Yalancı Bahar +18

1605 Words
Malik'ten Olaydan hemen önce Annemin ve amcamın baskılarından iyice bunalmış bir halde kendimi bir bara attım. Bu gece sarhoş olmaktı amacım. İkinci bardağı içince "Tekrar doldur" dedim. İçkiyi beklerken fazlasıyla sabırsızdım. Kendi içkimi doldurmaya bile tahammülüm yoktu. O yüzden barın tam önüne oturmuştum. Yanıma birinin yaklaştığını hissettim. Önüme koyulan bardakla ilgim dağıldı. Bardağı bir iki dikişte bitirip barmene doğru ittim. "Çok hızlı gidiyorsun yakışıklı" diyen ince sesli bir kadınla sert bir soluk bıraktım. Yan tarafıma dönüp dolgun hatlı kızıla baktım. Afet demek yanında sönük kalırdı. "Kendi işine bak" dediğim zaman alınmak yerine bana gülümsedi. "Eğer izin verirsen seninle ilgilenmek istiyorum" dedi cilveli sesiyle. "İstemiyorum. Kendine yeni birini bul" diyerek reddettim. İçkim tekrar önüme koyduğu zaman onu da içtim. Kafam neyse ki yavaştan uyuşmaya, dertlerim geride kalmaya başladı. Kızıl hala yanımda ki bar taburesine oturuyordu. "Miden delinir bu kadar hıza. Dertlerini unutacak farklı bir şeyler de yapabilirsin" dediği zaman tekrar ona döndüm. "Ne gibi şeyler mesela?" diye sorunca dudağının kenarına çekici gülümsemesini yerleştirdi. Elini boğazına koyup acele etmeden tüy hafifliğinde dekoltesine indirip başını geriye attı. Cüretkar hareketi oldukça davetkardı. "Doldur" diyerek bardağımı tekrar barmene ittim. Kızıl afeti biraz daha süzdüm. Bakışlarımdan memnun olmuş şekilde bana gülümsüyordu. Kadın hayatı renkli bir adam değildim. İçkimi içtikten sonra ayağa kalktım. Kızıl da benimle birlikte kalktı. Boyu uzundu. Bir adım attım. "Emin misin?" diye sordu. Bu beni duraksattı. Bir an kararsız kaldım. Cebimde titreyen telefon ile sert bir soluk bırakıp elimi cebime attım. Gözlerim biraz bulanık görüyordu. Sadece bir numara gördüm. Ses ve bulanık kafam yüzünde telefonun ekranını kapatıp hızla dışarıya yöneldim. Dışarı çıktığım zaman serin hava yüzüme çarptı. Bir süre derin derin nefes alıp kafamı toplamaya çalıştım. Telefonu elime alıp son arayan numarayı aradım. "Malik bey ben hastaneden hasta bakıcı Kemal. Bir sorun olduğu zaman aramamı söylediniz" dedi hızla. Hastane ve Kemal? Daha sonra aklıma deli hastanesi gelince "Kızı mı kaçırdınız?" "Hayır efendim. Hastaneye yeni bir doktor geldi ve kıza kötü gözle bakıyor. Bir kaç gündür odasında fazla takılmaya ve hasta bakıcıları yanında istememeye başladı. Kıza bir şey yapmasından korkuyorum" dedi. O anda kan beynime sıçradı. "Seyfi" diye kükredim. Seyfi benim adamların başıydı. Koşarak yanıma geldi. "Buyur ağam" "Hemen beni hastaneye götür" "Kötü mü hissediyorsun?" Seyfi'ye sert bir bakış attım. "Deli hastanesine" dedim. Araba hızla önümüze geldi. Seyfi şöför koltuğuna geçerken bende yan tarafına geçtim. Telefonu kapatıp kapatmadığımı bile bilmiyordum. "Daha hızlı sür Seyfi, kıza bir şey olursa herkesin canına okurum" dedim dişlerimin arasından. Kıza tecavüz edilirse hastaneyi de başlarına yıkardım. Benim amacım