Ayora'nın mesajı, gece yarısından sonra, telefonunun ekranında sessizce parladı. Zarek, Beta ofisinde, bir dağ gibi yığılmış evrak yığınlarının arasında oturuyordu. Uyumamıştı. Uyuyamıyordu. Ekran ışığı, karanlık odada yüzünü aydınlattı. Onun adını görünce, göğsüne bir yumruk yemiş gibi oldu. *Zarek, merhaba. Birkaç gündür görünmedin... Umarım sen de iyisindir.* Her kelime, onun nezaketini, o her zamanki dikkatini yansıtıyordu. Ama arkasında, Zarek'in içini kemiren bir soru vardı: *Neredesin?* O, bu soruyu sormamıştı bile. Sadece endişelenmişti. Bu, daha da acıtıyordu. Parmakları, bir cevap yazmak için harekete geçti. *İyiyim. Görevdeydim. Keyfini çıkar.* Basit, mesafeli, güvenli. Ama tuşlara basamadı. Çünkü kararını çoktan vermişti. Ayora, Karaay'daydı. Arel'in topraklarında. Onun yan

