En çok sevdiklerimiz kırmıştır bizi .
Bazen de gözümüzde birine fazla değer verdiğimiz için,hayal kırıklığıyla kırılmışız..
-Zakı bulmalıyız......
Rebekka öyle bir hızla odadan ayrıldı ki,Deni bile ona yetişemedi.Odaları ararken ,odanın birinde bir ses duyuldu.
-genc bırak elindekini lütfen....
Rebekka hemen oraya koştu.Ilk gördüğü,boğazı kesilmiş bir adam ve onun yanı başında biri daha ,o da sonunun ayaklarının altında kı adam gibi olmaması için arkasında dayanıp,onun boğazına bıçak diremiş adamı itna etmeğe çabalıyordu.
-ben de merak ediyordum,bayan Ricia ne zaman gelecek,dur yoksa sana Rebekka mı demeliyim?
-Zak,bende seninle ilgili birşeyler buldum ...lütfen onu bırakta öyle konuşalım
-neden patronun olası it yüzünden mi? O it benim hayatımı kardeşimden beter mahv etti
-ama sen katil değildin,şimdi neden bunu yapıyorsun.
-çünkü dürüstlük bana birşey kazandırmadı...Dürüsttüm ve hep ezildim,hapiste kardeşim için yaşadığım şeyler,bana ne öğretti biliyormusun?kimseye güvenme ,öz kardeşin olsa bile ..evet mağarada bulduklarınız benim eserim,hepsini ben öldürdüm. Hafızam yerine gelince, ben hapiste yaşadıklarımı hatırladım,Bana eziyyet edenlerin yaşamaya hakkı yok,şimdi geriye bir kişi kaldı ....Onun yüzünden bu duruma düştüğüm adam ,malesef onu ben değil arkadaşım öldürecek.Ama olsun intikam ,intikamdır sonuçta.
-bak,ben seni anlıyorum,çünkü bende senin gibi zor şeyler yaşadım,ama birilerini öldürmek çözüm değil,lütfen bırak silahı.Deni o sırada arkadan gelince ,bir anda ortalık karıştı.Ben gözlerimi kapattım.Çünkü ateş sesleri Zakın vurulduğuna işaretti.Ben ağlıyordum,Zakın son kurbanı kurtulsa bile,o ölmüştü.O ,bana benziyordu,ikimizde hayatın acımasız oyununda bir piyonduk sadece.Belki o kardeşinin sahtekarlığı için bu durumdaydı,ama bende ondan farklı değildim.Tek farkımız,o kırıldığı insanları kırıyor,ben unutmaya çalışıyordum.
Bu olay bittiği için ben üste dönmüş,Benjaminle konuşmak için odada bekliyordum.
-o bakın kimler gelmiş,Rebekka harika bir işi başardın
-ama daha bitmedi,bana Zakın kardeşi kim onu söyle?Hayatı ve çevresindeki hekesin hayatı tehlikede ola bilir.
-dur sakin ol,bana bir katilin yer yüzünden silineceği için üzüldüğünü söyleme sakın.Sonuç olarak benim duyduğum kadarıyla Zak kendi katil kardeşi için hapiste zorluk çekti.
-Benjamin sen şimdi katilin o kızı nerde arayacağını söylemeyecekmisin?
-söylerim söylemesine de,korkuyorum cavabım seni mutlu etmesin..
-nereye gitti aradığı Kseniya kim?
-Kseniya kim tam olarak bende bilmiyorum,çünkü o işlere Reynold bakıyor.Ama bir kaç gün önce Kseniya denilen ismin de senin arkadaşlarının listesinde olduğunu gördüm.
-yani sen Kseniya benim ve ya Konorun grubundan olduğunu mu söylüyorsun? peki kim? kim o kız?
-ne anlamı var,zaten ora gidemezsin,yoksa herkes varlığını öğrenir,a bide Konor yani Nicklausta senden haber tutar .
-o beni hatırlamıyor,ayrıca ben oraya kılık değiştirerek gideceğim ,işim bitince de sessizce geri dönerim.
