Tam olarak nefes boruma, ya da yemek boruma o an boru ayrımı yapamayacak kadar karmaşık hisler içindeydim, sert bir cisim gelip oturdu. Ayağa kalkıp, telefona giderken ayaklarım güçlenmiş, adımlarım cesaret kazanmıştı. Annem haklıydı, bana derman o saniye içinde gelmişti zaten. Telsizi kulağıma götürürken annemin ilk saniye ki çapkın bakışına maruz kalınca telefonla birlikte mutfağa girdim ve kapıyı ardımdan kapadım. O süre zarfında tek kelime etmedim ve tam kapıya sırtımı dayadığımda, "Derman Abi?" diye yalvardım.Bu iki kelimeye bir yalvarma demek belki anlaşılmaz ifadeler silsilesi olurdu ama telaffuzum tam olarak buydu, ben ona "Nolur, bana yüz çevirme," diye sadece bu iki sözle o an, gurur falan hiç olmuşcasına yalvardım içten içe. Saliseler sonra nefesine karışık, Derman'a ait o buğu

