BÖLÜM DOKUZ- Karar verme zamanı

787 Words
"Varion!" diye yineledi ismini ama bu sefer daha yüksek çıktı sesi. Ona doğru koştu Arin, hiç düşünmeden... Varion öfkeli, terli, darmadağınıktı... Arin, diz çökmüş, yüzü gözü patlak Erim'i geçerek; onu bu hale getiren Varion'un karşısında durdu. Gözlerinin içine baktı. Oradaki öfkeyi biraz yumuşatmak istiyordu. Erim'in kanıyla bulanmış eli tutmak için hamle yaptı. Varion, elini çekti. "Dokunma, pis!..." diye mırıldandı. Sesi yorgun ve cılızdı. Akay; "Gerçekten inanılmazsın! O adamı buraya getirerek Arin'e zarar verdiğinin farkında değil misin? Gücünü mü gösteriyorsun!" Varion, acı ve şefkatin karıştığı gözleriyle Arin'e baktı. Ve cılız sesiyle; "Senden özür dileyecek!" Erim; "Özür dilerim Arin, özür dilerim... Özür dile..." Pat diye düştü. Akay, ona doğru koşup kontrol etti. "Bunun için ceza alacaksın, biliyorsun değil mi?" Varion, hala Arin'in gözlerindeydi. "Gidelim mi?" diye sordu ona. Akay; "Bu herif ne olacak?" diye bağırdı. Varion, yerden baygın yatan Erim'e yürüyüp kaldırdı. Omzuna atıp "Seni almaya geleceğim!" dedi Arin'e. Sonra çıkıp gitti. Arin, peşinden dışarı kadar koştu. Onun arabaya binişini ve gidişini izledi. Tekrar içeri girdiğinde yardımcı robot ortalığı temizliyordu. Akay salonun ortasında dikilmiş bir şeyler içiyordu. "Bu heriften seni alabilirim, katlanmak zorunda değilsin!" dedi. Arin'in aklı Varion'daydı. "Ceza alır mı?" Akay sırıttı. "Onun için endişeleniyor musun?" Sustu... Saatlerce onun gelmesini bekledi Arin. Akay da onunla bekliyordu. Saatler geçtikçe korkusu artıyordu. Bir an geldi. Güneşin ilk ışıklarını görünce panikledi. Ayağa kalktı. Nefes almak için etrafta dolandı. Her şey bulanıklaştı, nefes alamıyordu... Yanaklarını avuçlayan iki el... Karşısında endişeli duran Akay'ın yüzü... Bir şeyler söylüyordu. Arin'in kulakları tıkanmış, duymuyordu. "Arin iyi misin?" duydu bunu. Kendine geldi. "İyiyim..." diyebildi. Kucağına aldı onu Akay. Yatağına götürüyordu onu. Arin, kucağında olduğu adamın suratına baktı. Kahverengi gözler, uzun kirpikler... Birdenbire surat Varion'a dönüştü. Mutluydu. Yatağa bırakılırken Varion'un elini tuttu. "Gitme!" dedi. Varion gülümseyip yanına uzandı. Başını onun göğsüne koydu. Sarıldı o da ona sarıldı. Saçlarını kokladı. "Seni istiyorum!" diye fısıldadı Arin. Sonra gözleri kapandı. Ertesi sabah derin uykusundan uyandığında yanında Akay vardı. Bütün gece onunla uyumuştu. Başını tuttu. Ağrıyordu. Dün geceyi hatırladı. Onu Varion sanmıştı. Utandı yaptıklarından. İçinde derin bir özlem vardı. Uyandırdı Akay'ı. "Varion'a gidelim!" dedi. Akay, dün gece onun kokusuyla sarhoş olmuş. Kollarında uyuttuğu kadının dilinde başka bir adam vardı. Derin bir iç çekti. İlk o karşılaşsaydı... İlk o bulsaydı, Arin’i... Kalktı. "Ararım!" dedi. Kadınlar konusunda iyiydi Akay. Ama ilk defa nasıl davranacağını bilemiyordu. Kapı çaldı. Arin'in gözleri mutlulukla parladı. Koştu kapıya doğru... Gelen Varion'du. Dün geceki halinden daha perişandı. Arin, koştu ve sarıldı ona sıkı sıkı... Varion da sarılmak istedi ama kollarını kaldıramadı. Yorulmuştu. Kendini yenilemeye ihtiyacı vardı. Arkasından Vera geldi. Öfkeliydi. Hep birlikte oturdular. Geceyi sorguda geçirmişti Varion. Sonra serbest bırakmışlardı. Üç aylık ev hapsi cezası almıştı. Vera öfkeyle anlatıyordu tüm bunları. "O bizim arkadaşımız Varion, nasıl kendini bu kadar kaybedersin? Deneğine bir şey olacak olsa yenisi alırız." Arin tiksinerek baktı ona. Ben insanım, diye bağırmak istedi. Tuttu kendini. Akay; "Aslında ben de bunu konuşmak istiyordum. Size hemen yarın yeni bir denek bulabilirim. Arin, benimle kalsın!" Buz kesildi ortam. Bir tek Vera tekliften memnundu. Varion dehşet saçan gözlerini Akay'a dikti. Kızmıştı. Vera; "Bak bu süper fikir!" Varion ayağa fırladı. "Hayır, Olmaz!" diye bağırdı. Akay da ayağa kalktı. "Neden olmaz?" diye çıkıştı. "Neden Arin'i istiyorsun, neden o?" "Sen peki, neden bir denek için bu kadar olay çıkarıyorsun?" Varion sustu. Vera ikisinin arasına girdi. "Varion, yeter gidelim. Bazı soruların cevabını ben de merak ediyorum. Israrla Arin'i istemeni... Burada bitsin artık bu saçmalık!" Varion sustu. Vera; "Kabul ediyoruz. Arin seninle kalsın!" Arin ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Kendisinin ne istediğinin bir önemi yoktu. Özgür değildi bir eşyaydı. Birileri onun adına kararlar alıyordu. Varion'a baktı. Gözleri yerdeydi. Bu teslim olmaktı. Kabullenişti. Varion onu terk edecekti. Vera ve Akay... El sıkıştı... Varion ve Arin kabullendi. Varion, ayağa kalktı ve dışarı çıkan Vera’nın peşinden yalpalayarak yürümeye başladı. Kapıdan çıkmadan son bir defa dönüp Arin'e baktı. Ve gözlerinden akan yaşları gördü. Kendi gözünden yaş aktığındaysa dehşete düştü. Neden? sorusu yankılandı içinde. Arin, onlar çıkar çıkmaz hıçkırıklara boğuldu. Akay; "O herif için mi ağlıyorsun? İnsan bile olmayan... Biz birbirimizi bilebiliriz. O seni koruyamaz, anlayamaz!" Arin, gözyaşlarını sildi. Haklıydı Akay. Belki zamanla bağlanırdı. Tıpkı Varion’a bağlandığı gibi... Birlikte yemek yediler... Ertesi güne kadar Arin, kendisine verilen odaya kapandı. Konuşmadı. Akay sabah erken seslendi ona. "İşim var, Arin, çıkıyorum. Akşam seni güzel bir yere götüreceğim. Bugün kıyafetlerin gelecek. Gelenler seni akşam için hazırlayacaklar!" O gidince kendisiyle baş başa kaldı. İçinde sıkıntı vardı. Ağlamaklıydı. Kapı çaldı. Gelenleri karşılamak için odadan çıktı. Beklemediği kişi gelmişti. Varion'du gelen. Sarıldı ona Varion. "Gidiyoruz, hadi!" dedi heyecanla. "Bir anlaşma yapıldı Varion, kabullendik, Olmaz artık!" "Arin ben seni bırakmam!" "Neden Varion neden? Yeni deneğin bugün elinde olur. Ne istiyorsun benden?" "Sen benim için değerlisin... Sen denek değilsin Arin... Özelsin... Bana seçim yap demiştin. Ya seni insan olarak görecektim ya da denek! Kararımı verdim. Sana değer veriyorum Arin..."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD