Alihan’dan Zümrüt koşarak dedesinin kollarına sığındığında, sabah yaşananlar bir anlığına gözümün önüne geldi. Elinde tüfekle, korkusuzca dağa çıkmaya çalışan o inatçı hâli… Gözlerinde korkudan çok öfke vardı sabah. Şimdi ise dedesinin göğsüne yaslanmış, korunmasız, çaresiz… Küçük bir kız çocuğu gibi duruyordu. Benim yüzümden, diye geçirdim içimden. Başına gelen her şey benim yüzümden. Ferzan amca bana doğru yürüyünce düşüncelerimden sıyrıldım. Yüzündeki çizgiler derinleşmiş, sesi yorgun ama dikti. “Komutan,” dedi. “Sağolasın. Yardım ettiniz. Kara … Zümrüt’ün yalnız kaldığı gün girdi hayatına. Kıymetlidir, tek dostudur. Ölseydi kahrolurdu torunum.” “Merak etme Ferzan amca yapanlar cezasını çekecek mutlaka.” Bu konuda kesin kararlıydım. Zümrüt’e yapılanlar cezasız kalmayacaktı.

