bc

Mafyanın Küçüğü [+18]

book_age18+
1.9K
FOLLOW
18.4K
READ
dark
HE
love after marriage
system
age gap
friends to lovers
playboy
mafia
heir/heiress
drama
lighthearted
serious
city
office/work place
another world
lies
friends with benefits
surrender
like
intro-logo
Blurb

Miray liyan 21 yaşında ve arkadaşları ile girdiği Bilardo Salonunda hayatının bu kadar değişeceğini bilmiyordu.."Bu gece buradan alacağım tek şey bu güzellik olacak."

Onların ki bir geçmişin hikayesi.

chap-preview
Free preview
Mafyanın Küçüğü
Ben Miray Liyan, 21 yaşında, hayatın yükünü genç yaşında omuzlarında taşımaya alışmıştım. Şehrin kalabalık bir semtinde, küçük bir kafede garsonluk yapıyordum. O akşam, iş arkadaşlarım bilardo oynamaya davet ettiklerinde önce tereddüt etmiştim. Yorulmuştum, canım istemiyordu. Ama sonra, Belki kafamı dağıtırım, diye düşünerek kabul ettim. İlk kez bilardo salonuna adım atıyordum. Topları tutuşum acemice, hamlelerim komikti. Kahkahalar arasında zaman nasıl geçti, anlamadım bile. Tam her şeyin biraz olsun normalleştiğini hissettiğim anda... Kafenin kapısı öfkeyle açıldı. İçeri, karanlık bir aura yayan uzun boylu bir adam adım attı. Yanında gölge gibi yürüyen adamları vardı. Sessizlik bir anda tüm salonu kapladı. Gelen kişi, şehrin en korkulan isimlerinden biri, mafya babası Savaş Demirbilek'ti. Titreyen ellerimle ıstakayı yere düşürdüğümde bütün bakışlar bana çevrilmişti. Salonun her köşesi, aniden ağır bir sessizliğe bürünmüştü. Savaş Demirbilek, gözlerini ayırmadan yavaşça yaklaştı. Adımları kararlı, bakışları ise ölümcül bir sabırla doluydu. Geriye doğru adım attım, ama arkamda bilardo masası vardı. Kaçacak yerim yoktu. Savaş, hiç acele etmeden yanıma geldi. Bir elini ince bileğimden kavradı, diğer eliyle belime sert ama dikkatli bir dokunuşla yön verdi. Sırtımı bilardo masasına dayanacak şekilde hafifçe bastırdı. Kalbim hızla çarparken, Savaş başını eğip yüzüme yaklaştı. Nefesi, tenime karıştı. Aramızdaki mesafe neredeyse yoktu artık. İşte o anda, Savaş buz gibi bir ses tonuyla konuştu: > "Eğer bu mekanın sahibi buraya gelmezse..." "Bu gece, esir alacağım bu güzelliğin işini bitireceğim. Sanırım ses yok ha,Bu gece buradan alacağım tek şey bu güzellik olacak demek.." Sözleri ağır, tehditkârdı. Ama gözlerinde bir anlık da olsa başka bir şey — kıvılcım gibi çakan, tehlikeli bir çekim — vardı. Gözlerim büyümüştü; korku ve başka bir şey... Adını koyamadığım bir hisle doluydu. Savaş, başını hafifçe yana eğdi, sanki tepkimi inceliyormuş gibi. Sonra parmaklarını çeneme hafifçe değdirerek, yüzümü kendisine çevirdi. İnce bir gülümseme belirdi dudaklarında. Soğuk, sahiplenici ve korkutucu bir gülümseme... Geçmişe dönüş - --- Hayatım, küçük yaşlardan itibaren acının ne demek olduğunu öğrenmekle geçmişti. Daha yirmi birime bile varmadan, dünyanın yükünü omuzlarımda hissetmiştim. Anne ve babamı, göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir anın ardından kaybetmiştim. Bir trafik kazası... Öncesi bile yoktu. Ne bir veda sözü, ne bir teselli... Sadece siren sesleri ve ardından gelen sonsuz bir sessizlik. O gün, içimdeki bir şey de ölmüştü. Hayatta bana kalan tek kişi, babaannemdi. Yaşlı kadının küçük, köhne bir evi vardı. O ev, benim için hem bir sığınak olmuştu hem