Hava kararmaya yüz tutmuştu. Derman ilaçları eve bırakıp köye dönmüş, Devrim Alaz ocağın başında, binbir çabayla yaptığı çorbanın başında bekliyordu bir saattir. “Güzelim, çorba hazır.. Varya ömründe böyle güzel tarhana içmemişsindir.” diyip gülerek girdi içeriye. Ama Berivan ilaçların etkisiyle uyuyakalmıştı koltukta. Elindeki tepsiyi masanın üzerine bırakıp, ilerledi kızın başına Devrim. Dudaklarında hafiften bir gülümseme, dilinde çokça şükür vardı adamın. Usulca eğildi sevdiği kızın yanı başına Devrim Alaz.. “Bir insan uyurken nasıl bu kadar güzel olabilir..” diyip dudaklarını dayadı Berivan’ın alnına. O an gözleri kızın bacaklarından yukarıya doğru kıvrılmış elbisesine kaymıştı. İstemeden de olsa içinde ufak ufak kıvılcımlar yanmaya başlasada yutkunup, sımsıkı yumdu gözlerin

