Ekran kapandı. İkiye ayrılan yarım küreler birleşip eski haline geldi ve yukarıya uçtu gitti.
Varion, Arin’den gözlerini çekerek salatasını yapmak için tezgaha yöneldi.
Yemek hazır olana kadar ikisi de sustu. Arin kendi dünyasında bir hesaplaşmanın içerisindeydi.
Sorgulanacak çok şey vardı belki, adaletsizlik, eşitsizlik, özgürlüğün baskılanması...
Ama bunların yaşamak için feda edilmesi gerekiyordu. Tüm insanlık için kendi temel haklarından vazgeçmek gerekiyordu. Toplum için... İnsanlık için... Farklı düşünmek, düzene karşı gelmek bunlar kazandıran değil kaybettiren fikirlerdi...
Yemek yemeye başladılar karşılıklı oturmuşlardı.
Varion ondaki değişimi okuyabiliyordu.
"İyi misin?" diye sordu.
"İyiyim" dedi Arin.
"Mesajınız var!" dedi asistan.
Varion;
"Aç!"
"Demir'den gelen mesaj; yoldayız, sana geliyoruz dostum! mesaj sona erdi"
Varion panikle ayağa kalktı. Arin şaşkın şaşkın onu izliyor anlamaya çalışıyordu.
Varion dehşetle ona baktı.
"Saklanman lazım! Seni görmemeliler... Üst kata, odaya çık Arin. Acele et!" Arin ayağa kalktı. Varion telaşla ona ulaşıp kolundan tutup merdivene doğru sürükledi. Arin bu telaşa anlam veremedi ve kolunu kurtarıp yukarıya çıktı.
Odasına geçti.
Bir süre sonra,
sesler duydu. Bağırış çağırış, kahkaha...
Gelenler kalabalık bir grup olmalıydı. Varion neden saklamıştı ki onu?
Aşağıdakileri de merak ediyordu. Kalktı yataktan. Sessizce hareket edip kapıya vardı. Kapı kendiliğinden açıldı. Sessizce koridorda duvarlara dokunarak ağır ağır yürüyerek aşağı inen merdivenlere doğru yol aldı. Trabzanların başladığı yerde duvara sırtını dayayıp dinlemeye başladı.
Sesler karışıktı. Kadınlar, erkekler vardı. Kahkahalar atılıyordu.
Varion birine bağırdı aniden.
"Nereye gidiyorsun Vera?"
Bir kadın sesi yakınında yankılandı.
"Tuvalete!" dedi kadın merdivenlerden hızla çıkarken.
Arin durumu anlar anlamaz odaya doğru koşmaya başladı. Kapının önüne geldi kapı açıldı kendini odaya attı. Kapı tekrar kapandı kapanmasına ama kadın, tam kapı kapanırken son basamağa varmıştı. Ve ayak seslerini duymuş, kapının kapanışını görmüştü. Son basamakta şaşkın şaşkın durdu.
Sol ayağını bir ileri bir geri basamağa koydu. Bir anlık tereddütten sonra merdivenlerden hızla inip bağırdı.
"Yukarıda kim var Varion?"
Herkes susmuş Varion'a bakıyordu. Vera kahkaha attı.
"Yukarıda biri var!" dedi kahkahaları arasında.
Demir atıldı.
"Demek sonunda satın aldın!"
"Neyi?" diye sordu içlerinden biri.
"Denek sırası bekliyordu." diye cevap verdi Demir.
Varion çaresizce arkadaşlarına baktı. Ne diyeceğini bilemedi. Vera yukarı koşarken;
"Ben alıp geliyorum!"
Varion peşinden koşup yetişti ona.
"Dur Vera, lütfen!"
Vera;
"Ne oluyor sana?"
"Ben getiririm." dedi ve yukarıya fırladı.
Arin, odanın dışında neler olduğunu merak ediyordu. Nefes nefese odasına geçtiğinin üzerinden dakikalar geçmişti. Korkusu geçmişti. Aniden kapı açılınca irkildi. Varion'u görünce mutlu oldu. Gitmiş olmalılardı.
Yataktan kalkıp ona doğru yürüdü.
"Gittiler mi?"
"Hayır!" dedi Varion yüzünde korku ve utanç vardı. Arin bu yüz ifadesini hiç ama hiç sevmemişti.