de yalnızlığımın sessiz şahidi. Fakat zaman acımasızdı. Babaannemin ardından kalan borçlar, yük gibi omuzlarıma çökmüştü. Banka evin üzerine ipotek koymuş, günbegün daha da derinleşen borçlar beni çaresizliğe itmişti. Okulu yarıda bırakmak zorunda kalmıştım. Hayallerimi, geleceğe dair umutlarımı, gençliğin körpe ışığını... Hepsini bir kenara bırakıp hayatta kalmaya çalışmıştım. İlk bulduğum iş, bir kafede garsonluk yapmaktı. Zor değildi işin adı; ama sabahın erken saatlerinden gecenin kör karanlığına kadar çalışmak, küçücük ellerimi çatlatmış, sırtımı kamburlaştırmıştı. Kazandığım para, sadece nefes almaya yetiyordu. Ne bir birikim, ne rahat bir nefes. İki kuruşa çalışıyordum, hayatın ağırlığı altında ezilmemek için dişlerimi sıkıyordum. İş arkadaşlarımla iyi anlaşıyordum. Onlarla bazen gülüyor, bazen dertlerimi paylaşıyordum Herşeyi söylemezdim. Ama bu bağ, yüzeyde kalan, sıcaklığı sadece mecburiyetten doğan bir bağdı. Kimseyle gerçek anlamda yakınlık kurmuyordum. Çünkü bir kez kalbimi açtığımda, bir daha toparlayamayacak kadar kırılgan olduğumu biliyordum. İnsanların dünyasında, arkamdan dönen dedikodular, küçük çıkar oyunları eksik olmuyordu. O yüzden hep mesafeli kalmayı seçmiştim. Herkes dost görünürken, her an sırtıma bir hançer saplayabileceklerini biliyordum. Yalnızdım. Gerçekten, çaresizce yalnız. Ama içimde, kimsenin göremediği küçük bir kıvılcım vardı. Bir gün, bir yerlerde daha iyi bir hayat yaşayabileceğime dair inatçı bir umut... O kıvılcım, beni her sabah yataktan kaldıran, her gece gözlerimi kapatırken dua etmemi sağlayan şeydi. Hayatın sertliğine inat, dimdik durmaya çalışıyordum. Sadece kendime güvenerek, sadece kendi yaralarımı sararak, kendi ayaklarım üzerinde duruyordum. Ne var ki... o gece, hayatım bir kez daha sonsuza kadar değişecekti.. --- Hayat beni sert elleriyle yoğurmuştu. Artık, ne çok şey bekliyordum kimseden, ne de fazla umut ediyordum. Bilardo Salonuna varmadan bir kaç saat Önce --- Bir akşam iş çıkışında, kafede birlikte çalıştığım iş arkadaşlarım beni bilardo oynamaya davet ettiğinde, yine o tipik iç çekişiyle başımı eğmiştim. İstemiyordum aslında. Yorulmuştum. İnsanların arasında kahkaha atıp gülmek, içimdeki ağırlığı hafifletmiyordu. Sadece biraz daha görünmez yapıyordu. Ece "Eğer bu mekanın sahibi buraya gelmezse..." "Bu gece, esir aldığım bu güzelliğin işi bitecek." Hiç bir ses yoktu.. Zaten yüzüm bir kere bile gülmemişken şimdi başıma kara bulutlar toplanmıştı.. Adam çoktan topuklamıştı bile diye düşündüm. Ha şayet topuklamış olmasa bile ortaya çıkamayacağından emindim. Nefes bile alamıyordum. Arkadaşlarım bile bir şey yapamıyordu.. en azından bir şey demelerini beklerdim ama yoktu işte onlara kızamazdım da buna hakkım yoktu. Korku, çaresizlik ve tanımlayamadığım başka bir duyguyla doluydum. Ve o anda anladım... Bu gece, hayatım bir kez daha sonsuza kadar değişecekti.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
84.5K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
49.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
534.6K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
71.4K
bc

HÜKÜM

read
227.1K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
30.3K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook