SEVDA ESİRİ 13. BÖLÜM

1008 Words
Başlamadan evvel herkes buraya bir kelebek kondurabilir mi? 🦋 Genç kız duyduklarına inanamıyordu, ciddi manada inanamıyordu. Böyle bir şey nasıl olurdu ki?! Yavaşça yerinden kalkıp, "Buna inanamıyorum... Nasıl söylemezsin bunu bana Ömer?" diyen Esma şokta idi. "Bu basit bir şey değil ki nasıl söylemezsin bunu?!" Ömer de yerinden kalktı ve karısına doğru yürüdü temkinli adımlarla. "Olmadı ki, ben derhal karşı çıktım ve anam bundan vazcaydı. Yemin ederim Esma'm asla kapılarına gitmedik. Şerefim üzerine yemin ederim ki, senden başkasının kapısına gitmedik." derken kendini açıklamaya çalışıyordu. Umuyordu karısı inansın. Esma inansa da Ömer'e kırılmıştı, hem de çok kırılmıştı. Çünkü o kıza gülmüş, hizmet etmiş ve ona abla demişti. Esma bunu bilse şayet katiyen bunları yapmazdı, çünkü en nihayetinde o kız Ömer'e yakıştırılmıştı. Kendisi dışında bir kız ona yakıştırılmıştı ve Ömer bunu ona söylememişti. Gözleri dolar iken elini kaldırdı, "Tamam Ömer daha fazla konuşmak istemiyorum." deyip hızlıca mutfaktan çıktı Esma. Peşinden de Ömer çıktı. Esma odalarının kapısını açıp içeri girdi ve Ömer gelmeden hemen kapıyı kapatıp ardından da kilitledi. Ömer kilit sesini işitti ancak buna inanmak istemedi. Kapı kolunu aşağıya doğru indirdi lakin gerçekten de kilitlenmişti. Esma kapıyı üstüne kilitlemişti. Kapıyı tıklatıp, "Esma güzel karım, lütfen kapıyı açta konuşalım. Yemin ederim sandığın gibi bir şey olmadı. Onların haberi dahi olmadı. Allah şahidim olsun bir tek sen var oldun gönlümde ve hepte sen olacaksın. O husus da öyle değil zaten, açta aslını astarını anlatayım sana." dedi Ömer kısık sesle. Kimsenin duymasını da istemiyordu öte yandan. "Bak aç her şeyi anlatacağım sana." Ömer böyle belki de yarım saat dil döktü, lakin Esma'nın kapıyı açmaya niyeti yok gibi idi. Ancak genç adam da burada böylece kalamazdı, eninde sonunda o odaya girmek zorundaydı. Kendini karısına açıklayıp, ona kendisini affettirmeli idi. Yoksa Ömer asla böyle yaşayamazdı. Genç adam artık umudunu kaybetmiş bir halde kapının dibine oturur iken, bir müddet sonra kilit sesi geldi ve kilit açıldı. Ömer derhal ayaklandı ve kapı kolunu aşağıya indirip odaya girdi. Odaya girince Esma'nın ifadesiz bir şekilde yatağın üstünde oturduğunu gördü. Yürüyüp karısının dizlerinin dibine çöktü ve ellerini onun dizlerine koydu. En yalın ve samimi hali ile kendisini açıklamak üzere dudaklarını araladı genç adam. "Şimdi beni dinle sonra ne istersen onu yap, karşı çıkmayacağım." diyerek kendisine bakan karısının gözlerine baktı Ömer. Sonrada devam etti konuşmasına, öyle ki Esma onu dinleyecekti. "Evvelden anam seni söylemişti lakin ben katiyen kabul etmiyordum." dediğinde Esma tek kaşını havaya kaldırarak bakmaya başladı. Ancak konuşmadı genç kız. "Biliyorsun Ali'nin kardeşiydin ve bu bana yanlış geliyordu ta ki seni fark edip senin Sevdanın Esiri olana kadar. Ondan sonra artık yanlış gelmiyordun lakin senin hislerini bilmediğim ve Ali'den çekindiğim için sustum. Fakat anam üstüme gelmeye başladı bu sefer. Esma'ya yok diyorsan Canan'ı alalım diye. İstemiyorum dememe rağmen bir kaç kez bunun kelamını etti ancak baktı ki ben asla istemiyorum sustu ve bir daha lafını yapmadı. Yemin ederim yapmadı." deyip nefeslendi Ömer. "Allah şahidimdir, senin üstüne yemin ederim ki, haberleri dahi olmadı ve asla kapılarına gitmedik bu husus için." Esma'nın o an usuna bir şey gelmişti, Ömer hastalandığı vakit ağabeyi onu eve getirmişti ve