-sen bilirsin özgürsün artık,ama sana orda yardım gereke bilir,bırak Deni sana eşlik etsin.Mümkün olursa katil kızı canlı getir.Bakalım Kseniya kimmiş...ilgimi çekti..belki Kseniyayı tekrar oyuna bile sokarım.
-ben katil kim onu öğrenirim ama canlı getirmeğe değil söz veremem
Hızla dışarı çıktım,Deni beni kapıda bekliyordu,demek artık o da gideceğimiz yeri biliyordu.Yolda durdum peruk ve siyah gözlük aldım.Esmer saçlarım bir anda kayb oldu ve ben perukla sarışın birine dönüşmüştüm.
-bayan Ricia kaç gün orda kalmayı düşünüyorsunuz?
-aslında katili çabuk bulmayı ,ordan da çabuk ayrılmayı düşünüyorum.Onlar bensiz bir düzen kurmuşlar,onların hayatına yeniden sokulamam.
-dedin kim geliyormuş?
-of Konor daha kaç kez söylemeliyim,ünlü dedektiv bayan neydi ismi unuttum ya,her neyse kadın katil mi ne varmış,şehir şehir onu arıyormuş .
-demek kadın,Kiara sen kabul etmeseydin,burda katil falan yok,herkes bizim ki...
-emir büyük yerden,ayrıca tüm şehir ve kasabada olmuş,şimdi yok demem dikkatleri üstümüze çeker,unutma hala o maden olayı araştırılıyor,bu kadar başarısız olmayı hala kabullenemiyorum.
-biz bunu süre yetmezliği için yapamadık.Ayrıca iyi tarafından bak herşeyi hatırlasaydın daha çok acı çeke bilirdin.
-her neyse ben gitmeliyim.Daha misafir odalarını kontrol edeceğim.
-tamam,ben de Siyaya bakıyım,son zamanlar hamilelik yüzünden daha bir agresif oldu.
-karın işte kendin ettin ,kendin buldun, sen git onunla ilgilen
??????
-merhaba ben Kiara size yardımcı olacak kişi..
Kiaranın ona uzattığı el karşısında Rebekka kendini zor tutuyordu .Şu an kıza sarılmak isterdi ama güneş gözlüğünü düzeltip,hafifce kızın elini sıktı.
-Riciya Henson..dedektiv ,bu da benim yardımcım Deni şimdi müsadeniz olursa biz odalarımıza çıkacağız.
-tabi,tabi ..
Kiara kadının ses tonundan çok tuhaf olmuştu,gözlerini kapatsa sanırdın,Rebeka konuşuyor,ama kadın güzel sarışın bir kadındı.Yine de asla Rebekanın yerini dolduramayacak biriydi.
Hala onların arkasından otele bakan Kiara arkasında birini hiss etti,ama
dönmedi.Adam Kiaraya yaklaştı ve üzgün bakışlarla konuştu.
-her yeni gelende ,Rebekkayı aramaktan vaz geç...artık kendi hayatına bak ,geçmişi geride bırak .
-Jack sen bıraktın mı peki?Hala rüyadan mavi takımda olduğun zamanların kabusuyla uyanıyorsun .Bence biz asla geçmişi arkamızda bırakamayız.Çünkü o damarlarımıza işlemiş bir kere.Her neyse ben listeye bakmaya gidiyorum.Son bir hafta da bize kimler gelmiş öğrenmek istiyorum.
-yoksa sen....katilin gerçektende burda olduğunu mu düşünüyorsun?
-neden olmasın, sonuç olarak ne kadar çabuk katil yakalanırsa ,Reynold ve Benjaminin köpekleri de o kadar çabuk burdan ayrılır.....
Akşam Deniyle biraz etrafı kolacan etmek için çıkacaktık.Ben asansöre doğru ireliliyordum.Çantamda kimliğimi arıyordum ki,birine çarptım.Aslında hiç ama hiç görmeğe hazır olmadığım adama,çantamdakı bazı eşyalar yere dağılsa bile,onlar kalbimin kırık parçaları yanında değerini kayb etmişti.Ben sessizce ona bakıyordum,bakyordum ama güçlü durmaya çalışıyordum da...beni tanımazdı belki saçım,makyajım vardı...
Ne kadar özlemiştim onu,kızsam,kırılsam bile ,yüzündeki kirli sakalı bile aynıydı,sadece saçları biraz uzamıştı.Gözlerim dolmak üzereydi,yüzümdeki makyajı düşündüm .Eski Rebekka asla makyajdan hoşanmazdı oysa.
-affedersiniz sizi fark etmedim,çok üzgünüm
O da benimle eğildi ,çantamdan etrafa dağılan eşyaları toplamaya başladık.
Ben yerden ilk gözlüğümü aldım ,oysa o sırada o kimliğimi bulmuştu.Hızlıca üstündekilere göz attı ve birden onun yüzünde tuhaf birşey fark ettim...acı..ama neden ? Ben elinden aldığım gibi kimliği de ,diğer eşyaların yanına bırakıp ayağa kalktım.O da kalktı.Ellerini pantolonuna hafifce sürterek,sanki ellerini yerdeki çirkten temizledi ,sonra elini bana doğru uzattı.
-bayan Riciya ben Konor ,yakındakı evde oturuyorum,bu arada güzel isminiz var.... Kim koymuş...
- bilmem hatıramyorum....ben yetimhanede büyüdüm...
Bunları söylerken ,ben protokola uygun davranıyordum,ama o an anladım .Nicklausta ailesinin olmadığını söylemişti.
-benim gibi...a...şey aradığınız katili buldunuz mu?
-hayır,ama yakında bulacağız...hoşçakalın
dedim ve aceleyle ordan uzaklaşmaya çalıştım.Sevdiğim adamdı....o .. ama artık biz birimiz için iki yabancıydık sadece...Ne kadar katlana bilirdim ki,onun varlığını görerek,yokluğuna alışmaya....Gözlerim bileğimdeki yazıya gitti,lanet olsun ben yerden eşyaları toplarken buluzumun kolları kısalmış,benim dövmem açıkca görünüyormuş.Içimden dualar ediyordum Konor bunu fark etmemiş olsun.Ama asansörün bir anda kapısı kapanmadan açılınca ben buluzumla dövmemin üstünü kapadım ve asansöre binen kişiye baktım....Kiara...?
-söyleseydiniz,ben sizi beklerdim,bayan Kiara...
Asansör kapandı ve biz onun aşağı kata inmesini izlerken Kiara birden durdurma düğmesine bastı.
Ben ona şaşkın gözlerle bakarken,o bana farklı hissler taşıyan uzun bir bakış attı.
-daha ne kadar..ne kadar ...yaşadığını saklamayı düşünüyordun Rebekka ?
Dondum,nerden anladı,nasıl anlamıştı..ben o kadar çalışmıştım,onu her gördüğümde zor olsa bile direnmiş ,güçlü durmuştum,o benim tek dostum kader ortağımdı .Şimdi ıslak üzgün bakışlarını bana çevirmiş,sanki onay bekliyordu,bana bir daha sarılmak için...
Daha fazla saklayamazdım,çünkü o benimle acılı zamanımda tüm zorluklarda yanımdaydı.
-üzgünüm
kelimesi boğazımdan çıktığı an kız bir anda bana sarıldı.
-ne kadar değişmiş olsan da,
Rebekka olduğun dövmenden fark edilir.Seni az önce yerden eşyalarını alırken gördüm,sonra dövmeni kapatmak istemen herşeyi anlatmış oldu.Neden bizi kandırdın,neden yalan söyledin?
-mecburdum,hem bende yaşayacağımı bilmiyordum.Kiara lütfen bunu kimseye söyleme....ben işimi bitirip ,burdan gideceğim.
-peki ,ama bir şartım var...bana Benjamin köpeğinin bu iş için seni nasıl itna ettiğini söyleyeceksin.
