"Şeytanın kendisi korkunçtu ta ki onu tanıyana kadar." Bir Kölenin Anıları 3. Tablet 3. Paragraf Olayların hızı karşısında kendimi hız trenine binmiş biri gibi hissediyordum. Reddedilme, vapur, kaza, başka bir bedende uyanma, kölelik ve sonunda birde röntgencilik işin içine girmişti. Durup ne yaptığımı ne yaşayacağımı anlayacak vaktim olmamıştı. Bir an Ezulla'ydım bir an sonra köle olarak benliklerimi unutmam emrediliyordu ve sonra gördüklerim vardı. Acaba ahlak kavramı bu zamanda farklı mı işliyordu? Buradan nasıl kaçacaktım? Kaçabilecek bir zaman ve imkan bulsam bile gidecek bir yerim var mıydı sanki? Şimdi köle kızların neden arabada o ifade ile oturduklarını daha iyi anlıyordum. Oysa onların kaçması halinde gidebilecekleri bir evleri vardı. Düşüncelerim beni mantığa sürüklerken

