Hazırlık

995 Words
Sevgili okur ,geleceğe dair hevesle planlarınızı yaparken hayatın da sizin için bir planı olduğu gerçeğinden kaçamazsınız. "Bayan Lá Verné işinin ehli olduğunu bir kez daha kanıtladı." Leydi Allyson geçen hafta seçtiği kumaşların Bayan Lá Verné 'nin usta ellerinde birer şahesere dönüşmüş görüntüsüne hayranlıkla baktı. " Berbrooke Baronesi Leydi Matilda'nın açık hava balosu için mükemmeller." Katherine uçuk sarı renkli elbiseyi eline alarak etrafında dönmüştü. "Leydi Berbrooke ölen kocasının yasını tutmayı ne zaman bıraktı?" Heaven başını onaylamadığını belirtircesine iki yana sallarken insanların unutkanlığını hafife aldığını düşündü. Baron Marquez Berbrooke, altı ay önce yakalandığı soğuk algınlığını atlatamamıştı. Leydi Berbrooke'un sezona başlamasının en azından bir yıl kadar sürmesi beklenirdi fakat insanlara şaşırmaması gerektiğini er ya da geç öğrenecekti. "Sanırım bu hafta. " diyerek kıkırdadı Katherine. "Kocasına biraz bile saygısı olan herhangi bir kadının yapması gereken, en az bir yıl merhum kocasının yasını tutmak olacaktır fakat Leydi Berbrooke'un kocasına saygı duyan bir kadın olduğunu kim söyledi?" Leydi Allyson iki kızına dikkatle baktı. "Babanız öldüğünde kendime gelebilmem iki yılımı aldı." "Babam bir yerlerden bizi izliyorsa eğer seninle gurur duyuyordur." Heaven alayla gözlerini devirirken "Heaven'ın işleri devralması ve beklenenden daha iyi idare etmesi hepimizin acısını hafifletti. " diyerek orta yol bulmaya çalıştı Katherine. Annesi ile ablasının arası henüz tam manasıyla düzelmemişti. Leydi Allyson Heaven'a kısık bir bakışla karşılık vererek Katherine'e döndü. "Vikont ve vikontesin de baloya katılacağı konuşuluyor. Bu nedenle daha özenli olmalıyız." "Vikont'un bir dans teklifi daha etmesi beni onurlandırırdı." "Elbette edecektir. " Leydi Allyson buna kesin gözüyle baktığını belli ederken Heaven kısık sesli söylendi. Vikont onca tartışmadan sonra Katherine ile yeniden dans ederse Heaven kesinlikle buna engel olmak için elinden geleni yapmaya hazırdı zira öyle bir adamın kız kardeşine ilgi duyması isteyeceği en son şey olurdu. "Cecilla Gillian 'ın vikont ile evleneceğine dair kesin konuşmasına ne diyorsunuz ?" Katherine derin bir iç çekti. Cecilla bu sezonun ilgi çeken bir başka leydilerindendi ve itiraf edecek olursa oldukça güzel ve alımlı bir kadındı. "Başındaki gudubet annesi olmasaydı muhtemelen bir şansı vardı." Heaven o ailenin fertlerinin pirinç tanesi kadar beyne sahip olmadığını düşünüyordu. "Leydi Gillian son derece disiplinli bir kadın. " Leydi Allyson elini geçiştirir gibi salladı. "Yine de zavallı kızlar babalarına biraz olsun benziyor olsaydı en azından nerede konuşup konuşulmayacağını bilirlerdi." "Lord Gillian'ın ,tüm mal varlığını kumarda kaybedişinin ardından pek de konuşacak hali kalmadığını sanıyordum. " Heaven annesinin kimleri övdüğü konusunda hiçbir fikri olmadığı kanısına vardı. " Bu talihsiz bir hataydı." "Pişmanmış gibi göründüğünü hiç sanmıyorum." Heaven komodinin üzerinde okunmayı bekleyen mektuplara göz attığında "Sevgili ablacığım. " diyerek yüzündeki büyük gülümsemeyle ablasına yaklaşan Katherine ,eline aldığı vişne çürüğü rengindeki elbiseyi Heaven'a doğru uzattığında "Balo akşamı bu elbisenin seni daha cazibeli göstereceğini şimdiden görebiliyorum." dedi. Heaven kız kardeşinin elindeki elbiseye kısa bir bakış atarak . "Baloya gelmiyorum Katherine!" dedi. Belki de gitmeliydi en azından kız kardeşinin abartılı vikont hayranlığına biraz olsun gölge düşürmek, geleceği açısından olumlu bir adım olurdu fakat bu istek vikontun yüzünü görmeye değer miydi? Hiç sanmıyordu. "Bu mümkün değil!" Leydi Allyson itiraza yer olmadığını belirtirken "Zaten şimdiden iki