-tamam,ama ayak üstü olmaz,hem Deni beni bekliyor,akşam fırsat bulunca oda da konuşuruz.
Akşam Rebekka başından geçen herşeyi,Konoru geçmişini herşeyi anlattı.
-lanet ,aşağlık pislik ben şimdi Nicklausun aklını başına getiririm.
-Lütfen Ari yapma,o artık mutlu,bırakta mutlu olsun,benim asıl Kseniya kim biran önce onu bulmam gerek..
-Bekaa...ben aslında sana birşey söylemeliyim...
-yoksa Kseniya senmisin?
-hayır,ama o katillerin hafızasını geri getiren çift bizdik,biz Nikle yani Konorla ordaydık........Sonra aniden birşey oldu ve bilgisayar durdu....bizde kaçmak zorunda kaldık.
-ne? Ya siz delirdiniz mi?Oraya nasıl gidersiniz.....?! Çok merak ediyorum Konor bunu nasıl kabul etti acaba?
-zavallı ne yapacaktı zaten tüm gün Siyanın hamilelik şımarıklığını çekiyor,kafa dinlemek için kabul etmişti.
Kiara daha şimdi dediği şeyin farkına vardı.Az önce bir kadına kocasının başka bir kadınla bebek beklediğini söylemişti.
-Bekka ben....
-ben iyiyim ,her şey yolunda...her neyse ben artık dinlenmek için odama gideceğim .Yarın konuşuruz olur mu?
-peki tamam canım.
Rebekka odadan çıktı gece yarısı olduğu için etrafta kimse yoktu.Bu bir fırsatt ı.Rebekka etrafta bir süre dolaştı.Aynı zamanda kafasını toplamak istiyordu.Hayat neden bu kadar acımasızdı sen zorlukla savaşmayı başardıkca o sana ödül yerine daha çok acı ve daha beter zorluklar veriyordu.Anlamıştı aslında hayatımızdan çıkan insan daha iyisi gelsin diye çıkmıyordu.Daha çok acılar çekelim diye oluyordu her şey ve asla da iyi bir insan olamayacaktık ne kadar bunu istesek bile .Tüm bu düşünceler sanki onu boğuyordu
Sonra sahile doğru yürüdü.Denizin kıyıya vurunca çıkardığı ses Rebekkayı uzaklara götürdü.
Yıllar önce.....
-neden sahil..
-çünkü ben seninle uyandığımda denizin sesini duymak istiyorum,sonra çoçuklarımızın bir sürü çoçukların anne baba diye bağırışması,senin onlara bakman hepsini burdan ayrılınca yaşamak istiyorum.Denizin de aşkımıza şahit olmasını istiyorum....
Şimdiki zaman...
-Olmadı.....sen şimdi o hayalini gerçekleştirmişsin ,ben yoksam bile ,sen o hayalini başka bir kadınla yaşıyorsun....Nick .Benimle değil....
Ben bu kadar büyük bir dünyada dışlanmış gibiyim,neden hep ben üzülmeli ,acı çekmeliyim,neden yalnız olan ben olmalıyım.Hiç mi o mutluluk hediyesinden ufak birşey alamam .Yanıyor,içim paramparça sanki birileri kalbimin üstünde hancerle birşeyler çiziyor gibi.Kiara ya bile bazı şeyleri anlatamıyorum.Ama sevdiğim adamı kayb etmeğime de alışamıyorum .Onun yeniden bana sarılmasını ,huzursuzluklarıma bir gülüşle son koymasını istiyorum.Küçük kızın baba göğüsüne sığındığı gibi bende Nicke sarılmak istiyorum.Onun teselli ettiği zamanlarda aşk dolu sözlerini tekrar duymak istiyorum.O,benim kocamdı Siyanın değil,ama şimdi onun yanında benim değil.
Odama gittim ,ama o gece uyku bana haramdı.Bu yüzden bende Nicklausu düşünmemek için bir daha sabah Deninin bıraktığı raporlara göz attım.
