BİR GÜN SONRA “Bey, onu tekrar alacak diyorlar…” “Hiç başını eğmiyor da baksana yüzüne, kızarmıyor!” “Edepten yoksun olunca insan böyle oluyor işte.” Çeşmenin başında durmuş, gözümün içine baka baka dedikodumu yapan kızların suratına sertçe baktım. Aralarında fısıldaşıyorlardı, akılları sıra duymadığımı sanıyorlardı. Önlerine döndüklerinde ellerimi göğsümün üzerinde birleştirdim. Soğuk havada çeşmede su beklemek zor oluyordu ancak elden bir şey de gelmiyordu. Önümdeki kızlar kovalarını doldurarak gittiklerinde yerdeki kovayı tutup çeşmenin altına koydum. Akan su ile kova dolduğunda elime alıp, evin yolunu tuttum. Çeşmeden birkaç adım uzaklaşmıştım ki bir arabaya yaklaştı yanıma. “Esra?” Yılmaz’ın sesini duyunca adımlarımı durdurup arabaya döndüm. “Yılmaz?” dedim şaşkınca, yolun orta

