Asil Denizhan Kapı kolunu çevirmek üzereydim ki, tam o saniye kapı aniden içeri doğru açıldı. İçgüdümle geri sıçradım ama zihnim hâlâ birkaç saniye öncesinde, o odada kalan görüntüde takılı kalmıştı. Yağmur. O lanet olası dantelli pijamasıyla, sabahın ilk ışığında uykudan uyanmış saçları dağınık, gözleri uyku mahmurluğuyla dolu... Zihnimin gözünün önünden gitmiyordu. O sırada kapıdan içeri dalan gölgeyi, bu kutsal alana yapılmış bir saldırı, ona yönelik bir tehdit olarak algıladım. Hiç düşünmeden yılların sokaklarda, karanlık işlerde kazandırdığı içgüdüyle yumruğumu savurdum. Yumruğumun kemikleri, bir et ve kıkırdak sesiyle buluştu. Ancak o zaman gördüm. Anıl’ın şaşkın ve acı dolu gözleri. Lanet olsun! Anıl! Kardeşim, ne yaptım ben? Anıl, bağırıp sendeledi ve koridorun soğuk duvarına ç

