CİHAN ALİ Kapı yüzüme kapanırken hâlâ donmuş haldeydim. Gözlerim kapının tokmağına dikili kalmıştı. Birkaç saniye ne dediğini çözmeye çalıştım. “Bir yerlerin şişsin... ama indirmeyeceğim...” Lan bu kız ne haltlar edecek? Aklında ne var bunun? Kesin ağzıma sıçacak. Evlenmesem mi acaba? Kafamın içi karmakarışıktı. Hem sinirliydim, hem hayran, hem tedirgin... hem de başka bir şey. Adını koyamadığım bir şey. Başımı iki yana sallayıp gözlerimi kıstım. Sonra elime baktım. Yumruklarımı öyle sıkı duvara geçirmişim ki, boğumlarımın etrafında kurumuş ince kan çizgileri kalmıştı. Lavaboya yürüdüm, soğuk suyu açtım. Elimi suyun altına tutarken hafif bir yanma hissettim ama aldırmadım. O an içimdeki tek acı fiziksel olan değildi. Kurulandıktan sonra odayı geçip balkona çıktım. Elimi cebime attım,

