Tehdit ve Ortaklık

1486 Words
Alassio Martinelli’nin Ağzından “Bilmiyorum ama sanki arabada kartal işareti var!” cevabına karşılık kaşlarım istemsizce çatıldı, kartal mı? Aklıma gelen kişi ile dişleri sıktım “ARNALDO!” diye dişlerimin arasından tısladım. Buna cesaret edebilecek tek adamdı! İtalya Kartalı lakabı zekası ve cesaretinden gelirdi, Yer altının kralıydı ama bu sefer yanlış kişiye cesaretlenmişti “Durdurun arabayı!” dedim “A-Ama efendim” en nefret ettiğim şey emirlerime karşı gelinmesiydi “Durdur dedim” bağırışımla ani fren yaptı “Ne yapmayı düşünüyorsun?” Marco karşımda korkudan titrerken daha fazla sinirlendim “Sen benim adamımsın! Sakın bir daha korkmak gibi bir hataya düşme Marco!” sesim olduça sert ve keskindi. Benim adamımsa korkuyu aklından çıkarmalıydı! Şoförüm arabadan inip benim kapımı açtı, kendimden emin bir şekilde arabadan inerken aynı zamanda aklımda planlarımı netleştiriyordum “Kimsin?” bunu bilerek sormuştum. Burası bizim çöplüğümüz değildi, her ne kadar gücümüzle kimse baş edemeyecek olsada başka ülkede karışıklık çıkaramazdık. “Demek kim olduğumu bilmiyorsun ha Martinelli?” karşımda yaş almasına rağmen hala dinç duran adama dik dik bakmaya devam ettim “Belki biliyorum...belki de bilmiyorum” dedim, bana biraz daha yaklaştı ellerini ceplerine soktu ve “Türkiye’den hemen gidiyorsun!” dedi dudaklarımdan güçlü bir kahkaha peydah oldu, beni bu şekilde buradan gönderebileceğini sanıyordu galiba “Arnaldo Rossi! Nerede duracağıma sen karar veremezsin” dedim. Dudakları kıvrıldı ve arkasında ki adama bir baş işareti verdi, adam bana yaklaşıp bir zarf uzattı. Bende Marcoya başımla al işareti yaptım. Zarf açıldığında Marco şaşkınlıkla baktı, soğuk kanlılığımı koruyordum “göster!” emrimle hemen yanıma geldi ve bana uzattı. Tanrının cezası! Sera, İtalyada ki kız arkadaşımdı ve şuan elleri ayakları bağlanmış vaziyette, baygın ve bir sandalyede duruyordu. Kaşlarımı çatıp “Senin kadınlara dokunmama kuralın vardı diye hatırlıyorum Rossi!” geçmişe atıfta bulunarak. Sesimin sertliğine aldırış etmeden bir elini cebinden çıkarıp çenesine koydu “Hay aksi! Galiba babanın zamanında neler yaptığından ve benim onun canını nasıl aldığımdan bir habersin, aaa gerçi gözlerinle de gördün” oldukça rahat görünüyordu bunu söylerken. Yaşadıklarım gözümün önüne gelirken belimden silahı çıkarıp kafasına sıkmamak için kendime hakim olmam gerekiyordu “Kartal! Bence senin hiçbir şeyden haberin yok. Bak sana ne diyeceğim...” biraz soluklandım ve ellerimi cebime sokup ona biraz yaklaştım “Sen ne dersen de, ne yaparsan yap ben burada ki işlerimi bitirmeden gitmeyeceğim” dedim. Ne kadar belli etmemeye çalışsada sinirlendiğini gittikçe koyulaşan gözlerinden anlıyordum. “Senin burada hangi boktan işini yaptığın umrumda bile değil Martinelli! Bade ile bir daha iletişime geçmeyeceksin! Aksi takdirde...” Marco’nun elindeki zarfı işaret ederek “Bu kız cağız evinde sevgilisi Alassio Martinelli tarafından öldürülmüş olarak bulunur” dedi ve daha benim bir şey dememe izin vermeden arabasına doğru yürümeye başladı. Ellerim iki yanda yumruk olmuş bir şekilde dururken aklına bir şey gelmiş olmalı ki durup bana tekarar döndü “Ha bu arada... söylesene baban yüzünden sevdiğin insanlara çıplak elle dokunamamak nasıl bir his?” bunu söylerken sırıtıyor olması daha da sinirlendirirken ona istediğini vermemek için dişimi sıkıyordum “Boşuna uğraşıyorsun Arnaldo! Ben