---------------------
25. bölüm:
Telefon elimde boş boş gezinip vakit harcamaya çalışıyordum . normalde çok fazla televizyon izleyen bir yapım yoktu zaten . genelde yabancı dizi hatta çoğunluk ile uzun süre beni bağlamasın diye film izlerim . Nadiren ilgimi çeken yerli dizileri de internetten izlemeyi tercih ederdim . en azında televizyonda izleyip tüm gecemi 1 bölüm için harcamak yerine ilgimi çekmeyen sıkıcı sahneleri çift tıkla geçip esas sahneleri izleyerek bölümü bitirebiliyordum .
Televizyon izlemeyi sevmemem haricinde bugün ayrı bir sıkıcıydı sanki kanallar . talk show veya haber aradım ama haber saati geçmiş ve yerini ya birbirini dinlemeden sırf ses olsun diye kendi fikirleri olduğunu iddia ederek karşılıklı bağrışma programları ya da akşamki dizilerin tekrar bölümleri doldurmuştu tüm kanallarda . izleyecek bir şey bulamayınca kapattım ve tekrar telefonumu aldım elime . lazım olur ise diye indirip nasıl oynandığını hiç bilmediğim oyunları ilk defa açarak nasıl oynandığını öğrenmeye çalıştım . bir çoğunu beğenmemiş ve silmiştim . vakit geçmiyordu sanki . sonunda amcam kapıyı tıklayarak girdi içeri . annem ile Serpil ablam kapının açılırken gıcırdamasına rağmen uyumaya devam ediyorlardı . amcam ilk iş yanıma gelerek nasıl olduğumu sordu .ara sıra hissettiğim hafif dozlu ağrılar dışında iyi hissediyordum hatta serumun verdiği acı tat ve mide yanması da geçmişti . hatta acıkmış hissediyordum zira serum dışında sabah annemin hazırladığı kahvaltılıkları atıştırmam dışında bir şey yememiştim . onu da takriben sabah saat 9 gibi yapmıştım .
Hazır annem ve Serpil ablam uyuyorken amcama yıllık izinde olduğunu benden saklamamasını ve babam hakkında aldığı bilgileri benim ile paylaşmasını söyleyecektim ama ondan önce benim yerimi nasıl öğrendiğini sordum . ona Veysel’in haber verdiğini söyledi . onu aradığında ambulans gelip beni almış , hastane yolundalarmış , amcam da annem ile Serpil ablamı arayıp haber verdikten sonra hepsi birlikte hastaneye gelmişler . geldiklerinde Veysel başımda bekliyormuş , annemler gelince kalabalık yapmamak için hastaneden ayrılmış . demek ki durumumdan az çok haberi vardı. amcamın bakmadığı bir sırayı fırsat kollayarak telefonuma gelen bildirim var mı diye göz attım ama Veysel'den gelen herhangi bir mesaj yoktu. Demekki ameliyat olduğumdan haberi yoktu. neyse canım meraktan bakmıştım sadece zaten .
Hastane personeli akşam yemeğini getirdiğinde saat sekizi on geçiyordu . personel yemekleri koymak için hasta tablasını kurarken çıkan sese Serpil ablam uyanmıştı . annem çok yorgun olacak ki hala uyanmamıştı . sadece hasta ve refakatçi için yemek bırakan personel tablayı kurup yemekleri bıraktıktan sonra 9 buçuk gibi gelip tepsileri alacağını söyleyerek yanımızdan ayrıldı . annem birkaç dakika sonra kendi kendine uyanmıştı . aç olduğum için hemen getirilen yemeklerden atıştırmaya başlamıştım . Amcam ve Serpil ablama da diğer tepsiyi uzattım ama yemek istemediler . evden gelmiş kek börek dururken hastane yemeği mi yenirmiş diye hava attılar bana . yarın sabaha kadar iri taneli şeyler yememem gerektiği söylendiği için sadece önüme getirilen bir tabak az salçalı bulgur pilavı , bir kase mercimek çorbası , yoğurtlu semizotu salatası ve kompostoyu yiyecektim . annem gece acıkırsak diye getirilen yemekleri yanında evden getirdiği saklama kaplarına almış , boş kapları tepsiye geri koymuştu . kendi de diğerleri ile birlikte börekten yedi . sıra geldi yanımda kimin refakatçı kalacağına . ben annemin kalacağını düşünmüştüm ama demin gördüğüm üzere annem ok yorgundu ve gece boyu benimle kalmasını istemiyordum . Amcamdan ya da Serpil ablamdan da kalmalarını isteyemezdim . o sırada kapıdan içeri giren Serhat’ı görmem ile gözlerim çakmak çakmak olmuştu . saat dokuz olmuş , ziyaretçi saati bitmişti . hemşireler odama gelip uyardıktan sonra ufak çaplı bir kıyas yarışı başladı . annem yanımda refakatçi kalmak konusunda ısrarcıydı ama ben yanımda kalmasını istemediğimi açık açık söyledi . Serhat da zaten tüm gece okuyacak şeyleri , halletmesi gereken işleri olduğunu , yanımda durmasa da evde tüm gece zaten ayakta olacağını söyleyerek en azından birinin dinlenmesi gerektiğini söyleyerek annemi eve dönmeye ikna etti . yemek kaplarını almaya gelen görevli ve sonrasında rutin kontrolüme gelem hemşirem Nurgül’ün ziyaret saatinin bittiğine dair uyarıları sonrası zar zor gönderebilsek de hala her birinin aklının bende olduğunu biliyordum . onlar gittikten sonra Serhat yatağımın yanındaki iki kişilik kanepeye yerleşti ve sorgum başladı . refakatçim olarak onu seçerken bu sorgu kısmını atlamıştım maalesef . o saatte okulda olmam gerekirken neden oralarda olduğumu sordu ilk olarak . geç kaldığım için acele acele koştururken yolu karıştırdığımı söyledim . sonrasında neden bayılacak gibi olduğum halde onları aramadığımı sordu . sayısal hafızamı hep taktir etmiş ve hepsinin telefon numarasını ezbere bildiğimi biliyordu o da . o an aklıma gelmediğini , panik yaptığım için sadece aklımdaki şeye odaklanmaya çalıştığımı söylemem üzerine aklımdakinin neden Veysel olduğunu sordu . duraksadım , daha fazla anlatmak istemiyordum çünkü çektiğim acı yüzünden çok değişik bir etki altında hareket ediyordum . sorgudan yırtmak için konuyu değiştirdim bugün okulun nasıl geçtiğini sorarak . cidden bu gece de çalışacak mıydı ?
- Yok , yanında kalmam için yalvaran bakışlarına dayanamadım kuzen . yatıp zıbarcam hiç gece boyu nöbet tutacak halde değilim valla .
- Aman , ne yalvarması be . sen meraklıymışsın ki ben daha bir şey demeden teklif ettin . o ne ısrardı öyle kuzen .
Şaka maka özlemiştim onunla gece boyu oyun oynayıp muhabbet etmeyi . o yurt dışına okumaya gitmeden önce birkaç mahalle ötede Peri yengem ile kalırken daha sık bir araya gelirdik , bazen ben onlarda bazen de Serhat bizde kalırdık . pijamaları giyer , yatakları serer , yatma hazırlığı yapardık . ne zaman güneşin doğduğundan haberimiz olmaz o zombi gibi halimiz ile o kendi okuluna ben kendi okuluma giderdik . şimdi her birimizin kendi meşgalesi vardı dolayısı ile de enerjimi kendi işimize lazımdı . gerçekten de dedğimiz gibi yaptık her birimiz için yorucu br gün olmuştu , hemen uykuya dalmıştık . sabah kahvaltısı getirilene kadar hiç aralıksız uyumuştum ama uyandığımda Serhat çoktan uyanmış ve işine odaklanmayı başarmıştı . kanepede iki büklüm şekilde laptopta on parmak klavye kullanıyordu . kahvaltımızı yapmayı son dakikaya bırakmıştık , personel diğer odaları dolaşıp en son bizimkini almaya gelecekti . biz yemeğimizi hızlı hızlı yemeye koyulurken Serpil ablam ile annem geldiler tekrar . ziyaretçi saatinin başlamasına daha vardı aslında ama sanırım Serpil ablamın kardeşi Eslem abla sayesinde girebilmişlerdir . dün bir ara yanıma uğramıştı ama odam kalabalık olduğu için selam verip çıkmıştı .
Serpil ablam , amcamın onları hastaneye kadar bırakıp işe geçtiğini söyledi , bana da inanmış gibi rol yapmak düştü . öğleden sora doktorum son kez genel muayene yapacak , olumlu teşhisi sonrasında bugün için taburcu olmama izin verecekti . Serhat’ın okula gitmesi gerektiği için onda getirdikleri kahvaltımızın sonrasında annemlerin gelmesi üzerine izin isteyip ayrılacaktı . o çıktıktan hemen sonra Eslem abla yanıma gelme fırsatı bulmuş , geçmiş olsun demeye uğramıştı . beyaz önlük içinde peri kızı gibi görünüyordu . Serpil ablam gibi Eslem abla da çayır yeşili gözlerinin aksine Serpil ablamın aksine sapsarı uzun saçları ile o kadar çok göze çarpıyordu ki . Serhat unuttuğu laptopunu alma niyetiyle geri döndüğünde kapının dibinden bir adım daha içeriye adım atamayıp donup kalarak arkadan bizi izlemeye başlamıştı . Eslem ablanın arkası dönük olduğu için görmemişti ama annem , ben ve Serpil ablam bir anda Eslem abladan gözümüzü alıp arkasındaki Serhat’a odaklanmıştık . hareketi normal değildi ki kime baktığımızı görmek için kendi de arkasına dönüp baktığında o da donup kalmıştı . onlar birbirlerine biz onlara bakışırken oluşan tuhaf atmosferi fark ederek bozan ilk kişi Eslem ablam olmuştu . ilgilenmesi gereken hastaları olduğunu söyleyerek ben çıkmadan önce tekrar uğrayacağını söylemiş ve yanımızdan ayrılmıştı . Serhat da bir anda kendine gelerek kanepenin kenarında minder ile arasına sıkıştırdığı laptopunu almıştı . göz göze geldiğimizde aklının hala az önce gördüğü Eslem ablanın bıraktığı etkide olduğunu anlamıştım . hele bir geçeyim ben bu işin üzerine giderim diye düşünerek ona işe geç kalacağını hatırlattım. Aklı bir karış havadaydı , yine de koşarak çıktı odadan .
Odamdan biri çıkıyor hemen yerine bir başkası giriyordu . Eslem abla ve Serhat’ın ardından Nurgül hemşirem kontrole gelmişti . her şeyin normal olduğunu doktor kontrolunde de bir sıkıntı çıkmaz ise öğleden sonra taburcu olabileceğimi söyledi .
Bir yandan telefonuma mesajlar yağıyordu . Melek bir andan Yaren bir yandan , Mustafa bi yandan soru yağmuruna tutuyor , neden okula gelmediğimi soruyorlardı . anlaşılan Veysel mesajımı okumuş ve sınıf arkadaşlarıma hastanede olduğumdan bahsetmemişti . lafı gelmişken Veysel’den ses seda yoktu dün akşam üstü yazışmamızdan sonra . sınıftakilerin mesajlarına kısa birer cevap yazara şimdilik geçiştirmiştim ne kadar yazarsam yazayım okulda yüz yüze gelince baştan anlatmamı isteyeceklerdi nasıl olsa .
Vakit daha çabuk geçmişti . saat bire gelirken doktorum Hakan bey gelmişti . beş dakika bile sürmeyen muayenede sonunda her şey olması gerektiği gibi , yolunda göründüğünü söyleyerek haftada iki kere kontrole gelmem şartı ile birlikte taburcu olmama izin vermişti . doktorun çıkmasını sahi beklemeden hemen toplanmaya başlayan annem dolabın kapağını açar açmaz üst üste yığdığı çantalar ve eşyalar yere saçıldı . doktor Hakan bey gülümseyerek teyit etti “ bir gece kalacağını söylemiştim değil mi? “ . ben üzerimi değiştirirken Eslem abla bana yardım etmeye gelmişti . Serpil ablam amcamı arayıp çıkmak üzere olduğumuzu haber vermişti . amcam da yakınlardaydım diyerek bir kaç dakika içerisinde hastaneye gelmiş şu anda taburcu olma işlemlerimi tamamlıyordu . annem ile Serpil ablam çantaları toparlamışlardı . yarım saat içinde odayı boşalttık ve amcamın kırmızı arabasına yerleştik . saat ikiye geliyordu . biliyordum hala okul saati içerisindeyiz yani muhtemelen derste olması lazım ama gözüm yine de Veysel’i aradı . niye ise taburcu olmama gelir diye düşünmştüm . hastane apısının önündeki göbekten dünerek çıkışa ilerlerken kapıdan el sallayan kişi o olabilir miydi ki acaba ?