devamını anlatacağım. Ben de bunca zaman gerçek olduğunu bilmiyordum. Orada yaşanılanlar ise çok ağırdı kimseye anlatamadım. Daha iyi anlamanız adına size bir şey göstereceğim.” Dedikten sonra ayağa kalkıp onlara arkamı döndüm. Ardından üstümde ki cropu çıkarıp bir kaç saniye bekleyip önümü döndüm merakla beklediklerini ve yaptıklarıma anlam veremedikleri bakışlarından belliydi. Şortumu kalçamın hemen üstüne indirip yan dönüp bana o adamın bıraktığı izi görmelerine müsaade ettim. Koltuk altından başlayan ve kalçamın başlangıcına kadar inen kesik ve yanık izi gözler önündeydi. Bu fiziksel olan işkenceydi, görünendi oysa ki bu iz ruhumda bırakılan izin yanında bir hiçti. “Sakın hiçbir şey demeyin.” Bir şey demelerine müsaade etmeden üstümü giyinip kapıya yöneldim. Kapıda beklediğini bildiğim korumayı içeri aldım. Korumaya artık kişisel korumam olduğunu ve dosyasını bana getirmesini benle çalıştığı sürece de ağabeyim ve babama benim bilgim harici bir bilgi vermemesi konusunda tembihlemiştim. Daha sonrasında yanıma gelmesini ve en kısa sürede küçük bir koruma ekibi hazırlanmasını onların da dosyasının bana getirmesini istemiştim. İlk başta ağabeyimin izni olmadan yapamayacağını ve bunu bildirmesi gerektiğini söylemesinin ardından benim zaten bildireceğime eğer bunları ben anlatmadan dile getirirse işinden olacağını söylediğim de kabul etmek zorunda kalmıştı. Koruma odadan çıktıktan sonra kızlara dönüp sözlerime devam ettim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD