Bölüm 47 : Kan Bağının Yükü İbrahim Ağa, konağın geniş ve karanlık odasında düşüncelere dalmışken, telefonun tiz sesiyle irkildi. Arayan numarayı görünce bir şeylerin ters gittiğini hissetti, çünkü bu saatte gelen aramalar genellikle kötü haberler getirirdi. Tereddüt ederek telefonu açtı, başhekimden gelen ses soğuk ve tedirgindi. “İbrahim Bey,” dedi başhekim, sesi titriyordu, “Murat, torununuz olacağını öğrenmiş. Hazal Hanım ve ailenize dikkat edin. Bu büyük bir tehdit. Lütfen hazırlıklı olun.” Bu sözler İbrahim Ağa’nın beyninde bir bomba gibi patladı. Elindeki telefon bir an titredi, başını öne eğdi, kalbinin ağır yükünü omuzlarında hissetti. Murat’ın bu bilgiyi öğrenmesi demek, tehlikenin artık çok yakında olduğunun işaretiydi. Yıllardır sakladığı sır, artık bir çığ gibi üzerine düşü

