MIRAN Gözlerimi açtığımda başımda balyozla vurulmuşlar gibi ağır bir ağrı vardı. Perdenin aralığından sızan güneş ışığı gözlerimi yakıyordu. Doğrulmaya çalıştım ama bedenim sanki tonlarca yükün altında kalmış gibi hantaldı. Çıplak tenime değen soğuk hava beni kendime getirdi. "Lan..." diye mırıldandım boğuk bir sesle. "Ben bu saate kadar hayatta uyumam." Zihnim bulanıktı. Geceyi hatırlamaya çalıştım; Elif’in altımdaki o sızlanışlarını, o suyu içişimi... Su! Suyun tadı bir garipti. Yataktan hırsla kalkıp üzerime pantolonumu geçirdim. Odanın sessizliği içime bir kurt düşürdü. Normalde Elif’in köşede büzülmüş, benden emir bekliyor olması lazımdı. "Elif!" diye seslendim. Cevap yok. Banyonun kapısını tekmeleyerek açtım, boştu. "Dilsiz! Neredesin lan?" Tam o sırada kapı hızla açıldı, iç