bedenine değil ruhuna zarar verilmesiydi. Seyfi hızlandı. Hastane 1 saat uzaklıkta, şehrin çıkışındaydı. Seyfi 1 saatlik yolu yarım saatte gitmişti. Bir hışımla arabadan indim. Sinirle koşar adım giderken bir slüetin bana koşarak geldiğini fark ettim. Koşup bana çarptı. Daha sonra belime sarıldı. Kim olduğunu yüzüne tek seferde bakmamla anladım. Yakasını açık görünce içimde ki öfke büyüdü. "Gelmişsiniz efendim" diyen hasta bakıcıyla neler olduğunu sordum. Kız lütfen beni kurtarın tecavüz dediği zaman öfkem katlanarak arttı. Kızı kendimden uzaklaştırdım. Sarhoş mu değil mi anlamadım ama ayakta duracak hali yoktu. Mecbur onu yeniden tutup bana yaslanmasına izin verdim. Doktorun nerde olduğunu sordum. Doktoru tutup önüme getirdikleri zaman "Ona tecavüz etmeye nasıl cüret edersin?" diye kükredim. Doktor yalvarmaya başladığı zaman bu beni daha da sinirlendirdi. Cebimden silahı çıkarıp beline doğru ateş ettim. Kafam ne kadar uyuşmuş olursa olsun nokta atışı yapardım. Kız çığlık attı korkuyla. Her şey beni daha fazla sinirlendirirken "Dönüyoruz" dedim. Ulu orta bir adamı öldüremezdim ama şeyini kaybetmek ona en iyi ders olurdu. Doktorun acı dolu inlemesi beni biraz memnun etse de yeterli değildi. Kızı arabaya doğru götürürken karşı çıkmadı. Kurtulma şansı yoktu ama direnmemesi tuhaftı. Arabaya bindirdim onu. Yarın ayık kafa ile ne yapacağıma karar verirdim. "Sür şu arabayı?" diyerek yerime oturdum. Seyfi şöför koltuğuna geçtiği zaman yolculuk başlamıştı. "Nereye gidelim ağam?" "Bilmiyorum. Bir otel sanırım uygun olur" saatten haberim yoktu ama geç olduğunu biliyordum. Yan tarafa dönüp kıza baktım. Eliyle yüzünü yelliyordu. Yakası göğsüne kadar açılmıştı. Hali neden böyle tuhaftı? "Sanırım ona azdırıcı içirmiş" diyen Seyfi ile sinirli bir soluk bırakıp "İşine bak Seyfi. Önüne dön" dedim. Seyfi hızla önüne döndü. "Yanıyorum, su" diyen kızla bedenim kasıldı. İstediği şeyin su olmadığı kesindi. "Su var mı Seyfi?" Seyfi biraz bakınıp "Yok ağam" dedi çekinerek. "Bir arabaya su alamıyor musun?" dedim sinirle. Neden her şey ters gidiyordu? Seyfi önüne döndü. Kızın narin eli bacağımı bulduğu zaman olduğum gibi kaldım. "Lütfen yardım edin" dedi. Bana doğru kayarken elini ittim. Ben ona nasıl yardım edecektim? "Az kaldı sabret" dedim. "Hızlan Seyfi" dedim. Seyfi hızlanınca kız ön koltuğa başını vurup acıyla inledi. Kolunu kavrayıp onu sert şekilde geriye çektim. Bakışlarım üzerinde iken süt beyaz teni parlıyordu. Elini yırtılan kumaşa koyup biraz daha yırttı. "Seviş benimle" diyerek üzerime geldi. Kafam zaten iyi değildi. Kız kucağıma çıkarken onu yeniden yerine ittim. İnatla üzerime geldi. Zor durumda olduğu belliydi. Gözleri yarı açık yarı kapalı perişan haldeydi. Bir kaç kez daha onu ittim. Yine pes etmeyip kucağıma çıktı. Nefesi yüzüme vurunca şaşkına döndüm. İçki içmek bu gece yaptığım en aptalca şeydi. Dudaklarını çeneme bastırınca kafamda şimşekler çaktı. Onu indirmek için omuzlarını kavradım. Omuzlarını kurtarmaya çalışıp inler gibi sesler çıkardı. "Sevişelim. Çok canım yanıyor" diyerek kendini az yukarıya çekip sertliğime sürtünmeye başladı. Dişlerimi sıktım. "Kenara çek in arabadan" dedim Seyfi'ye. "Ama efendim" dedi. "Hızlı ol" dedim. Bu olanların suçlusu ben olduğum için onu elimle rahatlatacaktım. Seyfi hafif ışık alan bir yere çekti. Ben Seyfi'nin inmesine bakarken kızın sıcak dudakları dudaklarımı buldu. Saçını kavrayıp onu geriye çektim. "Öpüşmek yok" dedim. Sesim sert çıkmıştı. Homurdanır gibi sesler çekarıp ellerini yeniden yakasına koyup kendine bol gelen geceliğin üst kısmını kollarından sıyırıp beline düşürdü. Gözlerim açlıkla açıkta kalan yerlerini süzerken beyaz sütyeninin kollarını çekiştirmeye başladı. Elini tutup "Yapma" dedim. Elimi iterek sütyenini de beline indirdi. Elleri dolgun ucu pembe uçlara gidip okşamaya başlarken inledi. İçimi saran sıcaklık beni zor durumda bırakırken kızı belinden kavrayıp arka koltuğa uzatıp bacaklarını kucağıma aldım. Derin bir nefes alıp iç çamaşırını çıkardım. Elimle bacaklarını aralarken inliyordu. İnleme sesi kulağıma tatlı bir melodi gibi dolarken aklımda ki tüm kararsızlıklar giderek elimi bacak arasına getirip biraz okşadım "Ahhh... Lütfen becer beni" diye yalvarmaya başladı. Sanırım okşamak iyi bir fikir değildi. Parmağımı aşağıya indirip içine yolladığım zaman bedeni kasıldı. Dirseklerinin üzerinde doğrulup "Lütfen sok" diye yalvardı. Bütün direncim inlemeleri ile kayboluyordu. Parmağım bile darlığına zor girerken erkekliğimi nasıl alacağını düşündüm. Parmağımı hareket ettirirken oturur pozisyona geldi. "Çirkin miyim o kadar?" diye sorup ağlamaya başladı. İnlemeleri sıklaştı. İlk defa böyle bir şey yaşadığı için kendini kontrol edemiyordu. Başımı geriye atıp karışık kafamı toplamaya çalıştım. Elini sertliğime bastırdığı zaman inledim. "Onu istiyorum." dedi. Bana yöneldi yeniden. Önce fermuarımı indirdi güçsüzce. Elini tuttuğum zaman elimi itti. Beni fazlasıyla zorluyordu. Sabrım kalmamıştı. Düğmemi çözdüğü zaman başım geriye gitti. Pantolonumu çıkarmasına izin verdim. Sertliğimi narin parmakları arasına alıp yukarı aşağı hareket ettirirken inledim. Kalbim hızlanmış tüm kanım erkekliğimde toplanmıştı. Eliyle okşarken birden ıslak dudaklarını orada hissettim. Popomu istemsiz şekilde yukarı kaldırıp elimi saçına koyup kızı kaldırmaya çalıştım. "İzin ver" derken inlemeleri harfleri yutmasına neden oluyordu. Tekrar dudaklarını erkekliğimde hissettiğim zaman bu son noktaydı. Saçını tutup ona kendime bastırdım. İnlemeli ve boğulmalı çıkardığı seslerle beni nerdeyse sona getirmişti. Başımı yukarı kaldırdığı zaman izin verdim. Acemi olduğu ağzını kullanamıyor oluşundan belli olsa da beni baştan çıkarmayı başarmıştı. Geceliğin eteklerini toplayıp bir bacağını diğer tarafıma attı. O an kendimi tutmak için bir hamle yaparak belini kavradım. "Bundan emin misin?" diye sordum. Bende zor durumdaydım. "Lütfen" diye inledi. Ellerim gevşedi. Kendini erkekliğime konumlandırdığı zaman