Zeyno’nun odasında, her kaşıkta biraz daha kendime gelmeye çalışırken kapı aniden tekmeyle açıldı. İçeri giren Elvan’dı; gözlerindeki o saf nefret, abisinin odasında bıraktığı yerden daha da hiddetli bir şekilde parlıyordu. "Hâlâ burada keyif mi çatıyorsun sen!" diye bağırdı Elvan. Masadaki tepsiye bir tekme attı, kâsedeki çorba yere saçıldı. Kolumdan tutup beni yatağın üzerinden yere doğru hırpalayarak çekti. "Abim sana yemek ye dedi diye kendini bu konağın hanımı mı sandın? Sen annemin katilisin, sen sadece bir kölesin!" Elvan saçlarıma asılıp başımı geriye doğru sarstığında, canımın acısıyla dilsiz bir feryat kopardım. Ama bu sefer Zeyno sessiz kalmadı. Hemen aramıza girip Elvan’ın ellerini tuttu. "Yeter artık Elvan Hanım!" dedi Zeyno, ilk defa bu kadar sert ve kararlı bir sesle.

