ESMER Telefonu Ceylan’a kapatır kapatmaz, elim ayağıma dolaştı. Oturma odasının ortasında, bir aşağı bir yukarı yürümeye başladım. Kalbim, göğsümden fırlayacak gibi deli gibi atıyordu. Kabul etti. Bodrum’a gidiyoruz. Her şey ortaya çıkacak. Bu düşünceler kafamda bir fırtına gibi esiyordu. Korku, heyecan, muazzam bir özgürlük hissi... Hepsi birbirine karışmıştı. “Peki? Ne dedi?” diye sordu Devran kanepenin kenarında sakince oturuyor, benim çılgınca volta atmamı izliyordu. Yüzünde, telefon konuşmasının son kısmını duyduğu için hafif bir rahatlama vardı ama gözleri hâlâ tetikteydi. Bir saat önce yanına gelmiştim. Durdum, ona baktım. Işığın altında sert çizgileri yumuşamış gibiydi. Belki de sadece ben öyle görüyordum. Belki de onun için de bu, büyük bir adımdı. “Kabul etti!” diye bağırdım

