bc

GÜÇLÜ BİR 'BEN'

book_age18+
2.6K
FOLLOW
21.2K
READ
contract marriage
HE
love after marriage
arrogant
boss
sweet
bxg
serious
office/work place
childhood crush
musclebear
like
intro-logo
Blurb

...O an kırmızı şarap tüm gömleğimi mahvetmişti.

İşte bunu beklemiyordum. Sinirlendim de... Ama sesinde ki o şaşkınlık ve pişmanlık... O zaman beni başkası sandığını anladım ve gevşemeye çalışıp içki ısmarladım. Birden bana dönüp "Bu arada ben Deniz. Sizin adınız neydi?" diye sordu. Gülümsedim. Şimdi keyfim daha da yerine gelmişti.

"Ben Demir. Sizin deyiminizle 'Büyük Patron'

chap-preview
Free preview
Yeni Bir Başlangıç
Ofiste toplantı tutanaklarına göz gezdirirken telefonumun çalmasıyla irkilip üzerime kahve dökmek olacak iş miydi şimdi? "Efendim?" diyip bir yandan da üzerimi temizlemeye çalışıyordum. "Deniz Hanım, Ercan bey diğer hatta, bağlıyorum" diyen asistanımı şu an boğabilirdim. "Merhaba Ercan Bey, güzel haberler vereceksiniz umarım" "Merhaba Deniz Hanım. Haberler güzel evet . Akşama yemek ayarladım orada konuyu bağlayacağımıza inanıyorum." "Anlaştık. Görüşmek üzere" deyip keyifle arkama yaslandım. Üzerime dökülen kahve şuan umurumda bile değildi. Uluslararası ticaret yapan bir şirketin üst düzey yöneticisi olmam 10 yılıma mal olmuştu. Başarılı bir üniversite hayatı, doğru yerde staj fırsatı, gece gündüz demeden çalışma ve ailemin desteğiyle şuan olduğum mevkiideydim. Hiç kolay olmamıştı ama değmişti. 32 yaşında buralara gelmek benden çok şey alsa da çok şey de katmıştı bana. Şimdi hayallerimde olmak istediğim yerde mutluydum. Ama bir o kadar da yorgundum. Ne bir arkadaş çevrem vardı ne de hiç bir şey düşünmeden dağıtabileceğim bir gecem. Tek yaptığım işe gitmek, saatlerce çalışmak ve eve gidip uyumak. Şimdi yine aynısını yapacaktım. Önce üzerimi değiştirecek sonra da yemeğe katılacaktım. 6aydır çalıştığımız bir proje için artık antlaşma vakti gelmişti. Bu işi de alırsak kendime dinleneceğime dair söz vermiştim. Yedek kıyafetlerimden birini giyinip kendime çeki düzen verdikten sonra bir süre daha çalışmaya devam ettim. Zaman nasıl geçti anlayamadan, asistanım Jale ile toplantı yapacağımız restorana doğru yola çıktık. Yol boyunca görüşme ile ilgili önemli notları paylaşırken Jale benden daha heyecanlıydı. " Deniz Hanım, Demir Bey bu anlaşma için bizi çok yordu. Adamla yüz yüze dahi gelemedik . İnsan nezaketen bir kendini göstermez mi yahu? çok sinir bozucu" deyip sinirle arkasına yaslandı. Jale ile 6 yıldır beraber çalışıyorduk. En güvendiğim kişi oydu, a dan z ye beni tanıyor nerede nasıl tepki veririm önceden anlayabiliyordu. Onun asistanlığımı yapması benim en büyük şansımdı. O yüzden verdiği tüm saçma sapan tepkiler, yanımda doğal olması az da olsa arkadaş ihtiyacımı dizginliyordu. "Hangi işimiz kolay oldu ki Jale bunun kolay olmasını bekliyorsun."Bu akşam bu işi de halledeceğiz. Germe beni yemek boyunca, olur mu?" deyip gülümsedim. Restoranta varınca Ercan Bey bizi kapıda karşıladı. Kendisi arabuluculuk yapıp komisyonunu almanın peşindeydi. İşinde çok iyiydi o yüzden şikayetçi değildim. "Hoş geldiniz Deniz Hanım. Ahmet Bey burada" "Ahmet mi, Demir Bey in asistanı mı? Sakın bana o gelmeyecek deme" dedim bir an sinirlenmiştim. Bu işin daha fazla uzamasını istemiyordum. "Ben de anlamadım inanın. Telefonda Ahmet Bey Demir Bey in de burada olacağını söylemişti ama maalesef başka bir işi çıkmış" konuşmasından onun da en az benim kadar gergin olduğu belli oluyordu. "Daha fazla uzamasını istemiyorum bu mevzunun ya Demir Bey le ya da onsuz bu işi bu akşam bitirelim" dedim ve masaya doğru ilerledim. Demir Bey in olmayışı beni germişti. Jale'nin söylediği gibi ben de sinir olmaya başlamıştım artık. Emek verilen bir proje , aylardır çalışıp çabalayan bir ekip... Bu böyle daha fazla uzayamazdı. Kararlıydım. Yemek boyunca şirketlerini ve yaptıkları işi övüp duran Ahmet Bey'e en sonunda dayanamayıp "Sizinle bu zaman kadar açıkça niyetimizi konuştuk. Gerekli çalışmalar yapıldı. Şimdi bana Demir Bey yok deyip anlaşma işini uzatmayacaksınız umarım Ahmet Bey" deyip arkama yaslandım. Bir an şaşırmış gibi olsa da çabucak toparladı. "Öyle bir niyetimiz yok Deniz Hanım. İnanın biz de bu iş için heyecanlıyız. Sizden 1 hafta daha istiyoruz sadece" dedi ve içkisinden bir yudum daha aldı. Jale bunu duyar duymaz "Deniz Hanım rezervasyonunuzu iptal edeyim mi o zaman" dedi ve "pardon sırası değil" deyip sustu. Normalde böyle gafları olmadığı için ben de şaşırmıştım. Bir hafta daha beklemeyecektim. Sırf kendini düşünen egoist bir iş adamı için bir daha kendime ayırdığım tatili iptal etmeyecektim. 10 yıldır 1 günümü dahi kendime ayıramamıştım. Bir sonraki sefere deyip iptal ettiğim onca rezervasyon vardı "Bu sefer değil" dediğimde Jale şaşkınlıktan çatalını tabağa sertçe düşürdü. "Haftaya görüşürüz o zaman Ahmet Bey" deyip masadan kalktım. Jale hala kendisini toparlayamamıştı. Ağzı açık bana bakarken bakışlarımla -hadisene- der gibi hareket edip restorandan çıktık. Arabaya bindiğimde "önemli bir şey olmadıkça mesaj dahi yazma Jale. Sen de 3 gün izin kullan. İşe geri dönünce de akşam raporu verirsin. Döndüğümde haber veririm. İyi geceler" deyip ordan ayrıldım. Dikiz aynasından Jale nin hala öylece orda kalakaldığını görebiliyorum. Eve vardığımda ceketimi çıkartıp güzel bir müzik açtım. Annemlerin Avustralya dan getirdiği şarabı kadehime doldurdum. Bir yandan gömleğimin düğmelerini açarken bir yandan da küveti sıcak suyla doldurmaya başladım. Yarını, işi düşünmeden rahat bir gece geçirdiğim nadir anlardan biriydi bunun tadını çıkarmalıyım. Gözlerimi yumup arkama yaslandım. Sıcak su çok iyi gelmişti. Kaslarımın gevşeyişini hissetmek beni çok rahatlamıştır. Anlaşmayı yapacağımıza çok inanmıştım. Böyle tatile çıkmayı aklımın ucuna dahi getirmiyordum ama artık gücümün kalmadığını farkındaydım. Bu tatil bana iyi gelecektir.İnanıyordum. Sabah alarmım çalmadan uyanmıştım. Alışkanlıklar işte... Kalkıp sabah rutinimi hallettikten sonra kahvemi yudumlamaya başladım. Gece yatmadan hazırladığım bavulum kapının önünde duruyordu. Telefonum çaldığında penceremden izlediğim manzaram ilk kez daha güzel görünmüştü gözüme. Arayan site güvenliğiydi çağırdığım taksi gelmişti. Aynada son kez kendimi kontrol ettiğimde sonuçtan memnundum. Siyah bir tayt üzerine kısa bir bluz omzuma da hırkamı atmıştım. saçlarımı yukarıda at kuyruğu toplayıp sıkıca bağlamıştım. Spor ayakkabılarımı giyip güneş gözlüğümü aldım ve 1 haftalık tatil için evimden ayrıldım. Uçak yolculuğu yapmayı sevmiyordum. İnanılmaz gerildiğim anlardandı. Bu sefer ta ki uçak inen kadar uyumuştum. Toparlanıp otele geçtiğimde ilk tatilimin tadını sonuna kadar çıkartmaya kararlıydım. (Şimdi okuyacaklarınız Demir'in gözünden olacak) Demir Otoparkta arabayı parkederken birden siyah bir araba hızla yan tarafımdaki boş yere park etti. Araçtan indiklerinde arkalarında benim de yürüdüğümü fark etmeden konuşuyorlardı. İlk başta ne konuştuklarını önemsemedim ta ki kısa boylu olan "Deniz Hanım uçak biletiniz tamam, otel tamam, taksi işini sabah kendiniz halledeceğinizi söylemiştiniz. Şimdilik hepsi bu şekilde Demir Bey ile olan görüşme sonrası tatildesiniz" deyince o an önümde yürüyen bu iki kadının az sonra imza için oturup anlaşacağım Deniz Hanım ve asistanı olduğunu anlamıştım. Tam selam verecekken Deniz Hanım olduğunu tahmin ettiğim kadın "Hele şu Demir Bey i bir görelim. 6 ay boyunca sadece asistanı ile görüştük büyük patron tabi yüz yüze neden görüşsün. Gereksiz bir sürü iş çıkardı. Başka bir şirket olsa elli kez işi bağlamıştım. Çok yordu beni. Bitsin artık" dediğini duydum . Neden bilmem ama o an içimde bu işi daha da süründürmek gerektiği fikri doğdu. Demek öyle Deniz Hanım 'büyük patron'. Az daha sürün.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Ağanın Sözde Karısı

read
91.0K
bc

AŞKLA BERDEL

read
93.7K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
560.8K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1K
bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.3K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
54.4K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
59.2K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook