KARDELEN Sabah kahvaltısından sonra konakta hafif bir telaş başladı. Herkes giyinmek, hazırlanmak, güne ferah bir çarşı gezmesiyle devam etmek istiyordu. Ben ise biraz daha sakin kalmaya çalışıyordum. Giyinirken elim sürekli yeşil fistanın kumaşına gidiyordu. Dünden kalma duygular hâlâ tazeydi üzerimde. Ama buna rağmen suratımda hafif bir tebessüm vardı. Sanki bir şeyler değişmeye başlamıştı ve ben farkında olmadan bu değişimin ortasında kalmıştım. Alt kata indiğimde Yeşim’le Hatice de çoktan hazırlanmış bekliyorlardı. Yeşim, saçlarını at kuyruğu yapmıştı, enerjik görünüyordu. Hatice ise utangaç bir tebessümle yanıma gelip, “Çok güzel olmuşsun Kardelen,” dedi. Gülümsedim. “Teşekkür ederim canım, sen de öyle.” Tam o esnada, Yeliz burnunu kırıştırarak yanımızdan geçti. Sert ve alaycı bir