Derin düşüncelere dalmışdım,ama bir şey fark ettim.Listede sürekli Semerenko soyadı karşıma çıkıyordu. Bazan oluyordu öyle,bir ismi değiştirince soyad aynı kala biliyordu.Şimdi önümdeki Semerenko dosyası çok tuhaftı.Çünki Kseniya gibi o da rus kökenli bir isimdi ve o da yalnız Siyaya aitti.Uzun -uzun düşündüm o ola bilirmi?! Siya Kseniya ismi...
En sonunda Semerenko isminden yola çıkarak Kseniya ismini kodlaştırdım ve Siya,alındı.Lanet olsun bu kadar zaman Zackın kardeşi gözümün önündeymiş ,ama ben fark etmemişim bile..Hemen telefonu elime aldım ve Deniyi aradım .Açınca ben ona olanları söylemek istedim,o beni durdurdu.
-Ricia ,biz.......bay Konorun evindeyiz,katil burdaymış....
-Konor iyi mi?(heyecandan ölecek gibiydim)
Konor iyi ,ama Siya bebeği kayb etti,onlar şimdi hastanede,bizde evi tekrar gözden geçiriyoruz,katilin nereye gideceğini anamaya çalışıyoruz.
Kız kaçarken üstünde "kaori " ismli bir kart düşürmüş de..
-ben hemen geliyorum.
Ilk önce hastaneye gittim. Oraya vardığımda Kiarayı aradım.Kiarayla yukarı kalktım.Kapı önünde çaresizce bekleyen Konoru gördüğümde ,aniden gözümün önüne geçmişim dahası bir hatıra canlandı.
Bir keresinde kavga sırasında çok kötü darbe yemiştim.O zamanlar Nicklaus sadece liderdi,aramızda birşey yoktu.Ama onun sabaha kadar kapı önünden ayrılmaması ,hemşirelerin yanlış anlamasına sebep olmuştu.Onlar sürekli bana onun beni ne kadar çok sevdiğini anlatmışlardı.
Şimdi onun başka biri için kendini bu kadar yıprattığını görünce,ben mahv oluyordum.O halde olan bir kadını bile kıskanıyordum.Ama ona acıyordum ,o çoçuğunu kayb etmişti,güçlü olmalıyım diyerek ona yaklaştım .Yumruklarımı sıkarak benim için zor olan soruyu sordum.
-karınız nasıl oldu?
-şimdi iyi,ama ben o katili hemen bulmanızı istiyorum,neden bebeğimin ölümünü bu kadar istedi bilmek istiyorum.
-peki,Konor size bir soru sorabilirmiyim,Katil nasıl odanıza girmiş bir fikriniz var mı?
-hayır ,bunu sizin bana açıklamanız gerekmez mi ? Bayan Riccia ?!Müsadenizle ben biraz hava alacağım.
O gitti ama sinirle ismimi bastırarak söylemesi çok tuhafdı,eskiden sporda onunla çalıştığım zamanlar kızınca öyle konuşurdu.Riccıaaa dediği an anlıyordum kızdığını,şimdi de sanki beni tanıyormuş gibi öyle konuşması beni açıkcası tedirgin etmişti
-Kiara,sen benim kimliğimle ilgili birşey anlatmadın değil mi?
-hayır tabiki...ama,haklısın bu imalı tavır hiç Konora benzemiyordu..
-evet,ben bunu sonra araştırırım,ama şimdi Deniyle buluşmam gerek.
-Deni ne buldun ?
-bir kart başka hiç birşey,oda kesin ikisi boğuşurken düşmüş olmalı.Karttakı adres aşağı şehirdeki çin mahallesine ait,sence katil ordamı saklanıyor?
-ola bilir,hazırlan akşam burdan ayrılıyoruz.
-peki,efendim.
Ben otele döndüm ,eşyalarımı aldım ,kapıyı kapatırken Kiaraya rastladım.
-gidiyormusun?Gitme Bekka ,burda kal....
-kalamam Ari benim o katili yakalamam gerek.Bak,yaşadığımı öğrendin,artık geçmişin hayaletini bırak,sende kendine yeni bir hayat kur.
