KENAN Gözlerimi bir bağırış sesiyle açtığımda, odaya sızan sabah ışıkları gözlerimi kamaştırdı. İlk anda ne olduğunu anlamadım; kafam hâlâ uykunun bulanık sisiyle doluydu. Sonra, bir anda gece olanlar zihnimde canlandı, keskin bir bıçak gibi beni ayılttı. Gece boyunca zümrüt gözlü kız, yani Mihrimah, uyumamıştı. Onun huzursuzluğunu hissettiğim için ben de gözlerimi kapatıp dinlenememiştim. Yatağın içinde bir süre kıpırdanmış, nefesini dinlemiş, sonunda sabaha karşı ancak birkaç dakikalık dalgın bir uykuya teslim olmuştum. Ama işte şimdi bu bağırış, beni o kısa huzurdan koparıp gerçek dünyaya geri çekmişti. Yataktan doğrulurken kulaklarımı sesin kaynağına çevirdim. “Ada mıydı bu bağıran?” diye mırıldandım kendi kendime. Ses tanıdık geliyordu ama emin olamıyordum. Uykunun ağırlığı hâlâ üz