babam değilim” dedim ve arabama bindim. İtalyanca küfürler ederken aynı zamanda onun gibi bir adamın benim karşıma çıkmasına seviniyordum. Düşmanın iyisi her zaman heyecan verirdi, Bade demek ki onun peşinde olduğumu söylemişti ama çok geç kalmıştı ben avımı almadan kafesin kapağı kapanmazdı. Çoktan avlanmaya hazırdı! “Sera için adamları görevlendir, her ne kadar blöf yaptığını düşünsemde kıza bir şey yapmasın” dedim, onunla hiç konuşmadan buraya gelmiştim zaten “Patron bırak ölsün bence” diyince şaşırdım. Bu kadar kolay birinin ölmesini isteyecek bir adam değildi, soru sorarcasına yüzüne bakıyordum cebinden telefonunu çıkardı ve bana bir video gösterdi. Ahh Sera bana ihanet etmek bu hayatta yapabileceğin en son şey bile değilken bunu nasıl yaparsın? “Aranldo’dan önce öldürün” hemen kafasını salladı ve emrimi iletti. Eve tekrar geldiğimizde kapım açıldı, villanın kapısında hizmetçi göründü “Kaybol ortadan” dedim. şuan kimseyi görmek istemiyordum. Odaya girdiğimde tekrar duş aldım ve kendimi mis kokulu yatağıma bıraktım. Ellerimi kafamın arkasına aldım ve tavana bakarak düşünmeye başladım, hergün kendime buraya neden geldiğimi, intikamımı her şeyi hatırlatıyordum ama içimde bir huzursuzluk vardı. Sevinmem gerekiyordu Bade teklifimi kabul etmişti fakat neden şuan kendimi tatmin olmuş hissetmiyordum? Ben bu düşüncelerle boğuşurken göz kapaklarım artık kapanmak istiyordu, kendimi uykunun kollarına bırakırken aklımda en son yine o lanet Kadın vardı! “Tanrı’nın cezaları evi tarıyorlar!” etrafta insanlar koştururken neler olduğunu anlayamıyordum. Acaba yine babamın o tuhaf arkadaşları mı? Ya yine biri odama gelirse? Diye tedirgince neler olup bittiğini anlamaya çalışıyordum “Ahh Alassio! Bir tanem hemen gitmemiz gerek” annem beni oyun havuzumun içinden bir çırpıda çıkardı ve kucağına alarak koşmaya başladı “Anne neler oluyor?” diye sordum “Bir şey yok Alassio! Kız gibi korkmana gerek yok” bu söylediği olduça canımı sıkmıştı “Ben kız gibi korkmuyorum!” diye söylendim ama beni asla umursamadı. “Neler oluyor Gabriel” babam elinde silahla arkasına bakarak bize doğru yürümeye çalışıyordu “Tanrı’nın cezası evi tarattı. Bütün adamlar öldü Sofia!” kimden bahsediyorlardı “Onu verelim” beni göstererek söylediği şey ile dondum kaldım. Kime verecekti beni? “Ne saçmalıyorsun sen? Oğlumu kimseye vermem” annemde benim gibi korkmuştu ve sarılmasını daha da sıkılaştırmıştı. “Tanrım! Sofia bu adamın tek istediği bir çocuk! Eğer Alassio yu ona verirsek hepimizin hayatını bağışlar” “Ahh Gabriel sana yıllar önce Rossi ailesine bulaşmaman gerektiğini söylemiştim” Rossi mi? Annem ve babam hala tartışırken bahçe kapısından bir adamın emin adımlarla buraya doğru geldiğini görmüştüm “Baba biri geliyor” dememle adamın babama bir el ateş etmesi bir olmuştu “GABRİEELLLLL!” “BABAAAAAA!” annem ve ben dehşet içinde gözümüzün önünde olanları izlerken adam bir el daha ateş etti, babamın ağzından kanlar gelirken ben debelenerek annemin kucağından indim “Baba!” diye bağırıp yanına çöktüm, elinde ki silahı bana uzattı ve “B-bu...” konuşamayıp öksürmeye başladı “Baba...” ağlamalarım şiddetlenirken “S-silah a-artık senin... intikamımızı a-al o-oğlum...” artık konuşmaya devam edemeyip son nefesini vermişti . Ben elimde silahı tutuyordum, elim tenine değdiğinde irkilerek geri çekildim çok soğuktu... Yanıma birinin geldiğini hissetmem ile başımı kaldırdım “İntikamını alabiliyorsan al Alassio! Ama şunu sakın umutma, baban benden evladımı aldı bende onun canını!” Sırılsıklam bir şekilde yataktan kalktım. Geçmiş asla peşimi bırakmıyordu, ellerim çarşafları sıkıyordu. Elimi kaldırıp baktım, tam 25 yıldır çıplak elle kimseye temas etmemiştim. Babamın soğuk vücuduna dokunduktan sonra bir daha hiçbir tene dokunamamıştım ve bana dokunulmasına da müsade etmemiştim. Telefonumun çalması ile düşüncelerim dağılmıştı “Efendim Marco!” “Efendim bugün saat 10.00’da toplantınız var” diyince saate baktım, 09.00 dı “Tamam” diyip kapattım. Duştan sonra hemen hazırlanmak için giyinme odama gittim, mavi bir takım seçtim ve hemen üzerime geçirip arabaya gittim “Hayal Resteuranta” dedim, şoför hemen kafasını sallayıp arabayı çalıştırdı. Bende hazırlanan sözleşmenin maddelerini tekrardan gözden geçirdim, bu konuda bende çok titizdim fakat karşımda ki kadında çok zeki biriydi. Onun eline bir koz vermemek için her şeyi süzgeçten geçirerek hareket etmem gerekiyordu. Resteuranta geldiğimizde Müdür Ömer bizi kapıda karşıladı “Hoşgeldiniz Bay Alassio!” uzattığı eli erkekçe sıktım “Bizi tekrar kabul ettiğiniz için teşekkür ederim” dedim, o da bana nazikçe gülümsedi ve eliyle yukarıyı gösterdi “Bade hanım toplantı odasında sizi bekliyor” dediğinde kafa sallamakla yetindim ve onu takip ederek toplantı salonuna gittim “Hogeldiniz” uzattığı ele elimi uzattığımda eldivenimi farketti, bir bana bir elime baktığında bundan rahatsız olduğunu hemen anladım, bu gibi durumlara oldukça alışkındım. Eldivenimi çıkarmaya yeltendiğimde “Sorun değil Bay Alassio. Nasıl rahatsanız” dedi ve oturmam için sandalyeyi gösterdi. Nazik tavrına şaşırsamda bunu belli etmedim. Yerime oturduğumda Bade hanım daha oturmadığı için onu baştan aşağı bir süzdüm, mavi bir bluz, beyaz bir pantolan ve gold renkte takı ve ayakkabı tercih etmişti. Çok güzel olmasının yanı sıra çokta zevkli biriydi, fakat bu muhteşem görüntüsün arkasında yorgun biri olduğunu gözlerinde ki baygın bakışlardan anlamıştım. “Dün sözleşmenizi inceledim, anladığım kadarı ile İzmirde bir resteurant açmak istiyorsunuz ve benim ortak olmamı talep ediyorsunuz” doğru anlamıştı “Evet Bade hanım. Size daha öncede söylediğim gibi bu resteurantın 5 yıl içerisinde nasıl bir büyüme kaydettiğini gözlemledim. Takdir edersiniz ki ben İtalyada yaşarken burada ki işletmesine güvendiğim birine emanet etmekl isterim” diye açıkladım. Sadece kafasını salladı ve önünde ki bekgelere bakmaya devam etti. Ne olursa olsun bu kadını bugün ikna etmeliydim! Ben ellerimi masada birleştmiş vereceği cevabı beklerken gözlerini açık tutmakta zorlandığını farkettim, kaşlarım istemsizce çatılırken “Bade hanım iyi misiniz?” diye sordum “E-evet Bay Alassio, teklifiniz benim için uygundur imzalayabiliriz” dedi birden. Şaşırmıştım bu kadar aceleci olmasına ama başarmanın verdiği mutlulukla “hemen” dedim ve nüshalarla birlikte sözleşmeyi imzaladık. Eldivenlerimi çıkartıp tokalaşmak için elimi uzattım, uzanıp elimi tuttu. Bedenim elektriklenmişti, çok sıcak... ve yumuşaktı. Ayağa kalkarken sandalyesinden destek aldı ve “Bay Alassio toplantımıza kısa bir ara vermemizde sakınca var mı?” diye sordu “Ne oldu Bade hanım?” sesim beklemediğim bir şekilde endişeli çıkmıştı, hemen yanına yaklaştım “İyi misiniz?” diye sordum “E-evet...şeyyy...” daha cümlesini tamamlamadan kucağıma yığıldı “Bade hanım...”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD