Sofrada yok yoktu... Mahluta çorbası, patlıcan kebabı, çiğköfte, lahmacun, mezeler, aya köftesi, el açması baklavalar... Her şey uçtan uca masaya dizilmişti. Nezaket ve tanışma eşliğinde yemekler yendi. Mahmut Ağa, karşısında bu kadar genç birini beklemiyordu. Daha çok kendi yaşına yakın, kasıntı biri beklerken herkes otuz iki yaşında, güleç yüzlü bir adamla karşılaşınca afalladı. Bir yandan da düşünüyordu: "Bu adamdan nasıl korkar herkes?" İsmi bile birçok sorunun çözümü olurdu ama şimdi karşılarında gayet doğal davranan, iş konuşan, şakalaşan genç bir adam vardı. Bilmeyen biri dışarıda görse Kenan Karahanlı olduğunu tahmin bile edemezdi. "Mahmut Ağa, misafirperverliğinizden çok memnun kaldım. Bana gösterdiğiniz bu saygıdan dolayı çok müteşekkirim." Azad ve diğerleri de oğulları yaşı