ıslaklığı erkekliğime döküldü. Boşalmış olmalıydı. İnlemeleri sıklaştı. Tatmin olmadığını anladım. Erkekliğime oturdu ama içine alamadı. Bir sefer daha denedi ucu az girdi. İnlemeleri aklımı başımdan alırken belini sert şekilde kavrayıp tek seferde içine kaydım. Acı ve inleme karışımı bir ses çıkarıp anlık duraksadı. Ellerini omuzlarımdan yukarıya çekip enseme bağladı. Yavaş yavaş hareket ederken acı inlemeleri zevke dönüştü. Her inlemesi içimde volkan gibi patladı. Darlığı erkekliğimi sonuna kadar sararken belini daha sıkı kavrayıp hareket etmesine yardım ettim. "Daha hızlı" diye inlerken başını geriye attı. Öne doğru eğilip boynunu emmeye başladım. Çıkardığı sesler tüm aklımı almış beni sadece şu an aldığım zevke odaklamıştı. Boynundan aşağıya inerek pembe ucunu ağzıma aldım. Kendini bana bastırınca daha hızlı emmeye başladım. "Em. Daha hızlı" dedi. İlacın ne kadar ağır olduğunu burdan anlıyordum. İlacın etkisi arttıkça kendini daha istekli bana itiyordu. "Ah" diye çığlık atar gibi inlemeleri kulağıma yeniden ulaştı. Göğsünü benden kurtardı. Hiç beklemeden dudaklarıma yapıştı. Bu sefer dudakları mı araladım. Dudağımı çekiştirip bırakırken sert bir soluk bıraktım. Kontrolü ele alıp dudaklarını etkileyici şekilde ve ıslak bir şekilde emdim. Tatlı dudakları ağzımda tatlı bir tat bırakırken hareketleri yavaşladı. Sürekli ağzıma inliyordu. Belini kavrayıp onu koltuğa indirdim. Yüzü koltuğa dönüktü. Sık nefesler alırken tekrar içine tek seferde kökledim. İnlemele sesleri arttı. Vuruşlarımın tümünü karşıladı. Bedeninde ki ilaç onu zorluyor daha fazlasını istiyordu. Hızımı arttırdım. Elimi göğsüne indirip sıkıp bıraktım. İkinci kez kasılarak boşaldı. Bende dolu olduğum için erkenden boşaldım. Bacaklarını uzatıp bana yer bırakmadı. Üzerine uzandım. İkimizin sıcak nefesleri camları buğulandırdı. Dakikarca öyle kaldık. Rahatlamış gibiydi. Yavaş yavaş kıpırdanmaya başladı. İçinden çıkmadan yine sertleşmiştim. Kokusu bile afrodizyak etkisi yayarken sertleşmem normaldi. Doğrulmaya çalıştığı zaman bende doğruldum. Kendini bana sürtmesi yeniden azdığını gösteriyordu. İki elimi beline koyup hareketlerini durdurdum. Kendimi içine tekrar ittiğim zaman güzel sesiyle inledi. Yine vuruşlarımı en güzel şekilde kavrarken hırslanarak daha şiddetli içine çarptım. Her vuruşumda memnun mırıltılar çıkarıyor içimde ki kanı alevlendiriyordu. Onun inleme sesleri, benim sert nefeslerim, tenin tene çarpma sesleri uzun süre sürdü. İkinci sefer daha geç boşaldığım için onu memnun etmiştim. Yorgunluğun ve sarhoşluğun etkisiyle başım şiddetli bir şekilde ağrımaya başladı. Kendimi yeniden onun üstüne bıraktım. Bu sefer sondu. Bedenim rahatlatmıştı sevişme sonrası. Başımı omuzunun üzerine koyduktan sonra çok geçmeden gözlerimi kapattım. Altımda ki bedeni hiç hareket etmiyor sadece düzenli nefes alışverişi duyuluyordu. Rahatlayınca uyuyup kalmıştı. Bende uykuya daldım. İkimizde kendimizde değildik...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD