“Annesinin bir tanesini hor görmesinler…” “Arşı arşı memlekete kız vermesinler…” Etrafımda ellerinde mumlarla dönen kızların dudaklarından dökülen türkü ile kirpiklerimi kırptım. Omuzlarımı dikleştirmeye çalışarak soluğumu yavaşça bıraktım. Üzerimdeki bindallık bedenime yüktü sanki. Beyaz içliğinin üzerine kırmızı kaftanı geçirmiştim, başta ağır gelmemişti ama şimdi gece ilerleyince omuzlarımı ağrıtmaya başlamıştı. Yine de her şeye rağmen beğenmiştim bindallıyı. Kırmızı kaftanın üzerinde sarı işlemeler vardı, eteği yere doğru uzanıyor, sürtünüyordu. Saçlarımı her iki yandan omuzumdan aşağı bırakmıştım. Saçlarımın üzerine de kırmızı bir tül örtmüşlerdi. “Yüksek yüksek tepelere, ev kurmasınlar…” Etrafımda çember olmuş kızların söylediği türkü ile derin bir nefes aldım. İki yıl boyunca

