Ayça ve Buket birbirleri ile bakıştıkları birkaç saniyenin ardından Ayça anlatmaya karar vermiş olmalı ki söze o başladı.
“Sen bombayı ortaya attıktan annen yani şey Saadet Hanım resmen çıldırdı. Sana saldırmaya kalktığı zamanda ağabeyin ona karşılık verdi. Ağabeyin de kendini kaybetti. Bunu söylemem gerekiyor mu bilmiyorum fakat bilmek istediğin için söyleyeceğim. Ağabeyin Saadet Hanım sana saldırmaya kalkınca kendini tutamayıp el kaldırdı ona ve Saadet Hanım düştü ve kafası kanadı. Baban da ilk tepkisini o zaman verdi. Sadece ayağa kalkıp ağabeyine durmasını söyledi. Ardından korumalardan birini çağırıp Saadet Hanım’ın arabaya götürülmesini ve asla çıkmasına izin vermemelerini söyledi. Serapa da Saadet Hanım’ın eşyalarının toplanmasını ve arabaya yüklenmesini söyledi. Bizim de eve gitmemizi ve burada yaşanılanlardan şu an kimseye bahsetmemizi istedi. En son biz evden çıkarken baban telefon görüşmesi yapıyordu. Ağabeyin de seni odana çıkardıktan sonra sana gönderilen flash bellekteki video ve belgelere bakıyordu. Sonradan neler oldu bilmiyoruz. En son sen aradın ve yanına geldik.” diyerek olan biten her şeyi anlatmıştı.
“Hala yaptığın şeylerin doğru olduğunu savunmuyorum, seni anlayamam da sadece bundan sonrası için daha dikkatli olmanı istiyorum. Her şey çok daha kötü olabilirdi. Ne yapmaya çalışıyorsun bilmiyorum fakat korumayı neden çağırdıysan bir ilgisi olduğu ortada. Bu sefer seni desteklemeyeceğim. Kendine zarar gelebilecek hiçbir şeye tahammülüm yok. Saadet Hanımın da yaptığı şeyler doğru değil fakat bunun duyulması hiç iyi olmaz zaten söylediğine göre yıllardır tahmin ettiğin bir şeymiş bunca zaman nasıl kimseye söylemediysen bundan sonra da saklaman ve kimseye söylememen daha iyi olacak. Diğer konulara da hiçbir şekilde peşine düşme zaten senin için kolay bir şey her zaman baştan savma ve umursamazlık senin karakterin aynı devam et gerisini ağabeyine bırak.” demişti.
Ne diyordu bu? Ağzından çıkanı kulağı duyuyor muydu? Beni hiç tanıyamamış iki insan. Buket ve Ayça hayatlarında ki en kötü kararı verdiklerinin bile farkında değillerdi. Unuttukları bir şey vardı. Ben Lina Nil Tılsımım istediğim şey benim olur. Ve yine olacaktı. Bu sefer istediğim şey ise kendi hayatımdı.