Günler, aylar benim için dolu dolu geçiyordu. Her günüm Ateş’le geçiyor her anımda o vardı. Üç aydır sorunsuz geçen bir ilişkimiz vardı, bir kere bile beni üzmemişti. Konuşurken bile sözlerine dikkat ettiği için ona daha çok bağlanıyordum. Ailemle arasının iyi olması, her hafta bize gelip sanki evin oğluymuş gibi rahat rahat dolaşması beni mutlu ediyordu. Abimlerle kırk yıllık dostmuş gibi hafta içleri maç yapıyorlar, bazen beni de aralarına alarak sahilde geziyorduk. Ateş aileye çoktan girmişti. “Ne düşünüyorsun?” Başımı göğsüne yaslayıp biraz daha sarıldım ona. Hafta sonu kaçamağı yapıp göl kenarında bir yere gelmiştik. Yağmur yağıyordu ama biz bu durumu kafaya takıp içeri girmiyorduk. Üstelik ikimizin üstünde şort ve tişört vardı sadece. Ekim ayında bu kıyafetlerle yağmurun altında