Ömer o zaman 'istemiyorum istemiyorum' diye sayıklıyordu hatta Canan da demişti. Esma bunu çok iyi anımsıyordu. Ancak yine de kendisine bunu yediremiyordu, evet Ömer'in bu durumda suçu yoktu lakin, ona söylememekle hata yapmıştı genç adam. Esma buna kırılıyordu işte. Ömer, "Bir şey demeyecek misin Esma'm?" diye sordu. Derin bir nefes alıp verdi Esma ve ardından dudaklarını aralayıp konuştu. "Sana inanıyorum ancak bana bunu söylemediğin için sana çok kırıldım ve hala da inanamıyorum buna." dedi ve Ömer'in gözlerine baktı. Kısa bir sessizlikten sonra, "Olan olmuş artık bunu geri alamayız ama..." deyip sustu. "Ama?" "Ama bunun için elbette ki bir ceza alacaksın." "Ceza mı?" diye sordu Ömer kaşlarını çatarak. Ayaklanan Esma tepeden kocasına bakarken, "Evet ceza, ben bunu hazmedene değin bana katiyen dokunmayacaksın." dedi ve kendisi gibi ayaklanan kocasına baktı. "O zaman açıkça öl diyorsun bana." Aldığı nefesi seslice verip, "Ölme, biraz sürün sadece." diyen Esma yatağa girdi ve gözlerini yumdu. Bu konuşma bitti demekti. Ömer de bunu anlamıştı ve usulca yürüyüp yatağa girdi. En azından yatağa yatmasına izin vermişti. Buna şükretmeli idi... ♤♧♤ Gece boyunca tek damla dahi uyuyamayan Ömer başucunda ki saate baktı ve yavaşça yataktan kalktı. Uyuyamamıştı çünkü, Esma kendisine sarılmasına da izin vermemiş ve yatağın en uzak köşesine geçip uyumuştu genç kız. İşte o saatten sonra da Ömer'in uykusu kaçıp, gitmişti. Evet bir haftadır birlikte uyuyorlardı ancak Ömer hep karısına sarılıp uyuduğu için şimdi sarılmayınca hali ile yadırgamıştı. Uyku da uyuyamamıştı pek tabii... İlk önce hamama girip elini yüzünü yıkadı ve diğer işlerini halletti genç adam. Ardından da kendi özel olarak yaptığı dolabın karşısına geçip kıyafet çıkardı giyinmek için. Siyah bir gömlek ve aynı şekilde siyah bir pantolon giyinip sessizce dolabın kapaklarını kapattı. Sonra da yatakta masumca uyuyan karısına yaklaştı, evet ona dokunmasına izin vermiyordu ancak şimdi uyuyordu ve Ömer ondan gizlice bir öpücük çalabilirdi. Eğilip Esma'nın yüzüne gelen saçları geri çekti ve alnına çok hafif bir buse kondurdu. Bu ona katiyen yetmemişti amma daha fazlasına da cesaret edememişti. Halen orada öylece bekler iken Esma gözlerini yavaşça araladı ve tam yanıbaşında duran adama baktı. "Ömer?" dedi Esma uyku mahmuru bir sesle. Elini karısının saçlarından çekmeyip, ona hayranlıkla bakan Ömer, "Uyu sen güzel karım. Ben gidiyorum, akşama geleceğim ve güzel bir şekilde konuşacağız. Olur mu?" diye sordu beklenti dolu bir şekilde. Esma hafifçe başını sallayıp, "Tamam, dikkatli ol." dedi ve ona arkasını döndü. Dönmesi ile de geceliği tamamen yukarı sıyrılmış ve kalçaları tamamiyle ortaya çıkmıştı. Ki hiç kapatma derdine de girmemişti genç kız, belki de bilerek yapıyordu. Ömer gördüğü görüntü ile sertçe yutkundu ve karısının güzel kalçalarına melül melül bakmaya başladı. Hak mıydı, reva mıydı bu ona?! Giderayak işkence mi edeyim diye düşünmüştü bu kız?! Dokunmak için deli gibi bir isteği olsa da bunu yapmadı, daha doğrusu yapamadı. Çünkü Esma ona bir ceza vermişti ve Ömer bu cezayı Esma kaldırmadan bozmak istemiyordu. Zaten kendisi de buna dayanamayacaktı, ki genç adam buna inanıyordu. Kafasını iki yana sallayıp, ayaklandı ve hızlıca odadan çıktı Ömer. En iyisi buradan biraz uzaklaşmaktı, yoksa odaya girer ve usunda olan her şeyi karısının güzel bedenine yapardı... BÖLÜM SONU... BÖLÜM BİTTİ, NASIL BULDUNUZ?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD