Gökhan!

3602 Words

Tahir Zaimoğlu Akşam iyice çöktüğünde, düğünün sesleri uzaktan geliyor, Devran’ın şehrin eteklerindeki yer alan deposunun loş ışıklı ofisinde ise gergin bir hava vardı. Ben, koltuğa gömülmüş, elimdeki viski bardağını sallıyordum. Devran, masasının arkasında, piposunu yakmaya çalışıyordu. Ama asıl gerginlik, ofisin hemen yanındaki deponun içindeydi. Kemal oradaydı. “İçmeden önce halledelim şu işi,” dedi Devran, piposundan bir duman bulutu üfleyerek. “İçinde kalmasın.” Başımı salladım. İçimdeki öfke, viskinin yanma hissiyle daha da körükleniyordu. “Haklısın.” Ayağa kalktım. Deponun kapısına yöneldim. Devran da beni takip etti. Kapıyı açtığımızda, geniş, yüksek tavanlı deponun soğuk havası yüzümüze çarptı. Toz ve yağ kokusu vardı. Ortada, tek bir ampulün altında, sandalyeye bağlanmış, ağ

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD