Sabah her zamanki kahvaltı hazırlığı vardı. Berfe hazırlanıp mutfağa inmiş yardım ediyordu. Aslı da hemen ondan sonra gelmişti Mizginle beraber.
Yavuz da uyanmış işe gitmek için hazırlanıyordu. Esma da hazırlanırken birazdan söyleyeceklerini düşünerek keyifleniyordu. Umarım aynı İstanbul da olduğu gibi dağılırlar da Yavuz ile aramı daha sıkı tutabilirim diyordu.
Herkes aşağıya inmiş, kahvaltı masası hazırdı. Başlamasından birkaç dakika sonra Esma yine konuşmaya başladı.
"Aa ben şeyi soracaktım unuttum. Berfe ve Hakan dün gece yarısı neredeydiniz de baya geç döndünüz eve?"
"Ne dışarısı Esma yanlış görmüşsün büyük ihtimalle. Benim karımın Hakan ile ne işi olur gece gece. "
"Yok kocacığım yanlış görmediğime eminim ben. Hakan ve Berfe çıkıyordu"
"Berfe?"
"Efendim Yavuz?"
Adamın ne diyeceği belli olsa bile kendini ezdirmeyecekti. Baba olsaydı, kocam olsaydı da kendi ben aşerdiğim zaman alsaydı istediklerimi ben de her zaman Hakan'dan istemeseydim diye düşünüyordu.
" Esma ne diyor?"
"Bilmem ne dediğini neden karıcığına sormuyorsun?"
"Bana tam da 'karıcığıma' soruyorum gibi gelmişti. "
"Tüh yanlış gelmiş."
"Berfe daha fazla sinirimi bozma. Sana bir şey diyorum. Gece Hakan'la çıktın mı dışarı?"
"Evet, çıktık gece."
"Senin ne işin var elin adamıyla gece gece dışarda? Birde hiçbir şey yokmuş ama ben suçluyum gibi cevaplıyorsun."
"Farkındaysan Hakan kuzenin yani el olmuyor. Benim de sevdiğim bir dost. Ayrıca neden suçlu oluyormuşum?"
"Bak hala neler diyor?"
"Yavuz sus biraz. Söyle bakalım güzel kızım benim. Ha bu Hakan torunumla niye çıktınız? "
"Yade gece aşerdim. Yavuz karısının yanında kalıyordu. Biraz dayanmaya çalıştım ama olmadı. Ben de Hakan ve Akın'a söylemeye karar verdim. "
"Nedense yanında Akın yoktu sadece Hakan vardı. "
"Pardon da size ne. Anlatıyorum dinle merak ediyorsan yoksa araya girmeyin"
"Öyle olsun minik kumacığım."
"İşte yade ben de ilk olarak Hakan'ın yanına gittim. Ona söyledim. O da dedi ki gidelim sıcak sıcak yeriz. Akınları da çağırayım mı deyince ikimiz gideriz boşver uyandırma dedi. Bende boş yere kaldırmak istemedim ve gittik. "
Dicle hanım yaşlılar arasında buna memnun olan tek kişi olabilirdi. Her ne kadar Berfe ile kendi oğlunun evlenme olayı kendini daha çok mutlu edecek olsa da en azından oğlu sevdiği kadına yakın olabiliyordu.
Ayrıca Yavuz'u sevse de kendi oğlu ağa olsun isterdi. Artık böyle bir ihtimal de vardı ne de olsa. Bu davranışlar ise Yavuz'u dedesi, babası ve diğer ağaların gözünden düşürürken Hakan yükselme gösteriyordu.
" Tamam kızım tabi aşerdiğin zaman yemen gerek. Gördün mü Yavuz efendi niye çıkmışlar? Yine senin yapamadığın kocalığı, babalığı Hakan yapmış. Ağalık desen aylarca yoktun Hakan ilgilendi her şeyle. Sen ne işe yarıyorsun karının dediklerini yapmaktan başka?"
"Yade ayıp oluyor. "
"Ne ayıbı? Doğruları derim ben. Keşke seninle evlendirip kuma yapmak yerine Hakan'la evlenip rahat etseydi Berfe."
"Evet yade. Ben de Berfe ile evlenmek isterdim. Sonuçta Yavuz ağanın neler yaptığı belli kıza. "
"Sen ne diyorsun lan? Benim karımda gözün mü var senin?"
"Karın mı? Sevgili kuzenim şimdiye kadar yaşadıklarımıza baksana. Sence hangimiz Berfe ile evli gibi gözüküyor "
"Senin ağzını burnunu kırarım it herif bir daha Berfe'nin adını ağzına alma anladın mı? "
Hakan'ın sırıtmasıyla Yavuz daha çok sinirlendi.
"Berfe yürü benimle geliyorsun. "
"Ne? Nereye?"
"Gel hadi. Sinirliyim zaten."
"Tamam."
Yavuz ilk önce kadını odaya çıkardı.
"Ne yapacağız burada?"
"Hadi bize birkaç haftalık valiz hazırla güzelim. "
"Nereye gidiyoruz Yavuz? Daha aşağı katta bana sinirliydin sen? "
"Ben sana sinirli değilim. Hadi hazırla ben de bir duş alayım çıkarız. "
"Nereye gideceğimizi bari söyle."
"Çiftliğe gidiyoruz."
Aşağıda adam sinirliyken şimdi valiz hazırla çiftliğe gidiyoruz diyordu. Bu normal değildi. Yine de bir valize ikisi için de kıyafet, kişisel eşya koyup hazır etti ve Yavuz'u beklemeye başladı.
Yavuz da duş alırken düşünüyordu. Teraziyi bir türlü dengeleyemiyordu. Berfe'ye yakın olsa onu kırmamak için çabalasa Esma dağılıyordu. Esma ile daha yakın olunca Berfe hem kırılıyor hem de başkaları akbaba gibi kıza daha yakın oluyordu bu da kendisini delirme noktasına getiriyordu.
Ne yapacağını bir türlü bulamıyordu Berfe hamileydi. Hele ki düşük atlatmış biriydi ve o da kendisi yüzündendi. İkiz yani çoklu hamilelik olduğundan düşük ve erken doğum riskinin daha fazla olduğunu da okumuştu.
Kızın kendisine her zaman ihtiyacı olabilirdi. Aşerdiğinde bile yanında olamamıştı. Kızmaya hakkı yoktu kıza. Zaten Berfe'nin yaşı küçüktü ve Hakan ya da diğerlerinin ne niyetle kendisine yaklaştığını anlamıyordu.
Esma'yı sevmiyordu ama yıllardır karısıydı. Onunla da ilgilenmeliydi. Her ne kadar kötü biri gibi davransa bile geçen gece görmüştü ki sadece kırıldığı zaman kırmak istiyordu. O da hassastı.
Berfe daha on sekiz yaşında kuma olmuştu. Hamileliği zor geçiyor gibiydi. Esma ise kısır damgası yemişti. Kötülük yapsa bile kuması vardı ve hamileydi. Bütün bunları görmek onun için fazla oluyordu.
İki karısının da yaşamı zordu. Ama kendisi denge sağlamalıydı.
Berfe'ye aşıktı hatta ilk gördüğünden beri. Hele ki bugün yadesinin dedikleri içine oturmuş sanki bir şey boğazını sıkıp nefes almasını engelliyor gibiydi.
Aşık olduğu kadını başkasının karısı gibi söylemişti yadesi. Çocukları Hakan ve Berfe'nin gibi. Eğer gerçekten öyle olsaydı kendine nasıl hakim olurdu? Aşık olduğu kadını kuzeninin kolları arasına nasıl bırakabilirdi? Bırakmazdı. Berfe kendisine aitti. Bebekleri ikisinin bebeğiydi. Artık Berfe'ye daha fazla ilgi gösterecekti.
Zamanla Esma konusunu da halledip gerçek bir aile olmak istiyordu.
Fazla oyalandığımı fark etti ve beline havlu sarıp banyodan çıktı.
Yavuz'un banyodan çıkmasıyla Berfe ile göz göze gelmeleri eş zamanlı oldu. Adamın sadece havlu ile geldiğini Berfe görünce yanakları kızarmaya başladı. Ama bir yandan kendine hakim olup başka tarafa bakamıyordu. Adam kaslı bir vücuda sahipti ve karın kasları çok ilgi çekiciydi şuan Berfe için.
Kızın kendisine bakışlarını fark eden Yavuz mutlu oldu. Kaslı vücudu ilgi çekiciydi bunu biliyordu. Yine de onu Berfe'nin beğenmesi çok güzeldi. Bir yandan bakıp bir yandan utanıyordu. Yanaklarının bu kızarık haliyle sevimli görünüyordu küçük karısı.
"Çok sevdiysen yakından bakabilirsin karıcığım. "
"Hı? Ne? "
Kızın cevabıyla bir kahkaha patlattı. Adamın gülmesiyle kız da kendine geldi Az önceki bakışlarından utanmıştı.
Yavuz iyice Berfe'nin yakınına gitti. Aralarında bir karış bile yoktu. Adam çıplak sayılırdı ve bu kadar yakınında gözlerine bakması kızın kalp atışlarını hızlandırdı. Aynı şekilde adamın kalbi de Berfe'ye bu kadar yakın olduğu için hızlı atıyordu.
"Demiştim ki sevdiysen kaslarıma çok daha yakından bakabilirsin. İstersen dokun hatta. Onlar da benim gibi senin"
"Şe-şey be-ben-benim gözüm dalmışta. Yoksa neden bakayım değil mi? "
"İlgini çekmedi yani vücudum?"
"Yani ben öyle demek istemedim. "
Adam daha fazla dayanamadı, kızın dudaklarına yapıştı. Bu kadar yakın olmak ikisine de yaramamıştı.
Berfe de her şeyi bir kenara bırakıp adama karşılık veriyordu. Kızın karşılık vermesi Yavuz'u daha da fazla ateşledi.
Kızı belinden tutup kendisine bastırdı. Bunun üzerine aynı anda inlediler. Kız durmak ister gibi olsa da adamı bırakıp durmak kolay değildi.
Yavuz daha fazla ilerlemek istedi ve kızın bacaklarından tutup beline sardı. Kız da düşmemek için kollarını adamın boynuna sardı. Öpüşmeye devam ettiler hiç durmadan. Bu sürede Yavuz önce kızı duvara yaslamış bir yandan bacak ve kalçasını okşuyordu. Berfe zevkten kendinden geçmiş gibiydi.
Daha sonra kızı yatağa götürdü ve devam etti. Ama yine sonu göremediler çünkü kapı çalmıştı.
"Yavuz, Berfe? İçerdesiniz? Giriyorum bakın? "
Telaşla toparlanmaya çalıştılar. Kapı açılmadan ancak Yavuz kızın üstünden kalkabilmiş, Berfe de oturur pozisyona geçip nefes almaya çalıştı.
Kadının içeri girmesindense Yavuz koşarak kapıyı açtı ve annesine baktı.
"Ne oldu anne?"
"Ne olacak oğlum aşağıda sinirliydin. Bu kadar süre Berfe geri gelmeyince bir şey mi yaptın kıza diye geldim. "
"Ana ben niye Berfe'ye bir şey yapıyım ki?"
"Ne bileyim oğlum sağın solun belli olmaz senin."
"Yok artık anne."
"Sus eşek herif seni. Bilmiyorum sanki ben oğlumu. Çağır bakayım kızımı ben kontrol edeceğim. "
"Anneciğim teşekkür ederim iyiyim ben. Yavuz bir şey yapmadı."
"Tamam güzel kızım iyisin maşallah."
"Anne ben iyi olduğunu demiştim. "
"İnanmadım sana. Berfe benim kızım oldu. Tabiki göreceğim. "
"Oh, gelin kaynana anlaşın ben dış kapı mandalıyım zaten."
Adamın böyle demesiyle iki kadın da güldü. Yavuz da Berfe'nin gülüşünü hayran hayran izledi.
"Ha bu arada anne unutmadan Berfe ile çiftlik evine gideceğiz. Gittiğimiz yer gizli kalsın sadece biraz dinlenmek için gittiler dersin."
"Tamam oğlum gidip dinlenin. Ne kadar kalırsınız?"
"En az iki, üç hafta kalmak istiyorum da bakarız."
"Tamam siz hazırlanın."
Selma hanımın gitmesiyle tekrar içeri geçtiler.
"Ee Berfe'm nerede kalmıştık?"
"Üstünü giyinip gitmemizde."
"Ben sanki öpüştüğümüzü hatırlıyor gibiyim ama. "
"Sen yanlış hatırlıyorsun canım. Ben dedim zaten."
"Senin canım diyen ağzını yemek çok isterim ama çıkmamız gerek. Sonraya kaldı artık. "
"Of, Yavuz utanıyorum ya."
"Peki, peki. Bir şey demiyorum."
Adamın da hazırlanmasıyla aileyle vedalaşıp yola çıktılar. Bu tatilin hem kendilerine hem de bebeklerin sağlıklı olmasına yaramasını umdular.