baloya katıldım. Yeterli olduğuna eminim." dedi Heaven. Annesinin emrivakilerinden sıkılmıştı. "Gün boyu oradan oraya koşturuyorsun ve bir geceni annene ve kız kardeşine ayıramıyorsun." diye hayıflandı Leydi Allyson fakat bu ,onun duygu sömürülerinden yalnızca biriydi. Her seferinde Heaven'ı kandırmasının başka açıklaması yoktu. "Annem ve kız kardeşim bensiz gayet iyi idare edebilecek yaştalar." Heaven bir balo daha kaldıracak durumda olmadığını daha ne kadar belli edebileceğinden emin değildi. "Tıpkı babana benziyorsun fakat o ne kadar çalışırsa çalışsın beni hiçbir baloda yalnız bırakmayacak kadar iyi yetişmiş bir beyefendiydi." "Heaven ,lütfen!" Katherine ablasına kedi yavrusu gibi bakışlar attığında "Sensiz kendimi yalnız hissedeceğimi biliyorsun. " dedi. "Her baloda dans kartına adını yazdıran onca beyefendiye rağmen mi?" Heaven tek kaşını alayla kaldırarak kız kardeşinin gözlerinin içine baktı. Leydi Allyson'un daha genç haliydi Katherine. Yine de aklın yolu birdi. "İtiraz etmeyi bırak. " Leydi Allyson son sözü söylediğini belli edercesine omuzlarını dikleştirirken " Sezon bitene kadar kız kardeşinin yanında olmalısın." diye ekledi. Heaven bıkkınlıkla yerinde doğrulurken Katherine'in elindeki elbiseye son bir bakış attı. "Bu elbiseyi giymeyeceğim." *** "Bu aralar seni kulüpte çok sık görmeye başladık. " Robert Burnham Christian'ın yanındaki boş koltuğa gelişi güzel otururken "Amerika seni uysallaştırmış.'' diye ekledi. Christian yüzünde yarım bir gülümsemeyle kadehini kaldırdı. "Uysallaştığım gün öldüğüm gündür. " " Açıkladığın iyi oldu zira senin için endişelenmeye başlıyorduk." Lord Burnham cebinden çıkardığı purosunu yakıp güçlü bir nefes çekti. "Aslında ben de seni görmek istiyordum." dedi Christian , hafifçe öne eğilerek Robert'in gözlerinin içine baktı . "Leydi Watson hakkında ne biliyorsun?" diye sordu. Robert gelen soruyla purosunun yoğun acı dumanın soluk borusunu yakışını hissederken bir kaç kez öksürdü. "Bahsettiğin..." "Kesinlikle Heaven Watson değil !" Christian 'ın bir anlığına yüzü kararmıştı. "Ah..." Robert yerinde doğrulurken "Katherine Watson iki sezondur oldukça ilgi çeken bir kadın . " diye devam etti. "Güzel , alımlı ve hoş fakat oldukça konuşkan biri. Onunla bir kez dans ettim ve inan bana anlattıklarının bir çoğunu bile hatırlamıyorum." "Devam et ..." Christian sırtını geriye yaslarken meraklı bir ifadeyle bakıyordu . "Neden soruyorsun? Yoksa Leydi Watson'a karşı özel bir ilgin mi var ?" "Neden olmasın ?" diyerek omuz silken Christian elbette Robert ile planlarını paylaşmayacaktı. Robert Burnham buna pek de inanmış görünmese de " Bildiğim kadarıyla bir kaç gündür taliplerini evinde ağırlıyor. Fakat henüz karar vermediği açık zira Heaven Watson gibi bir ablası varken oldukça seçici davrandığına eminim." "O halde ablasını fazlasıyla önemsiyor." Christian için bu yeni bir bilgi değildi. "Heaven Watson hiçbir baloda kardeşini yalnız bırakmıyor ama balolara kendi isteğiyle gelmediğine eminim. " Robert emin olamazmış gibi Christian'a kısa bir bakış attı. "Katherine Watson her ne kadar hoş bir kadın olsa da Heaven Watson pek de senin kalemin değil ." "Ne demek istiyorsun?" Christian Heaven Watson'un kalemini kendi elleriyle kıracaktı. "Bir ejderha gibi kız kardeşinin tepesinde ve onaylamadığı biriyle kız kardeşini evlendirmek istemeyeceği kesin ." Christian yüzüne kendini beğenmiş bir gülüş yerleştirerek içkisinden küçük bir yudum aldı."Bunu göreceğiz." "Yüklü miktardaki çeyizini Heaven Watson'ın karşıladığını düşünürsek bu kadar iddialı konuşmamalısın. " "Heaven Watson çetin ceviz olabilir fakat bu defa sert kayaya çarptığını acı bir şekilde öğrenecek. "
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD