BÖLÜM ON-Tuzak...

626 Words
Ben ve sen, Varion... Ben ve sen... Bunu yazarken içimde hissettiğim bu kımıldanma neyin nesi! Sen onlardansın... Nefret ettiklerinden... İnsan olmayanlardan... Yine de Varion, kendimi seni düşünürken bulunuyorum... Bu soğuk yerde! Bu mahzende... Elime tutuşturulan kalem ve kağıda bu satırları yazarken gözyaşlarım daha fazla sayfayı yıpratmasın diye dinlene dinlene yazıyorum... O gün özel olduğumu söylediğinde kastettiğinin bu olduğunu anlayamamıştım." ... Arin göz kapaklarını araladı. Bulanık resim netleşiyordu. Başucunda Varion vardı... Varion onun uyandığını görünce ellerini yüzünde gezindirdi. "Günaydın Arin!" Derin bir iç çekip güldü Arin. Dün birlikte el ele eve girmişlerdi. Sonra Varion içeri adım atar atmaz onun arkasına geçip belinden sıkı sıkı tutmuştu. Sonra... Sonrasını hatırlayamadı. "Bana ne oldu Varion?" "Bayıldın. İyisin ama şimdi!" Arin yattığı yerden doğruldu. Karşısında bir ekrandan akan sinyallere baktı. Kafasının arkasına elini atınca soğuk bir demir boruya çarptı. Boruyu ellemeye korktu. Varion umursamazca karşısında dikiliyordu. Boruyla uğraştığını görünce yardım etmek için ona doğru hamle yaptığında Arin istemsizce irkilip kendini geriye çekti. "Korkma Arin!" Gözleri kocaman olmuştu ikisinin de... Biri korktuğu için... Biri korkuttuğu için... "Sen... Ne yaptın bana?" "Sen... Varion?" İstemsizce akan göz yaşlarını durduramıyordu. Sesi yükselmişti. "Sen ne yaptın? Hani denek değildim senin için..." diye öyle bir bağırdı ki boğazı ağrıdı. Vera içeri daldı. "Varion çık dışarı!" diye bağırdı. Varion çıkarken o Arin’e yaklaşıp boruyu çıkardı. "Yeter artık, daha ne kadar sana katlanmamızı bekliyorsun! Kim olduğunu neden sana hatırlatmak zorundayım? Ha! Cevap ver!" diye bağırdı Vera. "Bak o...! Kendini toparla yoksa bu sefer gerçekten ölürsün!" Dişlerini sıktı Arin. Vera hala bağırıp çağırırken Arin gözlerini bir noktaya dikti. Vera’nın konuşması bittiğinde Varion'un suratına nasıl bakacağını düşündü. Kendisine olan boş bakışlarını düşündü ve en son söylediği sözler beyninde yankılandı. "Sen özelsin!" Küfür bilmezdi ama şimdi Vera’nın ağzından çıkan o iğrenç kelimeleri içinden tekrar ediyordu. Sinirden gözleri doldu. Ağlamamalıydı... Ama olmadı gözlerinden yaşlar aktı. "Ağlayıp durma! Anlıyor musun beni? Alıyor mu bu kafan söylediklerimi!" diye kafasına vurdu Vera. Yeter, yeter diye bağırıyordu içi. Sustu... "Şimdi gel benimle!" diyerek kolundan tuttu onu Vera. Çekiştirip laboratuvardan çıkardı. Varion kapıdaydı. Karşı karşıya geldiler. "Çekil!" diye bağırdı Vera. Varion yutkundu, elleri yumruktu, morarmıştı... Vera onu bodruma indirip karanlık bir odaya atıverdi. "Artık sen burada ben yukarıda yaşayıp gideceğiz! Tabii sen bu halinle ne kadar yaşayabilirsen!" Arin, onun burada yaşayacak olmasını kaldıramazdı. Panikledi... Nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Kaçma planları düşündü. İyi de nereye gidebilirdi ki! Akay'a mı? Onun da Varion'dan farkı yoktu. Değer veriyorlardı ama sorumluluk almak istemiyorlardı. Arin, kendisinin onlar için yükten başka bir şey olmadığını iyi öğrenmişti. "Burası senin evin değil!" deme gafletinde bulundu Arin. O ana kadar Vera’nın tüm yüzlerini gördüğünü düşünüyordu ama bu yüzünü görmemişti. Suratına inen ilk tokatta sarsılıp düştü. İkincisi yerdeyken geldi. Ve üçüncüsü... "Sen gerçekten or.... Arin, yakında kocam olacak insanı ayartabileceğini düşünüyorsun... Bu halinle!" Gözyaşlarını tutmaya çalışsa da olmuyordu. Sıcak sıcak suratına değiyordu yaşlar... Vera en acımasız sözlerini en sona saklamıştı. "Biliyor musun? Seninle birlikte olmasını teklif ettim ama o kabul etmedi. Sana asla dokunmayacağını söyledi. İşte bu kadar zavallısın onun gözünde!" diyerek çıkıp gitti. Yok, akacak göz yaşı kalmamıştı. İçindeki acıdan daha çok öfkeliydi. Kime peki? Kendisine mi, Vera'ya mi yoksa Varion'a mı? Yatağına oturdu. Başucunda kalem ve defter vardı... Aldı eline Arin ve yazmaya başladı. Yazdı, Yazdı... Sonra uyudu... Odasının kapısı yavaşça açıldı. Varion'u görünce korktu Arin. Midesindeki kasılmalar arttı. "Vera gitti, gel!" Kalbi çarpıyordu öfkeden... Oysaki ne umutlarla gelmişti bu eve! Akay'ın evindeyken çok yabancıydı. Bu evde hissettiği aidiyetliği yavaş yavaş kaybediyordu. Odadan çıktığında güzel bir kahvaltı masasıyla karşılaştı. "Acele edelim, Vera gelmeden odana dönmüş ol!" Bunu der demez beyni karıncalandı Arin’in. "Yeter, yeter..." diye çığlık atmaya başladı. "Sakin ol, Arin." diyerek omuzlarından tutup sarstı. Durdu Arin... Dudağının bir kenarı yukarı kıvrıldı. Vera ona vururken intikam yemini etmişti içinden. Şimdi hamle sırası ondaydı. Gözlerinin içine endişeyle bakan Varion'u, yakasından tutup kendine çekti. Dudaklarını sertçe onunkine bastırdı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD