Miran’ın geniş omuzlarını, sırtındaki her bir kası titreyen ellerimle lifledim. Su, onun nâsırlı teninden aşağı süzülürken ben sadece bir gölge gibi hareket ediyordum. İşimi bitirdiğimde kenara çekilip başımı öne eğdim. Miran aniden bana döndü; suyun altında parlayan ıslak bedeniyle üzerime doğru bir adım attı. Sıcak elini belime attı ve beni kendine sertçe çekti. Vücudumun titremesi onun göğsüne çarptığında duraksadı. Parmak uçları ıslak saçlarımın arasından boynuma, az önce dişlediği o morarmış yere kaydı. Bakışlarında anlık, ne olduğu belirsiz bir tereddüt ya da belki de sadece doygunluğun getirdiği bir bıkkınlık belirdi. Göz göze geldiğimizde, o karanlık derinlikte bir anlık vazgeçiş gördüm. Beni aniden serbest bıraktı, sanki dokunduğu şeyden bir anda iğrenmiş ya da sıkılmış gibi g

