Hikâyelerimde güçlü kadınlara yer veriyorum.
Susarken ne hissettiklerini, karar verirken hangi korkularla yüzleştiklerini, vazgeçmemek için kendilerine nasıl tutunduklarını anlatıyorum.
Okuyan herkes, karakterlerin iç dünyasını hissedebilsin; yalnız olmadığını anlasın istiyorum.
Yeni başlayan bir yazarım. İnsanların dışarıdan güçlü, içeride ise ne kadar kırılgan olabildiğini yazmaya çalışıyorım. Kelimelerle kendime ve okura alan açmaya çalışıyorum.
Söylenmeyen cümlelerin, yarım kalan duyguların peşindeyim. Yazmak, benim susarak anlatma biçimim.
Bazı yangınlar söner.Bazılarıysa insanın içinde yaşamaya devam eder. Yaz, geçmişinin küllerini sessizce taşımayı öğrenmiş bir kadındı. Evren ise yıllardır kendi acısını içinde yaşamayı seçen bir adam…Birbirlerinden uzak durmaları gerekiyordu.Ama bazı insanlar, tam da kaçtıkları yerde birbirine çarparlardı.Ve bazı yaralar… yalnızca başka bir yarayı görünce sızlardı.
KOR, Bir yangının değil, küllerinden kalan insanların hikayesi…
Her şehir, geceleri biraz daha sessizleşir.Ve o sessizlikte duyulmayan yardım çığlıkları vardır.Melda Topal, herkesin tanıdığı sıradan bir kadın.En azından öyle görünür.Kimsenin bilmediği ise, bazı dosyaların mahkeme salonlarına hiç ulaşmadığı...Bazı savaşların ise karanlıkta verildiğidir.Devletin bile varlığını kabul etmediği bir yapı...İnisiyatif.Kimi zaman bir hayat kurtarmak için...Kimi zaman çok geç kalmamak için...Çünkü bazı kadınlar yardım isteyemez.İnisiyatif ise onları beklemez.--- Yazar Notu: Bu eser tamamen kurgudur. Hikâyede geçen İnisiyatif adlı yapılanma, karakterler, kurumlar, olaylar ve operasyonlar yazarın hayal gücünün ürünüdür. Gerçek kurumlar, kuruluşlar veya kişilerle herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır. Benzerlikler tamamen rastlantısaldır.Ayrıca bu hikayede ele alınan kadına yönelik şiddet teması, toplumsal bir soruna dikkat çekmek amacıyla işlenmiştir. Şiddetin hiçbir türü meşru gösterilmemekte veya teşvik edilmemektedir.
Geçmiş bazen bir anıyla geri döner.
Bazen de tek bir bakışla.
Kaya, yıllardır kaçtığı duyguların artık onu etkileyemeyeceğini sanıyordu. Yanılmıştı. Çünkü karşısındaki kadın sadece geçmişini değil, unuttuğunu sandığı kendisini de geri getiriyordu.
Aralarında yarım kalmış cümleler, saklanan gerçekler ve her geçen gün büyüyen bir çekim vardı.
"...Nefesim, kontrolümden çıkmıştı.
Söylememem gereken bir şey, boğazımda düğümlenmişti ama tutmam artık mümkün değildi. Yanağının sıcaklığı hala avucumdaydı. Boynunun kokusu… zihnime işlemişti. Yavaşça geri çekildim ama tamamen değil. Yüzüm hala ona çok yakındı hem de nefesim dudaklarına değecek kadar. Gözlerimi açtığımda tüm güzelliğiyle orada duruyordu. Gözlerimiz birbirini bulduğu an tüm direncimi kaybettim. Boğazımdan çıkan ses, neredeyse bir fısıltıydı.
“Bunu yapmamam gerekiyor…” dedim. Parmaklarım yanağında çok hafif hareket etti. Sanki son kez hisseder gibi, sonra
“…ama kendimi durduramıyorum.” dedim..."
Birbirlerine yaklaşmaları her şeyi yakabilecek kadar tehlikeliydi.
Ama uzak durmak da imkânsızdı.
Aşkın, öfkenin ve karanlık sırların iç içe geçtiği bu hikayede hiçbir his masum değil.
Çünkü bazı insanlar hayatınıza girmez…
'İz' bırakır...
Bazı geceler hatırlanmaz.
Ama beden… asla unutmaz.
Esra ve Arda aylar önce, sarhoş oldukları bir gecede yollarının kesiştiğini bilmiyorlardı. O gece sabah olduğunda geriye sadece silik anılar ve açıklayamadıkları bir his kalmıştı.
Ta ki Esra, Arda’nın özel jetinde hostes olarak çalışmaya başlayana kadar.
İlk karşılaştıkları anda ikisi de tuhaf bir tanıdıklık hisseder.
Bir bakış, bir dokunuş, bir koku…
Sanki daha önce birbirlerine ait olmuş gibidirler.
Ama hatırlamadıkları o gece, düşündüklerinden çok daha fazlasını saklıyordur.
Çünkü bazı karşılaşmalar tesadüf değildir…
Ve bazı sırlar ortaya çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
O beni tanımıyordu.Ben de kendimi ona anlatmadım.Ekranın diğer tarafında,olmak istediğimiz hallerle sevdik birbirimizi.Sonra biri sustu.Ardında, hiç var olmamış bir kimliğin yasını bırakarak.Benim Olmadığım Halimi Sevdin,çevrimdışı kalmış bir aşkın hikâyesi.
...O an kırmızı şarap tüm gömleğimi mahvetmişti.
İşte bunu beklemiyordum. Sinirlendim de... Ama sesinde ki o şaşkınlık ve pişmanlık... O zaman beni başkası sandığını anladım ve gevşemeye çalışıp içki ısmarladım. Birden bana dönüp "Bu arada ben Deniz. Sizin adınız neydi?" diye sordu. Gülümsedim. Şimdi keyfim daha da yerine gelmişti.
"Ben Demir. Sizin deyiminizle 'Büyük Patron'