Güneş'in Savaşçıları

1816 Words

Rüzgar'ın dudaklarından dökülen her kelime, Güneş'in kalbine bir ok gibi saplanmış, tüm bedenini titretmişti. Gözlerindeki acı, sesindeki yalvarış ve o masum dokunma isteği... Güneş, Rüzgar'ın samimiyetine inanıyordu. Bunu iliklerine kadar hissediyordu. Onu affetmeyi, kollarına atılıp her şeyin rüya gibi olmasını o kadar çok istiyordu ki... Ancak o kadar kırılmış, o kadar yorulmuştu ki. Kırgınlığı, kalbinin etrafına örülen buzdan bir duvar gibiydi. Rüzgar'a karşı hissettiği tüm o karmaşık duygular, o duvarın ardında mahsur kalmıştı. Onu affetmek, o duvarı yıkmayı gerektiriyordu ve Güneş, bu gücü kendinde bulamıyordu. Bir süre öylece bekledi. Ne Rüzgar'ın dolu gözlerine baktı, ne de kendini geri çekti. Sadece Boğaz'dan esen rüzgarın sesini dinledi, ciğerlerine dolan soğuk havayla kalbinin

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD