Portakal Çiçeği

1319 Words

Hareket halindeki Civciv'de bir sağa bir sola savruluyordum. Savaş'ı evine bırakmış anne babamı almak için geceden beri kaldıkları restorana gitmiştik. Henüz hareket edecek seviyede ayıkmadıkları için pek çok diğer soylu gibi onları da baygın halde yatmaya terk ettik. Başımı önümdeki koltuğa birkaç defa vurunca Prens Aren kayıtsız kalamadı. -Çok streslisin kusacağım şimdi. Karamsar hislerin ensemde cirit atıyor. Somurtarak kollarımı bağdaş yaptım. -Sizin için hava hoş tabii. İçerideki sarhoşlar benim ailem. Vakit bile geçiremeyeceğiz. -Benim dert etmem gereken bir ailem yok tabii, nereden bileyim? Hayır, hayır... Yine demek istemediğim şekilde anlaşılacaktım. Hayattaki en büyük korkularımdan biri yanlış anlaşılmaktı. Neyse ki yüz ifadesinde herhangi bir hüzün ya da öfke görmemi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD