İlk görüşmemizin ardından geçen günlerde konuşmalarımızın içeriği daha çok birbirimizi tanımak üzerineydi. Benden üç yaş büyüktü ki erkeklerin kadınlara nazaran daha geç olgunlaştığı düşünülürse bu iyi bir haberdi. O da benim gibi İstanbul’da doğup büyümüştü ve benim gibi o da Boğaz’a aşıktı. Zaten mavi gözlü bir Deniz’den başka ne beklenirdi ki? Konuşmamız ilerledikçe çocukluğumuzdan başlayarak yaşadığımız ve gezdiğimiz yerlerden, aile hayatlarımızdan, alışkanlıklarımızdan bahsederken konu daha ayrıntılara inmeye başladı. En sevdiğimiz filmlerden, baş ucu kitaplarımızdan, sevdiğimiz yemeklerden söz ettik. Pek çok konuda birbirimizle uyuşsak da tezat yanlarımız da vardı. Mesela onun en sevdiği yemekler sebze yemekleriydi. Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü benim çevremde sebze yemeyi seven

