Kızlar odama girdiğinde ayağa kalkıp ikisine de sarıldım. Konuşmalarına müsaade etmeden ellerinden tutup ben konuşmaya başladım.
“Merak etmeyin sizi daha fazla bekletmeye niyetim yok. Sadece bir kaç dakika kaldı her şeyi anlatacağım fakat burada değil çalışma odama gidelim orada göstereceğim şeyler de var.”
“O zaman ne bekliyoruz salak çabuk gidelim artık anlat çünkü sabrım kalmadı seni darlamak istemiyoruz ama artık sende farkındasın saklamak daha çok zarar getiriyor. Şimdi zaman kazanmaya çalışmayı bırak. Gidelim şu lanet odaya ve anlat artık.” Tabi ki bunları diyen Ayçaydı. Bukete baktığımda ise burada değil gibiydi çok düşünceliydi.
Ayça bizi beklemeden kapıda çıktığında Buket hala fark etmemişti. Odadan çıkmak için koluna dokunduğumda irkildi. Şaşırmama rağmen buna zamanımız olmadığından sadece gülümsemekle yetinmiştim.
Odadan çıktığımda peşi sıra arkamdan geldiğini hissediyordum.
Çalışma odama girdiğimde Buket’e yol verip geçmesini sağladıktan sonra Serap’a seslenip gelmesini söylemiştim.
Serap geldiğinde rahatsız edilmek istemediğimi ben izin verene kadar da kata kimsenin alınmamasını söyleyip yeni eklenen korumalardan birini de yanıma göndermesini istemiştim.
Kapıyı kapayıp masama oturdum.
“Lütfen lafımı bölmeyin. Her şeyi anlatacağım. Olayların en başından başlayacağım. Bunun hakkında hiç konuşmadık biliyorum. Benim isteğim buydu fakat bunu istememin de bir sebebi vardı.” Derin bir nefes alıp o anların dilimden dökülmesine müsaade ettim.
“Orada sadece tutulduğumu biliyorsunuz fakat ben orada işkenceye maruz kaldım. Beni kaçıran kişi de annemin sevgilisiymiş.”
“Ne diyorsun sen Lina ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Bunca zaman sen bizden bunları mı sakladın? İnanamıyorum sana. Kaç senedir bilmene rağmen nasıl söylemezsin kimseye? Bunun hiç bir mantıklı açıklaması olamaz. Ne yaptın sen?” demişti.