"Ne oldu?" diye sordu.
"Seninle tanışmak istiyorlar. Hadi!" dedi Varion.
Birlikte aşağı indiler. Salonda yedi kişi oturmuştu. Üç kadın, dört erkek... Hepsi şaşırarak ikisine bakıyordu. Önlerinde kokteyller, içkiler, değişik yiyecekler vardı. Etraflarında gidip gelen ve onlara hizmet eden iki robo vardı.
Demir ayağa kalktı.
"Bu çok güzel bir parça! Neden sakladığını şimdi anladım."
Arin'e doğru yürüyüp dokunmak için elini uzattı. Varion çaresizce bakıyor hamle yapmamak için kendini zor tutuyordu. Arin, Varion'a baktı ve neden bu adamın kendisine dokunmasına izin verdiğini anlamaya çalıştı...
Varion'un yüzüne bakıyor, onun utancı kendisinin utancına dönüşüyordu...
Bir kadın kalktı.
"Hayırdır Demir, ne yapıyorsun?" diye kızdı.
Demir uzattığı elini Arin'e değdirmeden geri çekti.
Yanına gelen kadının beline sarılıp kendine çekip dudaklarına yapıştı.
Arin önünde gerçekleşen bu sahne karşısında dehşete düşmüştü.
Varion'a baktı tekrar... Bakışlarını kaçıran bir Varion vardı.
Bir erkek ayağa kalktı ve Varion'a baktı.
"Neyseki güzeller düştü bize!" diyerek yanında oturan kadını gösterdi. Kadın onun tarafından kendisine uzatılan eli tuttu ve adam kadını sertçe kendisine çekip öpmeye başladı.
Vera, Varion'un koluna girdi.
"Ne iğrençsiniz ama! Varion sizin gibi değil o bana sadık!" dedi. Hep birlikte oturdular.
Erkeklerden biri Arin'in yanına oturdu. Varion , Vera'yla yan yana oturdu.
Arin, yanında oturan adamın kendisine dokunmasından rahatsızdı. Varion'e baktı, Vera onun boynuna gömülmüştü.
Arin, bacağında bir el hissetti. Kasıklarına doğru hareket etmeye başlamıştı el.
Vera, Varion'un boynuna öpücükler konduruyor, Varion gözünü kırpmadan Arin’e bakıyor sanki özür diliyor gibiydi. El hareket ettikçe Arin’in gözleri doldu. Midesinde bir sancı hissetti. Kusacak gibiydi.
Varion aniden ayağa fırlayıp onların oturduğu yere atılıp Arin’i çekip çıkardı.
"Yeter! Ne yapmaya çalışıyorsun Taro?" diye bağırdı. Öfkeden deliye dönmüştü.
"Ne oluyor dostum?"
"Bu proje benim için çok önemli! Denekle uğraşmayın! Siz işimi baltalamaya mı çalışıyorsunuz?"
Herkes şaşkındı.
Demir;
"Abartma Varion, ne olacak sanki bırak biraz eğlensin!"
"Yok benim işim bu!" dedi Varion.
"Varion haklı, iğrençleşmeyin beyler!" dedi bir başkası...
Varion, Arin’e;
"Sen laboratuvara git!" diye emir verdi.
Arin, laboratuvara doğru yürüyüp içeri girdi. Uzun süre orada oturdu. İçeriden kahkaha sesleri geliyordu. Arin ilk defa öfke hissetti. Bacağına dokunan o adamdan tiksindi... Kendisinden utanan Varion'dan nefret etti... Onun boynuna öpen kadından nefret etti...
Ve en sonunda sistemden nefret etti... Midesindeki yanma vardı. Uzandı. Uyuyakalmıştı. Uyandığında sesleri duymaz oldu. Midesindeki yanma geri gelmişti. Sonra aniden midesindekilerin çıkmak üzere olduğunu anladı. Çıkmak için kapıya yöneldi. Kapı açıldı ve karşısında koltukta çıplak iki kişiyi gördü. Varion çıplak bir şekilde koltuğa uzanmış Vera onun üzerindeydi. Çırılçıplaktı. Arin daha fazla dayanamayıp eğildi ve ağzından bütün yediklerini çıkardı.