İkinci Bölüm:Tehdit

1531 Words
Düğünün sonuna gelmiştik. Gece boyunca süren eğlence ve coşkunun yerini yavaş yavaş vedalaşmanın hüzünlü anları alıyordu. Azat’ın elini tutarak salondan dışarı çıktığımda, gözlerim hemen ailemi aradı. Annem, ağabeyim Cihan ve ikiz kardeşim Süeda’yı bir köşede beklerken gördüm. İçimde bir düğüm oluştu, onları bırakıp gitmek zor olacaktı. İlk olarak annem yanıma geldi. Gözleri yaşlıydı, ama yüzünde gurur dolu bir ifade vardı. Bana sıkıca sarıldı, kokusunu içime çekerken çocukluğumun güvenli limanını hatırladım. “Kızım,” dedi, sesi titriyordu. “Bu senin yeni hayatın. Ne olursa olsun, kendini ezdirme. Sen güçlü bir kadınsın. Kendine güven ve her zaman dimdik dur.” Annemin bu sözleri kalbime bir damla bal gibi düştü. Güçlü olmam gerektiğini biliyordum ama onun bu öğüdü, içimde bir yerlerde sakladığım cesareti ortaya çıkardı. Gözlerimden süzülen yaşları sildim ve başımı sallayarak, “Tamam anne, söz veriyorum,” dedim. Sonra ağabeyim Cihan yanıma geldi. Onun sert ama koruyucu bakışları altında büyümüştüm. Bana sarıldığında, bir an için o küçük kız çocuğu gibi hissettim. “Damla,” dedi, sesi çok güçlüydü. “Azat iyi bir adam, sana iyi bakacak. Ama unutma, her zaman kendi değerini bil. Kendini ve haklarını savunmaktan çekinme. Her ne olursa olsun kendini sakın ezdirme, senin arkanda ailen var bunu sakın unutma.” Ağabeyimin bu sözleri, içimdeki güç ve direniş duygusunu daha da pekiştirdi. “Teşekkür ederim abim,” dedim. “Beni merak etme, elimden gelenin en iyisini yapacağım.” Başını sallayarak beni bir kez daha kucakladı. Süeda, gözleri dolu dolu yanıma geldi. İkizimle birbirimize bakarken, aramızdaki güçlü bağı hissettim. “Seni çok özleyeceğim,” dedi, sesi hüzünlü ama sevgi doluydu. “Ama senin için en iyisini diliyorum. Güçlü ol ve her zaman kalbinin sesini dinle.” “Süeda,” dedim gözyaşlarımı tutamayarak. “Ben de seni çok özleyeceğim. Ama bu yeni hayatta da seninle olan bağımız hiç kopmayacak.” Süeda ile sıkıca sarıldık, birbirimizin gözyaşlarını sildik. Berzan ağabeyim ve diğerlerine de sımsıkı sarıldım. Artık gitme vakitleri gelmişti. Azat, yanımda durarak bana destek olmaya devam ediyordu. Ailemle vedalaşmamın zorluğunu hissediyor, bana güç vermek için yanımdan ayrılmıyordu. Annem, Azat’a dönü ona da sarıldı. “Oğlum kızıma iyi bak. Onu mutlu et ve her zaman yanında ol.” Azat, annemin elini saygıyla tuttu. “Merak etme anne, Damla benim her şeyim. Ona iyi bakacağım ve her zaman yanında olacağım.” Annemin yüzündeki gülümseme, içimi biraz olsun rahatlattı. Son bir kez daha aileme sarıldım, her birinin kokusunu içime çektim. Bu an, hayatımın en duygusal anlarından biriydi. Onları bırakmak zor olacaktı ama Azat’ın yanımda olması, yeni hayatıma adım atmamı kolaylaştırıyordu. Arabaya binip uzaklaşırken, gözlerimden akan yaşları durduramıyordum. Ailem arkamızdan el sallıyor, ben de onlara içimden veda ediyordum. “Ne zaman istersen, seni ailenin yanına götürürüm. Bizim için her şey çok güzel olacak.” Umarım her şey onun dediği gibi güzel olurdu. Arabadan indiğimizde, konağın önündeki kalabalık dikkatimi çekti. Azat’ın ailesi ve misafirler, bizi izliyordu. Bu bakışlar altında kendimi biraz huzursuz hissettim. Azat, elimi sımsıkı tuttu ve beni kalabalığa sokmadan, “Biz odamıza çıkıyoruz, yorgunuz,” dedi. Annesi bu duruma biraz şaşırarak, “Misafirlerle oturmak gerekir, hemen mi çıkacaksınız odanıza?” diye sordu. Azat, kararlı bir sesle, “Evet ana, misafirlerle yeteri kadar ilgilendim,” dedi. Annesi istemese de bir şey söylemeden geri çekildi. Azat beni alıp konağın içindeki odaya doğru yönlendirdi. Odaya girdiğimizde, içimi bir heyecan kapladı. Elimi ayağımı nereye koyacağımı şaşırmıştım. Bu yeni odada, bu yeni hayatta her şey benim için yabancıydı. Kalbim hızlı hızlı çarpıyor, gözlerim etrafta dolanıyordu. Azat, benim bu halimi fark etmişti. Elimi tutarak beni odanın ortasındaki büyük yatağa doğru yönlendirdi. “Damla,” dedi, sesi yumuşak ve şefkat doluydu. “Rahat ol, bu oda artık bizim. Kendini evinde gibi hissetmen için elimden geleni yapacağım.” Parmak uçlarımı okşadı. “Çekingen durma, baştan nasıl alışırsan öyle gidersin. Annem huysuz bir kadındır, sana en başında söylediğim gibi sözlerinin altında kalma. Karşılığını ver, baş edemediğinde bana söyle ben hallederim.” “Doğrusunu söylemek gerekirse annenden ve kız kardeşlerinden çekiniyorum. Beni sevmiyorlar.” “Böyle düşünme.” “Hayır Azat, beni sevdiklerini hissetmiyorum.” Sıkıntıyla iç çekti. Benim ve ailesinin arasında kalmaması adına gülümsedim. “Merak etme birbirimize alışacağız, bu yüzden sen bana bakma.” Dudağımın kenarını öpüp, “Seni bu yüzden seviyorum,” dedi. “Odanın içi fazla mı sıcak?” Oturduğu yerden kalkıp pencereyi açtı, içeriye taze hava girmesini sağladı. Ardından küçük bir masa üzerinde duran su sürahisini alıp iki bardak su doldurdu. Birini bana uzattı, “Biraz su iç, bu seni rahatlatır,” dedi. Bardağı alıp birkaç yudum su içtim. Gerçekten de biraz rahatlamıştım. Yanımda durup elini kolumun üzerine koydu. “Burada her şey senin rahatın için,” dedi. “Eğer bir şey eksikse ya da rahatsız olduğun bir şey varsa bana söyle. Senin mutlu olmanı istiyorum.” Oturduğum yerden kalkıp odayı daha dikkatli incelemeye başladım. Duvarlarda fotoğraflarımız, köşede büyük bir dolap ve pencereden görünen bahçe manzarası vardı. İçimdeki heyecan, yerini yavaş yavaş meraka bırakıyordu. Bu oda, bu ev, bu hayat benim için yeni bir başlangıçtı ve Azat yanımdayken her şeyin üstesinden gelebileceğimi biliyordum. Yanıma gelip beni kollarının arasına aldı. “Bu anı uzun zamandır bekliyorum,” dedi, sesi yumuşak ve sevgi doluydu. “Her zaman yanında olacağım, her zaman seni koruyacağım sakın korkma.” Elimi tutup beni yatağa oturttu. Parmakları saçlarımda gezindi, her dokunuşunda içimdeki heyecan daha da arttı. "Damla," dedi gözlerinin içiyle gülerken. "Güzelliğin beni her defasında büyülüyor. Seninle olmak, bir rüyanın içinde yaşamak gibi." Bu sözler kalbimi daha hızlı çarptırdı. Gözlerinde gördüğüm sevgi ve tutku, beni adeta sarıp sarmalıyordu. Elleri saçlarımda dolaşırken, bana olan hayranlığını hissetmek, beni derin bir mutluluğa sürüklüyordu. "Seninle geçirdiğim her an, hayatımın en değerli anı," diye ekledi. "Benim için farklı bir şehre geldin. Buraya alışmak başta zor gelse de alışacaksın. Ben her daim yanında olacağım.” Elleri saçlarımdan yüzüme doğru indi. Parmakları, yüz hatlarımda gezindi ve her dokunuşu kalbimde bir iz bırakıyordu. Bu anın büyüsüne kapılmıştık. Yanağıma bir öpücük daha kondurdu, bu sefer dudaklarıma. Bu öpücük, içimdeki tüm duyguları açığa çıkardı. Onunla birlikte olmanın verdiği huzur ve mutluluk, beni adeta bir rüyanın içine çekti. Dudaklarımız birbirine değdiğinde, kalbimdeki tüm endişeler ve korkular yok oldu. Sadece Azat’ın sevgisi ve tutkusu vardı. Öpücüğünü derinleştirirken, elleri belimde gezindi. Beni kendine daha sıkı çekti, aramızdaki bağ daha da güçlendi. "Seninle her anı paylaşmak istiyorum," dedi dudaklarımdan ayrılmadan. "Her anını, her duygunu, her hayalini." "Ben de seninle her şeyi paylaşmak istiyorum," dedim nefesim kesilmiş bir halde. "Seninle olmak, hayatımın en güzel anı." Alt dudağımı emip bedenimi kendine çektiğinde soluklarım hızlandı. Dilini dudaklarımın üzerinden kaydırarak başımı döndürürken bedenim titriyordu. Soluk soluğa beni kendine çektiğinde aniden odanın kapısı açıldı. Hızla geri çekildim, kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Azat kaşlarını çattı ve öfkeyle, “Bu ne hadsizliktir!” diye bağırdı. Kapının eşiğinde duran annesi, sanki hiçbir şey olmamış gibi içeriye girdi. “Oğlum, kızma benim,” dedi sakin bir sesle. Azat’ın öfkesi geçmemişti. “Her kim olursa olsun, bir daha bu kapıya vurulmadan içeriye girilmeyecek!” dedi, sesi titriyordu. Annesi bozulmuş gibi görünse de bunu belli etmedi, ifadesi hala sakindi. “Deden seni çağırıyor, önemli bir konu var,” dedi sesinde hafif bir acelecilik vardı. Azat annesinin yüzüne baktı ve gözlerinde bir tahammülsüzlük belirdi. “Yarın sabah giderim,” dedi ama annesi başını iki yana sallayarak, “Çok acil,” dediğinde Azat derin bir iç çekti. Bana dönerek, “Hemen geleceğim, bekle beni,” dedi ve odadan çıktı. Odadan çıkmasıyla birlikte, odada bir sessizlik hâkim oldu. Kayınvalidemle yalnız kalmıştım ve içimde derin bir tedirginlik hissettim. Gözlerim onun yüzündeki sert ifadeyi görünce daha da korktu. Yavaşça bana doğru yürüdü ve soğuk bir sesle konuşmaya başladı. “Bak, Damla,” dedi, sesi buz gibiydi. “Bu konakta bazı kurallar vardır ve sen de bu kurallara uymak zorundasın.” Gözlerimin içine bakarak, “Bu aileye zarar verecek hiçbir şey yapmayacaksın. Eğer yaparsan, sonuçlarına katlanırsın,” diye ekledi. Ne diyordu bu kadın? Kendimi savunmak istesem de, boğazımdan tek bir kelime bile çıkmadı. “Azat seni seviyor olabilir,” diye devam etti, “Ama bu seni dokunulmaz yapmaz. Her hareketini izleyeceğim ve en ufak bir hatanda gerekeni yaparım.” Gözlerimdeki korkuyu fark etmiş olacak ki, yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. “Bunu iyi anladığını umarım,” dedi, sesi biraz daha yumuşar gibi oldu ama tehditkarlığını koruyordu. Başımı sallayarak, “Anladım,” dedim, sesim titriyordu. İçimde bir sıkıntı büyüyordu, burada geçireceğim günlerin zorlu olacağını hissediyordum. Biraz geri çekildi ve beni baştan aşağı süzdü. “İyi,” dedi sonunda. “Bu evi ve bu aileyi önemse. Azat’ı mutlu etmek istiyorsan kurallara uymalısın.” Nasıl bir kadındı bu? Odadan çıkarken bir kez daha bana baktı ve gözlerinde yine o soğuk ifadeyi gördüm. Kapı kapandığında, derin bir nefes aldım ve yatağa oturdum. Azat’ın ne kadar sürede geri geleceğini bilmiyordum, ama onun yanımda olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyordum. Kafamda kayınvalidemin sözleri yankılanıyordu. “Kurallara uymalısın,” demişti. Bu konakta yaşayacaksam, onun tehditlerini ve baskılarını göz ardı edemeyeceğimi anlamıştım. Ama içimde bir yerlerde, Azat’ın yanında her şeye rağmen güçlü kalabileceğimi biliyordum. Onun sevgisi ve desteğiyle, bu zorlukların üstesinden gelebileceğimi hissediyordum. Susmazdım, bana ne yaparlarsa yapsınlar Azat’a anlatırdım. Kocamın annesi ve benim aramda kalmasını istemesem de beni çok üzerlerse susmayacaktım. Susarsam üzerime daha çok gelirlerdi. Damla'yı nasıl bir hayat bekliyor sizce? Konakta başına neler gelecek, tahmini olan var mı? Bir de Berdel ve Kör Ağa'dan gelenler yorumda belirtebilir mi? Yeni bölümde görüşmek üzere. :)
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD