KARDELEN Nefesim boğazıma takıldı. Ciğerime değil, doğrudan kalbime doldu o öpücüğün sıcaklığı. İçimde ne varsa birbirine karıştı. Öfke, utanç, özlem, pişmanlık, inat… Hepsi aynı anda çarptı duvarlarıma. Geri çekildiğinde göz göze geldik. Ve o an, her şeyi unuttum. Abilerimi, hastane odasını, hatta kafamda hâlâ sızlayan yaranın ağrısını bile... Sadece o vardı karşımda. Ve bana sorduğu o soru. “Onun da seni öpmesine böyle izin verebiliyor muydun?” İçimde buz gibi bir sessizlik oluştu. Yutkundum ama boğazımdaki düğüm çözülmedi. Konuşamadım. Sadece gözlerini izledim. Kararlıydı. Tedirgin değildi. Sınırımı biliyordu ama yine de adım atıyordu. Bana sahip çıkışına mı sinirlensem, yoksa bu kadar sahiplenilmenin üzerimde bıraktığı etkiye mi utanıp kızarsam bilemedim. Ama bir şey çok netti. İç