-ya sen ? Sen geçmişi bıraka bildin mi?
-ben farklıyım,ben Nicklausu unutamadım,ama sana birşey vereceğim, bunu ona vermeni istiyorum.
Son bir kez senden birşey istiyorum.
Bunu son dövüş için hazırlandığım zaman bulmuştum.O gün Kiarayla konuştuktan sonra odamda üstümü değişmek isterken aniden yüzüğüm takılı olan zincir açılmış,yüzüğüm yere düşmüştü,ama yüzüğü bulup kalkıyordum ,bir baktım gece lambama bir şey takılı dahası dinleme cihazı...Bunun kime ait olduğunu anlamam uzun sürmedi.Dahası odamda sakladığım gizli kamera herşeyi kayd etmişti.Bende Konorun ne pilanladığını anlamak için onun yaptığı şeyin aynısını yapmış,onun odasına girmiştim.Odada fazla birşey bulamayınca çekmeceye bakmıştım.Pasaportu ve bir kaç evrak vardı ,bide alt katta ufak bir mektup.Mektupu elime aldığımda iki hissin beni nasıl sardığını dün gibi hatırlıyorum.Sinir ve mutluluk.Bir yandan ona çok kızgın ,diğer yandan aşıktım,Nicklausu bulmuştum .Ama mutluluğum uzun sürmedi Siyanın resmini gördüğümde ,üstelik,evlilik günlerini tayin ettiklerini gördüğümde dünyam tekrar yıkılmıştı
-Bu yüzden yüzüğümü almanı söylemiştim.Bu yüzden ben arenada sinirle önce Konoru öldürmek istedim,ama belki hala hatırlamıyor düşüncesiyle kendimi öldürmeye kalktım ,ama sonrası biliyorsun işte.
-tamam canım,anladım.
o zaman görüşürüz.
Ben dışarı çıktım .Deni siyah arabayla kapıdaydı artık.
*****
Kiara kendi odasına doğru giderken sanki arkasında biri varmış gibi hisse kapıldı.Anahtarı çevirmeği bıakıp,arkaya döndü...
-Nic..Konor? Sen ne arıyorsun burda?
-sana tek birşey soracağım ,Rebekanın yaşadığını ne zamandır biliyordun?
-Konor sen ne saçmalıyorsun? Rebekka mı,o fikir nerden çıktı.Unuttun mu Rebekka ÖLDÜ!!!
-Kiara bana doğruyu anlat,sen en baştan Rebekkanın Ricia olarak buraya geleceğini biliyormuydun?
Kiara çaresizce başını aşağı eğdi.
-hayır bilmiyordum,yeni öğrendim.
-peki,o neden bizimle oyun oynadı,gerçeği sakladı.
-oyun mu?asıl gerçeği saklayan sensin,senin neden hafıza getirici bilgisayarı mahv etmemi istemediğini şimdi anlıyorum,sen gerçek kişiliğin ortaya çıkar diye korktun öğle değil mi,belki o gün ana bilgisayarı bozan da sendin ....
-sen neden bahs ediyorsun? Ayrıca Rebekka nerde?
-o gitti,senin mutluluğun bozulmasın diye tekrar kendini feda etti.Sende istediğin kadar geçmişinden kaça bilirsin ,bay Nicklaus...pardon Konor.
Kiara sinirle onun yanndan geçerken,Konor ani bir hareketle tekrardan onun karşısına dikildi.
-o biliyor mu? nasıl öğrendi?
Kiara cebindeki emaneti ona uzattı.
-bunu Rebekka sana ulaştırmamı istedi.O gün senin eşyanı bulduğu gün senin odanda mektubu bulmuş,ama parçaların tam yerine oturmasına emeliyyat sırasına Benjamin yardım etmiş,o kızın hayata tutunması için onun hafızasını geri getirmiş.
-söyle çabuk Rebekka nerde şimdi?benim onunla konuşmam gerek.
-o gitti Konor,gitti.Bence bundan sonra sen de onu bırak.Gerçi sen Siyaya gittiğin gün bıraktın ya..
-Kiara son kez soruyorum.O nerde?
-çoçuğunun katilini yakalamaya,Çin kasabasına gitti.Bence sen onu arayacağına Siyanın geçmişini araştır.Kız kendi kardeşinin hayatını mahv etmiş.Bu gün onun çezasını masum bebek ödedi.
-Konoor..Konor nereye?
Ama Konor artık asansörde gözden kayb olmuştu.
******
-bu gece burda kalalım,yarın erkenden onu aramaya başlarız.
-iyi fikir,sen de o sırada şu Benjamini ara da nereye geldiğimizi bilsin,destek gereke bilir.
-olur bayan Ricia
Sabah gözlerimi açtığımda ,ilk gördüğüm çin geleneklerine uygun dekore edilmiş bir odada olduğumdu,etrafa bakındım ,yataktan kalktım Deninin uyuduğu odaya gittim.Oda boş tu ve yatağı hiç bozulmamıştı.Onu en son gördüğümde Benjaminle konuşuyordu.Peki ,şimdi nerde?
Dışarıda arama yaptım bulamayınca da ,Benjamini aradım.Benjaminden duyduklarımdan sonra anladım Deni çinli katillerin eline geçmiş ve benim acilen harekete geçmem gerekti.Bu kez kimsenin ölmesine izin veremezdim .
Camdan izlediğim kadarıyla Deni hiç iyi görünmüyordu ve şimdi onu sokaktakı direğe bağlıyorlardı.Ben aşağı kattakı ,kasa olan odanın haritasını akşamdan almıştım,böylece kasa olan odaya gittim.Cihazları yeniden ayarladım ve bilgisayar başına döndüm kasanın şifresinin çözülmesine 7 dakika vardı....Şu an kimse benim onların önemli evrakını ve Ejder mührünü çaldığımı bilmiyordu.Ben yalnız başıma onları asla yenemezdim bu yüzden en iyi pilanımı akşamdan işe sokmuştum .2 mühür ve bir evrak , ikinci mühür onların en kutsal odalarında saklıydı ben oraya gittim ve korumaları etkisiz hale getirib,kasaya ulaştım.Bu Deninin canını kurtarmam için tek şansdı.Ama kasadakı şifreyi kırmam biraz zaman alabilirdi.Bu yüzden ben yerimde duramıyordum.Dakikalar geçmek bilmiyordu...Tam kasa kilidi çözülmüşken ..ben arkamda bir ses duydum...
Galiba fark edilmiştim.Yavaş bir şekilde arkamı döndüğümde bana silah doğrultan çinli askeri gördüm.O tam bağırmak üzereydi ama birşey engel oldu ve o iki büklüm bir şekilde yere düştü.Ama ben birşey yapmadım peki bunu kim yapmıştı diye düşünüyordumki kar maskeli biri hızlıca içeri geçti ve kapıyı kapattı.Ben onun kapı kapatmasını fırsat bilip,az irelide masadakı bıçağı aldım ve bir anda adamın gırtağına yapıştım.O da boş durmadı ,hemen benim bileğimden tuttuğu gibi geri itti.Ben tekrar üzerine gitmek istediğimde o maskesini çıkardı.
-Bekka benim dur...dur..
.
O soluklanırken bi bana bi de bıçağa bakıyordu.
-şaşırdın mı ismini uzun zaman sonra benden duymaya...affedersin...bayan Ricia demem mi gerekiyordu?
Onun sırıtması beni daha da kızdırmıştı.Zorla kendimi toparlayıp,kasadakı ejder mührünü aldım.
-buraya nasıl geldin?
Oysa o umursamazcasına kendi sorusunu sordu.
-neden öldü numarası yaptınız,Benjamin seni nasıl itna etti?
Bu sözler üstünü beyaz soğuk karla kapatmaya çalıştığım öfkemi serbest bıraktı.
-merak etme bu konuda sana yetişmemin imkanı yok...ayrıca seni ilgilendirmez,buraya neden ve nasıl geldin?
-burdan yalnız başına çıkamayacağını bildiğim için geldim .Hem sana böyle dahice pilanı kim söyledi..eminim yine Benjamin...
-kusura bakma ,seninle konuşamayacağım,malum direğe bağlı olan arkadaşımı kurtarmalıyım.
-arkadaş demek...ama şuan burdan çıkamazsın ,çünkü aşağısı asker kaynıyor .Vardiyanın değişmesini beklemeliyiz.
-ben senden yardım istemedim ...dur şimdi anladım,sen buraya geldin ,çünkü vicdanını rahatlamaya çalışıyorsun değil mi Nicklaus Jonson ..değil mi? Hayır afedersin dilim sürüştü sahtekar Konor demeliydim!!!Sen herşey biliyorken bile benden bunu sakladın diye..mi bu iyilik numaraları ?Ama ne var biliyormusun,buna hiç gerek yok ,bence sen hastaneye git,karının yanına,nasıl olsa benimle kurduğun tüm hayalleri onunla yaşıyorsun .
-sen bana emir veremezsin,ben seni hatırlasaydım,başka birini seve bilirmiydim?ayrıca madem kartları açıyoruz o zaman bana doğruyu söyle...sence bir kalpte iki aşk mümkün mü?
-ne alaka?
-Rebekka ben herşeyi unutmuştum inan bana,senin şuan çalıştığın köpek Benjamin yüzünden,ne yapa bilirdim ,o sırada tam boşluktayken Siya geldi.Siyayla karşılaştığım gün dün gibi aklımda. Ben ona aşık olmuştum,geçmişimi bilmeden ,kim olduğumu anlamadan...
-şimdi bana ona olan aşkını anlatma buna hiç gerek yok,dinleyemem.
-Rebekka o mektubu bulduğumda ben onu seviyordum,defalarca okusam bile bu benim kalbimde başka kıza karşı bi şeyler uyandırmadı.Biliyorum aşağlık herifin tekiyim.Ama Benjamin ......
tüm bunları ,bizim hayatımızı mahv eden oydu,ama sen hala ona çalışıyorsun.
Ben başımı aşağı eğdim,konuşmak için doğru kelimeyi bulamıyordum.
-Bunun için beni suçlayamazsın,bak evliydin ,o katil gelmese bir bebeğiniz bile olacaktı,yine olur ....ya ben....ben o mektubu okuduğumda ne hiss ettim biliyormusun ,tekrar öldüm.Çünkü sen başkasna kalbini çoktan kaptırmıştın.Neden ya Nick neden....
ben onun göğüsüne vuruyordum,o beni daha da kendine çekt. bakışlarımız buluşunca Nickin bir kaç aydır her şeyi tamamen hatırladığı düşüncesi beni ondan uzaklaştırdı
Gözlerim dolsa bile hala ağlamamak için kendimi zorluyordum.
-bu yüzden,Benjamini ne kadar suçlasan bile sende o kadar suçlusun,ben Benjaminle siz yaşayın diye anlaşma yaptım ama o benim de ölmemi istemedi,şimdi beni yargılayamazsın,yardım için geldin eyvallah,ama sonra git ve bir daha hayatıma dönmemeğe çalış,ben seni unuttum,sende beni unut.
-öyle mi bence sen kendin bile dediklerine inanmıyorsun,Ricia hatırlıyormusun bu lakabı sana ben takmıştım,anlamı hırçınlı demekdi.
-söylermisin ,sen ne yapmaya çalışıyorsun ha? neden sürekli geçmişi hatırlatıyorsun..
- çünkü ben dayanamıyorum,iki hayatı ,iki kadını aynı anda sevmeye katlanamıyorum.Diyorum tamam ,ben Siyayı seviyorum,ama rüyamda hep seninleyim......ben...seni hatırladığım günden dayan.........m...ı....y......o..r
O sözünü bitiremedi...boğulurmuşcasına çırpındı ve bir anda baygın bi şekilde yere düştü...Rebekka ona koştu,ama kısa süre sonra kendisi de bayıldı.....